vucut.gen.tr https://www.vucut.gen.tr Vücut, Vücut Türleri ve Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, vucut.gen.tr Wed, 18 Nov 2015 00:00:00 +0000 Wed, 20 Nov 2019 00:00:00 +0000 60 1 Ayda Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/1-ayda-vucut-gelistirme.html Fri, 19 Oct 2018 04:41:58 +0000 1 Ayda vücut geliştirme, Güçlü ve çarpıcı görünmek her beş şahıstan birinin isteğidir. Buradan hareketle insanlar hem görünüş hem de sağlıklarına mühim derecede özen göstermeye başladılar fakat sağlıktan ziyade ça 1 Ayda vücut geliştirme, Güçlü ve çarpıcı görünmek her beş şahıstan birinin isteğidir. Buradan hareketle insanlar hem görünüş hem de sağlıklarına mühim derecede özen göstermeye başladılar fakat sağlıktan ziyade çarpıcı görünmek için çoğu şahıs kuvvetli ve kaslı görünmek istiyor. Güçlü ve kaslı görünmek kuşkusuz olası tabi ama bunu kısa bir vakit içerisinde yapmak isteyenler için biraz daha zor olacak. 

1 Ayda vücut geliştirme için teknik bilgi mutlaka gerekli: Daha kuvvetli olmanın ilk koşulu yöntemi iyi öğrenmektir. Tekniği öğrenirseniz hem daha basit ilerleyeceksiniz hem de daha olumlu neticeler alacaksınız. Bu hal sinir sisteminizi de güçlendirerek kaslarınızın daha çok işlevini gerçekleştirmesine yardımcı olur.
 
Başlangıcı İyi Yapın: Yapabildiğiniz en üst seviyesi ilk olarak bir düşünün ve ardından onu esas alarak o seviyenin neredeyse %80 altında bir düzeyde ısınma hareketleri yapmaya başlayın. İlk evvel küçükte olsa bedeninizi alıştırın. Ardından kendi rekorunuzu daha rahat deneyebileceksiniz. Isınma turu tıpkı ana yemek evveli atıştırmak gibidir, mideyi alıştırıp rahatsız etmemek gibidir. Böylece bedeninizin zarar görmesini rahatsız olmasını engellersiniz.
 
Hedefinizi Daima Yüksek Tutun: Her seferinde kendinizi biraz daha zorlayın. Örneğin set başı 2 kilogram daha ağırlıkla devam edin. Fakat tabi bunları uygularken daima teknik bilgiye ehemmiyet sunarak ve kendinizi sakatlamadan yapmalısınız. Gelişiminizi de not alarak izlerseniz hem daha çok hırslanırsınız, hem de daha çok keyif alırsınız.
 
Güce Öncelikli İhtiyacı Olan Bölgeleri Tespit Edin: Herkes kendini bilir bu amaçla en çok güçlenmeye gereksinimi olan bölgenize karar verdikten sonra ona yönelik çalışmalısınız. Örneğin kollarınızın başka kas gruplarına oranla daha güçsüz olduğunu hissediyorsanız kollarınızı daha da dayanıklılaştırmak için çalışabilirsiniz. Eğer bacaklarınızı güçsüz hissediyorsanız bacaklarınıza öncelik vermelisiniz. Böylece geridekilerin halini eşitlemiş olursunuz.
 
Beslenme ve Dinlenmenin Önemini Kavrayın: Güçlü olmanın en mühim kurallarından bir tanesi iyi beslenmektir. Bu amaçla protein, kreatin, beta alenin tarafından iyi beslenmelisiniz. Böylece çok daha basit bir şekilde kaslarınız desteklendiğinden siz de otomatik olarak güçlenirsiniz. Hem de iyi bir beslenmenin yanı sıra iyi bir dinlenme ile de bedeninizin yorgunluğunu gidermiş olur.
 
Sadece Güçlü Olmak Yeterli Değil: Güçlü olmak ilk amacınız olabilmektedir fakat kuvvetli olmanın yanı sıra daha süratli olamaya daha yetenekli olmaya özen gösterebilirsiniz.



]]>
Erkeklerin Vücut Dili https://www.vucut.gen.tr/erkeklerin-vucut-dili.html Fri, 19 Oct 2018 16:05:11 +0000 Erkeklerin vücut dili hakkında bilgi edinmek özellikle de kadınlar için oldukça önem arz etmektedir. Erkekler düşüncelerini sıklıkla dışa vurmaktan çok içe atmayı tercih ederler ve çoğunlukla kadınlar tarafından anla Erkeklerin vücut dili hakkında bilgi edinmek özellikle de kadınlar için oldukça önem arz etmektedir. Erkekler düşüncelerini sıklıkla dışa vurmaktan çok içe atmayı tercih ederler ve çoğunlukla kadınlar tarafından anlaşılamazlar. Etkili bir iletişim kurmak adına erkeklerin vücut dilini bilmek her zaman hayat kurtarabilir. Normal bir arkadaş olan erkeklerin vücut dilini bilmeye ihtiyaç pek yoktur. Buna hayatınızın erkeğini bulduğunuzda ya da bir hayatı sürdürmekte olduğunuz erkekler için ihtiyaç duyulmaktadır sıklıkla. Sizinle karşılaştığında sergilediği hareketler, jest ve mimikler, davranışlar, onun size karşı ne hissettiğini belirtmektedir. Sizden hoşlanıyor mu yoksa sizinle aynı ortamda bulunmak istemiyor mu Bunu anlamanın tek bir yolu var, o da erkeklerin vücut dilini öğrenmek. Şimdi erkeklerin sizi gördüğünde ya da sizinle konuştuğunda davranışlarının ne anlama geldiğine bakalım:
  • Erkekler hoşlandıkları kadınları gördüklerinde kaşlarını yukarı aşağı doğru oynatmaya başlarlar. Bu durum tüm dünyada geçerlidir yani evrenseldir. Kaşların hareketlenmesi karşısındaki kadın için bir davettir ve ondan hoşlandığını bu şekilde istemese de belli eder. Erkeklerin vücut dilinden anlayan bir kadın için ise bunu çözmek çok da zor olmaz. 
  • Karşınızdaki erkek sizinle konuşurken gözlerinize bakmanın yanında aradabir de gözlerini dudaklarınıza götürüyorsa, anlamalıyız ki sizden elektrik almaları başlamış. Hatta sizden hoşlanıyor olabilir. Bir erkek bir kadından hoşlanıyorsa dudakları farkında olmadan otomatik olarak birbirinden ayrılır, burun delikleri açılır, yaptıkları hareket ve mimikleri abartarak dikkat çekmeye çalışırlar. Kravat veya ceketini düzelten erkek, karşısındaki kadına karizmatik gözükmek istiyordur veya eğer o sırada elinde bir bardak varsa bardağı sıkar, dışarıda iseler kadın üşüdüğünde kazağını kadına verir. 
  • Karşınızdaki erkek mesajlarınıza geç cevap veriyor, aramalarınız sıklıkla meşgule çevriliyorsa ve müsait olmadığını, size geri döneceğini söyleyip yine de geri dönmüyorsa bu kısaca sizi umursamadığı anlamına gelmektedir. Evde baş başayken bile başka şeylerle ilgileniyor, size her zamankinden daha az vakit ayırıyor, anlattıklarınızın bir bölümünü dinlemiyor ve göz temasından olabildiğince kaçınıyorsa bu sizinle ciddi bir ilişki kurmak istemediği anlamına geliyor. Aslında o sizden köşe bucak kaçıyor. 
  • Sizinleyken sürekli elinde telefon varsa ya da başka nesnelerle sürekli oynama ihtiyacı duyuyorsa karşınızdaki erkeğin kafası büyük ihtimalle karışıktır. Onu bu karışık düşüncelerin içerisinden çekip almak da yine sizin elinizdedir. 
  • Karşınızdaki erkek başını yana eğip size bakıyorsa bu size ne kadar güvendiğini göstermektedir. Aynı güveni sizden de beklediğini belli etmeye çalışmaktadırlar. 
  • Erkeklerin vücut dillerine göre eğer bir erkek saçlarıyla oynayarak size bakıyorsa bu çapkın bir erkekle karşı karşıya olduğunuz anlamına gelmektedir. Eğer ona karşılık vermezseniz muhtemelen az sonra yanında başka bir kadın göreceksinizdir. 
  • Beraber yürürken kabadayı gibi yürüyorsa bu sizi korumaya çalıştığı anlamına gelmektedir. Sizi sahiplenen bir erkeğin en belirleyici özelliği muhtemelen budur. 
Erkeklerin vücut dili ne anlama geldiğini kavramış bir kadın, bundan sonraki hareketlerinde ve aldığı kararlarda daha emin adımlar atacaktır.
]]>
Vucut Endeksi Hesaplama https://www.vucut.gen.tr/vucut-endeksi-hesaplama.html Fri, 19 Oct 2018 19:49:21 +0000 Vücut endeksi hesaplama; Vücut endeksi, yetişkin bir insanın kilosunun boyuna göre normal olup olmadığını gösteren bir parametredir. Eğer mevcut kilonuz ideal kilonuzun altında ya da üstünde ise bu kiloya ulaşabilmek için, kı Vücut endeksi hesaplama; Vücut endeksi, yetişkin bir insanın kilosunun boyuna göre normal olup olmadığını gösteren bir parametredir. Eğer mevcut kilonuz ideal kilonuzun altında ya da üstünde ise bu kiloya ulaşabilmek için, kısa sürede fazla miktarda kilo kaybetmek ya da almak değil, sağlıklı kilo kaybını ya da kazancını sağlamak ve bu kiloyu uzun vade de korumaktır. 
Vücut endeksini hesaplamak istediğiniz kişinin cinsiyetini seçtikten sonra santim cinsinden boyunu ve kilogram cinsinden ağırlığını girin. Daha sonra hesapla butonuna basın. 

Vücut endeksi hesaplama nasıl yapılır

Vücut endeksi, vücut ağırlığınızın boy uzunluğunuzun karesine bölünmesi ile elde edilmektedir. Sonuç olarak elde edilen değer yani beden vücut endeksi aşağıda ki aralıklarda değerlendirilir.

0-18.4: Zayıf. Boyunuza göre uygun ağırlıkta olmadığınızı, çok zayıf olduğunuzu gösterir. Zayıflık bazı hastalıklar için risk oluşturur. Bu durum hiç istenmeyen bir durumdur. Boyunuza uygun kiloya erişmeniz için yeterli ve dengeli beslenmek gerekir. Beslenme alışkanlıklarınızı geliştirmeye özen göstermelisiniz. 
18.5-24.9: Normal. Boyunuza göre normal kiloda olduğunuzu gösterir. Yeterli ve dengeli beslenmelisiniz. Düzenli fiziksel aktiviteler yaparak bu kilonuzu korumaya devam etmelisiniz. 
25.0-29.9: Fazla kilolu. Boyunuza göre vücut ağırlığınızın fazla olduğunu gösterir. Fazla kilolu olma durumu gerekli önlemler alınmadığı durumlarda, pek çok hastalık için risk faktörü olan obeziteye yol açmaktadır.
30-34.9: Şişman obez 1. Sınıf. Boyunuza göre uygun kilodan fazla olduğunu bir başka deyişle şişman olunduğunu göstermektedir. Şişmanlık, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet vb. Kronik hastalıkları için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak diyetisyen doktor kontrolünde zayıflayarak normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
35.0-44.9: Şişman obez 2. Sınıf. Boyunuza göre uygun kilodan çok fazla olduğunu,  başka bir deyişle çok şişman olduğunuzun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet vb. kronik hastalıkları için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak diyetisyen doktor kontrolünde zayıflayarak normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
45.0 ve üstü: Aşırı şişman obez 3. Sınıf. Vücut endeksi hesaplama yaptığınızda oran 45 üstünde çıktığında, boyunuza göre vücut ağırlığınızın çok fazla olduğunun, bir başka deyişle aşırı şişman olduğunuzun bir göstergesidir. Şişmanlık, kalp damar hastalıkları, hioertansiyon, diyabet vb. kronik hastalıkları için risk faktörüdür. Bir sağlık kuruluşuna başvurarak diyetisyen doktor kontrolünde kilo vererek normal ağırlığa inmeniz sağlığınız açısından çok önemlidir. Bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. 
]]>
Vücut Ölçüleri https://www.vucut.gen.tr/vucut-olculeri.html Sat, 20 Oct 2018 07:34:48 +0000 Vücut ölçüleri; Hemen hemen herkesin ayna karşısındaki görüntümüz yeterli olmayabiliyor. Bayanlarda beden ölçüsü, veya daha önce üzerine olmayan bir elbiseyi giyebilir hale gelmesi ile vücut ölçülerini anlarken, erke Vücut ölçüleri; Hemen hemen herkesin ayna karşısındaki görüntümüz yeterli olmayabiliyor. Bayanlarda beden ölçüsü, veya daha önce üzerine olmayan bir elbiseyi giyebilir hale gelmesi ile vücut ölçülerini anlarken, erkeklerde biraz daha farklıdır. Öncelikle vücut tipi belirlenmesinin en basit yöntemi yine bel ile kalça oranının hesaplanmasıdır. İnsanda iki çeşit vücut tipi vardır. Bunlar Elma (Android) ve Artmut (Jinoid)dir.  Elma tipi vücut genellikle erkeklerde olur. Bu şekle sahip kişilerde bel kısmı kalındır. Yağlanma özellikle göbek kısmında oluşur. Armut tipi vücutta ise özellikle bayanlarda görülür. Yağlanmalar ise kalça bölgesinde oluşur.

Erkeklerde vücut ölçüleri;
Erkeğin bel çevresi 92 cm’yi aşması aşmamalıdır. Özellikle kalp damar hastalıkları, şeker hastalıkları, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi çeşitli hastalıklar  bel çevresinde ki yağlanmadan kaynaklanır. 102 cm’yi geçtiğinde ise cinsel isteksizlik ve çeşitli enfeksiyonlara yakalanma riskinin artmasına neden olur. Sadece tartıdaki ideal kiloya ulaşmak  doğru bir yöntem değildir. Genellikle ideal vücut ölçüsünde yalnız boy ve kilo oranı ile ölçülmez. Belin, basenlerin, göğüsün ve bacakların da hepsinin kilo, kas ve incelik olarak orantılı olmalıdır. 

Erkeklerde yağ ölçümü;
İdeal erkek vücut ölçüleri söylendiğinde de akıla ilk olarak baklava dilimli fit bir vücut gelir. Yalnız bu bile ideal vücut ölçülerinde bir erkek olduğu anlamına gelmez. Boy ve kilo oranları önemli olduğu gibi göbek kısmında toplanan yağ, dar omuzları, düz bir kalça görülen baklava dilimi kasları yok sayar. Vücut ölçüleri için beden kitle endeksi ölçümü bir vücut geliştirme ve fitness ile uğraşan bir sporcu için sağlıklı bir netice veremez. Bundan dolayı yapılacak en doğru ölçüm, sağlıklı bir yağ oranı ölçümü olacaktır. Güzel ve düzgün bir görünüm kazanmak, sağlığımızı riske atmadan ve kas kaybı yaşanmaması için yağ oranı %9-14 aralığındaki oran idealdir.

Bayanlarda vücut ölçüleri ise;
Erkeklerde önemli olduğu gibi bayanlarda da bel kısmında ki normalin üstünde toplanan yağlanmalar var ise dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bayanlar da doğumdan sonra bel kısmında normalden daha fazla yağlanmalar oluşur. Farklı egzersiz yardımları ile ve doğru, sağlıklı beslenme ile vücuttan gereksiz yağlar atabilir. Bayanlarda bel ölçüsü olarak 55-60-65 idealdir.

Sağlıklı bir bayanın vücut yağ oranı %16-24 arasında değişir. Belin 70 cm den fazla olması değişik sağlık sorunlarına yakalanma riskini arttırır. 
Vücut ölçüleri için öncelikle beden kitle endeksi ölçülür. Bunun için; Kişinin kilosu/boyunun metre cinsinden karesi alınır ve çıkan sonuç;
  • 18.5’in altında ise zayıftır.
  • 18.5-25 arasında ise normal ağırlıkta
  • 25-30 arasında ise hafif şişman
  • 30-35 arasında ise orta derece de şişman
  • 35-40 arasında ise ağır derece şişman
  • 40’ın üzerinde ise ölüm riski taşıyabilecek obezite sınırındadır.
Örnek: 80 kilogram ağırlığında ve 1,80 boyundaki bir kişinin beden kitle endeksi;
80/(1,80x1,80)=24,69 (Normal kiloya sahip fakat hafif şişmanlık seviyesine yakındır)

]]>
Vücut Yağı https://www.vucut.gen.tr/vucut-yagi.html Sat, 20 Oct 2018 16:20:23 +0000 Vücut Yağı, bedenin herhangi bir bölgesinde oluşan doğal yağlardır. Vücuttaki yağ dokusu deri altında, iç uzuvların çevresinde, kemik iliğinde, göğüs dokusunda ve vücudun her organında belirli bir miktarda bulunmaktadır. V Vücut Yağı, bedenin herhangi bir bölgesinde oluşan doğal yağlardır. Vücuttaki yağ dokusu deri altında, iç uzuvların çevresinde, kemik iliğinde, göğüs dokusunda ve vücudun her organında belirli bir miktarda bulunmaktadır. Vücut dokularındaki hücrelerde belirli miktarda yağ oluşumu kaçınılmazdır. Beden ağırlığında vücut yağ oranı bayanlarda erkeklere kıyasla daha fazladır. Vücut yağı açlık duygusunu ve vücut ısısını yakından ilgilendirir. Yağ oranı fazla insanlar uzun süre aç kalabilirler. Ayrıca bu yağ sayesinde soğuğa karşı daha dirençli olabilme ihtimalleri yüksektir. Her yaştan insandaki vücut yağı farklıdır. Erkeklerde yaş ilerledikçe vücut yağı en fazla göbek ve bel kısmında yoğunlaşmaktadır. Bayanlarda ise kalça, basen ve karın kısmında yoğunluk göstermektedir. Vücut yağının oluşumu besin tüketiminin yanı sıra genetik özelliklerden de kaynaklanmaktadır. İnsanın normal kilosu vücutlarındaki hücre içerisindeki yağ dokusuyla yakından ilişkilidir. Vücut yağı miktarı yaşamın gerekliliği ve insanın metabolizması ile belirlenmektedir. Vücut yağı, beden ve organ fonksiyonlarının devamlılığının sağlanabilmesi için gereklidir. Harcanan enerji vücut yağından gitmektedir.

Vücut yağı yakılması

Aşırı vücut yağı yakılması yönünde diyet ve spor faaliyetleri yaparak istenilen vücuda sahip olunabilir. Bu hekim kontrolü altında yönlendirilmelidir. Burada önemli olan kas kaybına uğramadan vücut yağının atılmasıdır. Bu hususta şikayeti olan insanlar bolca su tüketmelidir. Vücudun büyük bir alanını kapsayan su metabolizmayı hızlandırarak toksinlerin atılmasına imkan tanıyarak vücut yağının yakımını sağlar. Yemek öğünlerinin az miktarda olup kısa aralıklarda tutulması sindirim sisteminin sürekli çalışmasından dolayı yağ yakımını hızlandıracaktır. Kas yapımı ve doku tamiri için vücuda alınan bol protein iştahı düzenleyerek yağ atılmasını sağlar. Taze sebze ve yemeklerin yanında salata tüketimi yağ oranının düşürülmesine katkı sağlar. Şekerli ve yağlı gıdalardan uzak durulması vücut yağını dengelemek için önemlidir. Posalı gıdaların tüketilmesi vücut yağının atılmasına yardımcı olacaktır. Yağlı atıştırmalıkların önüne geçilmelidir. Yemekler yavaş ve çiğnenerek yenilirse vücut fazla yağı depo konumuna getirmez. Lifli besin tüketimi fazla yağ yakımı için iyi bir seçenektir. Fiziksel hareketler arttırılmalıdır. Vücut yağının yoğun olduğu kısma yönelik spor faaliyetleri sağlık açısından fayda sağlayacaktır.
]]>
Vücutta Lekeler https://www.vucut.gen.tr/vucutta-lekeler.html Sun, 21 Oct 2018 01:42:24 +0000 Vücutta Lekeler, Deride meydana gelen renk farklılıklarına vücutta lekeler adı verilmektedir. Bu durum vücut renginin daha açık ya da daha koyu olması şeklinde iki farklı grupta değerlendirilir. Cinsiyet ayırt etmeks Vücutta Lekeler, Deride meydana gelen renk farklılıklarına vücutta lekeler adı verilmektedir. Bu durum vücut renginin daha açık ya da daha koyu olması şeklinde iki farklı grupta değerlendirilir. Cinsiyet ayırt etmeksizin hem erkek bireylerde ve hem de kadınlarda görülmesi mümkündür. Vücutta lekelerin bir çoğu genellikle başta, çenede, alında ve yanak bölgesinde yüz çevresinde daha soluk ve pürüzlü bir görünüm oluşturmaktadır. Bunun ile beraber vücudun göğüs, ellerin üstü ve sırt bölgesinde de meydana gelebilmektedir. Vücuttaki lekeler bireyin sosyal hayatını etkilemek ile beraber bir takım psikolojik rahatsızlıklara neden olabilmektedir.

Vücutta Leke Çeşitleri

Gebelik Lekeleri (Malezma): Halk arasında anılan ismi gebelik lekeleri olan bu durum tıp literatüründe malezma adı ile bilinmektedir. Gebelik esnasında yüksek oranda salgılanan östrojen yani kadınlık hormonu bu lekelerin oluşmasında büyük pay sahibi olduğu düşünülmektedir. Sıklıkla bayanlarda görülen bu rahatsızlık türü gebeliğin sonrası veya doğum kontrol hapı kullanılması ile meydana gelmektedir. Gebelik lekeleri genelde alın ya da üst dudak ve yanak gibi güneşin görebileceği açık bölgelerde oluşmaktadır. Hasta kişilerin deri renklerinden daha koyu, mat fakat kabarık olmayan vücutta lekeler biçiminde kendisini göstermektedir. Genelde yaz aylarında ve de güneş odası sonrasında daha da koyulaşma eğilimi göstermektedir.

Et Beni

Tıp literatüründe acrochordons ya da skin tas olarak bilinmektedir. En çok orta yaş ve yaşlı bireylerde görülen vücutta lekelerden birisindir. Hormon hastalıkları, menopoz, hamilelik ya da şişmanlık gibi et beninin olağan sayısından daha fazla ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Et beni daha çok üst gövde, göz çevresi, koltuk altı ya da boyun çevresinde ortaya çıkmaktadır. Herhangi bir ağrı oluşmaz ve zaman içerisinde çoğalabilir ve büyüyebilirler.

Cilt (Vücut) Benleri

Ciltte meydana gelen bu benlerin gelişim nedeni tıpta bilinmemekle beraber cilt benlerinin sayısı kalıtsal özelliklere göre belirlenir. Genelde çocukluk çağında ortaya çıkmaya başlar ve ergenlik aşaması ile sayıları artar. İlk olarak küçük nokta biçiminde meydana gelir, daha sonrasında ise çapları genişleyebilmektedir. Yılların ilerlemesi ile birlikte kabarık bir şekil alabilecekleri gibi düz de olabilirler. Yüzey kısımları pürtüklü, pürüzsüz ve hatta böğürtlen şeklinde olabilir. Geniş olan benlerin üzerinde koyu renge sahip büyük kıllar bulunmaktadır.

Vücutta lekeler denildiği zaman ilk akla gelen leke türlerinden birisi cilt benleridir. Cilt benlerinin sayısının artması melanom gelişimi ihtimalini daha da arttırdığı görülmektedir. Özellikle 75 yaş ve üzerinde olan bireyler melanom bakımından ciddi bir şekilde takip edilmelidirler. Bunun ile beraber daha açık bir ten rengine sahip olmak, uzun yıllar güneş altında kalmak ve de ailede melanom riski bulunan bireylerin varlığı vücutta lekeler oluşmasına ve sahip olunan lekeleri sayısının artmasına sebep olur.

Vücutta lekeler ile ilgili olarak diğer bilinen leke türleri ise şunlardır:

  • Şarap lekesi
  • Yaşlılık beni (seboreik kerato)
  • Lentigo (karaciğer lekesi)
  • Çiller 

]]>
Vücut Ateşi https://www.vucut.gen.tr/vucut-atesi.html Sun, 21 Oct 2018 03:10:08 +0000 Vücut Ateşi, İnsanın vücut ateşi genellikle iki yöntem sayesinde ölçülebilmektedir. Birincisi oral yol ile yani dilin altına konulan bir derece ile ölçülmektedir. Bu durumda ortaya çıkan sıcaklık 36 derece olmas Vücut Ateşi, İnsanın vücut ateşi genellikle iki yöntem sayesinde ölçülebilmektedir. Birincisi oral yol ile yani dilin altına konulan bir derece ile ölçülmektedir. Bu durumda ortaya çıkan sıcaklık 36 derece olması idealdir. İkinci yöntem türü ise içsel bölgelerde yapılan ölçümler sayesinde tespit edilmektedir. Bunun için de vajinal, anal bölgeye yönelmek gerekir. Bu durumda ise ortaya çıkan sıcaklık değeri 37 derece olarak tespit edilmektedir. Vücut ateşi ölçümü yapıldığı sırada ise bir takım hususlara dikkat edilmesi gerekir. Bu hususları şu şekilde sıralamak mümkündür:


  • Kişinin yaşı
  • Kişinin cinsiyeti
  • Kişinin sağlık durumu
  • Kişinin üreme yetisi
  • Ölçüm yapılan ortamın sıcaklığı
  • Gün içerisinde hangi saatler arasında yapıldığı
  • Kişinin ayık ya da baygın bir halde olması durumu
  • Kişinin duygusal durumu
  • Son olarak da kişinin aktivite yani hareket halinde olması gibi durumlar etkisini göstermektedir.

Vajinal yolla yapılan ölçümler normal yollardan yapılan ölçümlere oranla daha yüksek çıkması doğal bir durumdur. Zira bu yapılan ölçümlerde bedenin içinde meydana geldiği için farklılık gösterebilir. Kulakta ya da koltuk altında yapılan ölçümlere oranla daha farklı çıkmasının sebebi de buna bağlıdır.

Sağlıklı bir bireyin vücut ateşi gün içerisinde yaklaşık olarak 1 derece kadar değişiklik gösterebilir. Bu durum oldukça doğal olup herhangi bir sorun teşkil etmez. Bunun ile birlikte gün içerisinde gerçekleşen hareketlilik bu durumu daha da artmasına da yol açabilir. Genellikle sabah saatlerinde düşük seviyelerde çıkabildiği gibi ikindi ve akşama doğru daha da arttığı gözlemlenmiştir. İnsan vücut ateşi aynı zamanda da uykulu halde iken, karnı aç ya da tok iken farklı çıkabilir. Bunun ile birlikte özellikle hastalık halinde ve üşüme gibi durumlarda da oldukça değişkenlik gösterdiği bilinmektedir.

İnsan vücut ateşi ile ilgili olan alanlar ise tıp bilimi, sportif branşların birçoğunu saymak mümkündür. Bunun ile birlikte insan üremesi ile ilgilenen bölümlerin de bu konu üzerinde çalıştıkları bilinmektedir.

İnsan vücut sıcaklığının ölçümü genellikle doktorlar tarafından yapılan muayenelerde kullanılan ilk işlemdir.Ölçme işlemleri için kullanılan birçok çeşit biyolojik termometre bulunmaktadır.

Vücut Ateşi Ölçüm Yöntemleri

Vücut ateşi ölçüm yöntemleri ile ilgili olarak birçok bölge kullanılabilmektedir. Bunlar arasında en çok kullanılanları ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

  •          Ağızdan (oral bölgeden) yapılan ölçümler
  •          Anüsten ( içsel bölgeden) yapılan ölçümler
  •          Kulaktan
  •          Koltuk altından
  •          Vajinadan ( rektal yani içsel bölgeden) yapılan ölçümler
  •          AlındanÜre örneğinden

Ateş Çıkması Durumu

Vücut ateşi değerinin normalin üzerinde seyretmesi halinde ateş çıkması sorunu meydana gelir. Genellikle hastalık, virüs ya da mikrop kapma gibi durumlarda kendisini göstermektedir. İlaç tedavisi sayesinde bu sorundan kurtulmak mümkündür.  37 derece üzerine çıkan sıcaklıklar vücut ateşinin yükseldiğini gösterir.

]]>
İdeal Vücut https://www.vucut.gen.tr/ideal-vucut.html Mon, 22 Oct 2018 02:40:00 +0000 İdeal vücut, Günümüzde insanlar sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda çok daha fazla fikir sahibi olduklarından dolayı pek çok kimse ideal vücut ölçülerine sahip olabilmek için spor salonlarında İdeal vücut, Günümüzde insanlar sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda çok daha fazla fikir sahibi olduklarından dolayı pek çok kimse ideal vücut ölçülerine sahip olabilmek için spor salonlarında egzersiz yaparak, bol bol yürüyüşe çıkarak ve diyet yaparak fit bir vücut için ter dökmektedir. Fit ve sağlıklı bir vücut herkesin ideali. Çünkü giydiğiniz yakışır, kendinizi daha sağlıklı ve mutlu hissederseniz. Her insanın vücut ölçüleri ve genetiği birbirinden farklı olduğundan dolayı ideal vücut hakkında net bir şey söylemek pek mümkün olmasa da aşağı yukarı belli ölçüler kabul görmüş durumdadır.

İdeal vücut nedir

İdeal vücut için uzmanların tavsiye etmiş oldukları ölçüler esas ölçülerdir. Erkek için ideal vücut denildiği zaman akla gelen şeyler, geniş omuzlar, baklava dilimli bir göbek ve uzun bir boy akla gelir. Fakat her insan birbirinden farklı olduğu için her kişinin kendi özeliklerine göre ideal vücudu olması daha doğrudur. Yani her kası olan ve boyu uzun olan erkek ideal vücuda sahiptir demek tamamen yanlıştır. Önemli olan dengeli ve düzenli beslenerek gerektiği kadar egzersiz yapmaktır. Sağlıklı bir erkeğin vücudundaki yağ oranı %12-20 arasında olmalıdır. Ve bir erkeğin bel çevresi 92 cm'yi aşmamalıdır. Çünkü bel çevresindeki yağlanma hem erkekler hem de kadınlar için tehlike çanlarını harekete geçirmektedir. Kalp damar hastalıkları, şeker hastalıkları, yüksek tansiyon ve kolesterol bel bölgesindeki yağlanma ile alakalıdır. Sadece tartının gösterdiği kilo ideal vücut anlamına gelmez. Normalde zayıf olsanız bile kalın bir bel çevresi sizi ideal vücuttan uzaklaştırır. Kadınlarda ideal vücut ise her ne kadar büyük göğüs, ince bir bel, küçük ama dışa doğru çıkık bir kalça gibi görünse de bu da ideal vücut için doğru bir tanım değildir. Sağlıklı ve ideal bir kadın vücudunda yağ oranı %16-24 arasında olandır.  

  • Kadında ideal vücut ölçüsünü belirlemek için; 45+2.3* (boy/inç-60)
  • Erkek de ideal vücut ölçüsünü belirlemek için ise; 50.5+2.3* (boy/inç-60) formülleri geçerlidir.  

İdeal vücut ölçüsünü belirlemek için kullanılan bir başka formül ise;

Vücut kitle indeksi= kg/boy

Bel kalça oranı= bel çevresi/kalça çevresi

Bel göğüs oranı= bel çevresi/göğüs çevresi şeklindedir. 

Vücut kitle indeksinizi hesapladığınızda ideal vücut ortaya çıkmaktadır.

  • 18 ve altı ideal kilonun altı
  • 18-24 ideal kilo
  • 25-29 kilolu
  • 30 ve üstü ise obez olarak kabul edilmektedir.
]]>
Vücut Kitle Endeksi https://www.vucut.gen.tr/vucut-kitle-endeksi.html Mon, 22 Oct 2018 08:31:08 +0000 Vücut kitle endeksi, uluslararası düzeyde kabul gören, vücudun boy ve kilosu ile hesaplanan bir endekstir. Sağlıklı bir yaşam için bu endeksin belirli aralıklarda bulunması gerekir.Endeks, boy uzunluğunun cm ci Vücut kitle endeksi, uluslararası düzeyde kabul gören, vücudun boy ve kilosu ile hesaplanan bir endekstir. Sağlıklı bir yaşam için bu endeksin belirli aralıklarda bulunması gerekir.

Endeks, boy uzunluğunun cm cinsinden kendisiyle ile çarpılıp, kilonun çıkan bu sonuca bölünmesi ile elde edilir. Örneğin, 1,70cm boyunda ve 70 kg gelen bir kişinin endeksi şu şekilde hesaplanır;
1,70 X 1,70=2,89     70kg:2,89=24,2214... Bu kişinin vücut kitle endeksi 24,2214'tür. 

Sağlıklı bir endeks hangi aralıkta olmalıdır 

Genel olarak bu endeks 20,00 ile 25,00 arası sağlıklı kabul edilir. İlerleyen yaşlarda sağlıklı endeks aralığının biraz yukarıya doğru çıkması normaldir. Örneğin 19-24 yaş aralığı için ideal olan endeks 19,00-24,00 iken, 25-34 yaş aralığında bu endeks 20,00-25,00 ve 35-44 yaş aralığında 21,00-26,00 olabilir.

Endeks değerinin, olması gereken aralığın altında olması, o kişinin zayıf olduğunu anlamına gelir. 25 yaş endeksinin 20,00-25,00 arasında olması gerekirken, 20,00'dan küçük ise bu kişi zayıf, 20,00-25,00 arasında ise normal, 26,00-30,00 arasında ise hafif şişman, 31,00-35,00 arasında ise şişman, 36,00-45,00 arasında ise sağlık açısından riskli, 46,00-50,00 arasında ise aşırı şişmandır. 50,00 ve yukarısı ise de ölümcül endekstir. Değerlerin normal limitlerin çok altına inmesi (zayıflık) veya çok üstüne (aşırı şişmalık) çıkması durumunda vücudunuz alarm veriyor demektir. Bu durumda uzman kişilerden yardım alınması hayati önem taşımaktadır. Bazen cerrahî müdahale, bazen de diyetlerle sonuca gidilebilir. Aksi takdirde bu endeksle yaşama devam etmek, telafisi mümkün olmayan olumsuzluklara sebebiyet verebilir.

Bu endeksi istenen düzeye indirmek veya çıkarmak, kilonun değiştirilmesi ile yapılır. Çünkü 20'li yaşlardan sonra boyda büyük değişiklikler söz konusu olmaz. Dahası, 45'li yaşlardan sonra kemik yapısındaki küçülme ve kamburlaşmadan dolayı boyda biraz kısalma dahi sözkonusu olabilmektedir. Bu yüzden kilo alıp vermekle endeks aşağıya ve yukarıya doğru yönlendirilebilir. 

Kadınlar ile erkeklerin endeksleri arasında küçük nüans farkları bulunur. Kadınların vücut yapıları erkeklerinkine nazaran daha zarif olduğu için, endekslerinin ortalamaların birkaç puan altında olması zerafet açısından göze daha hoş görünebilir. Örneğin, yukarıda, ikinci paragrafta verilen örneklemedeki kişi erkek ise, 24,2214 endeksi normal olur, bayan ise endeksin 22,00'lerde olması daha estetik olabilir. 1,70cm boyundaki bir bayanın endeksinin 22,00 olabilmesi için kilosunun 63,58gr olması gerekir.

İdeal vücut kitle endeksine sahip olmak için kaç kilo olmanız veya vermeniz gerektiğini öğrenmek için, şu adımları takip edebilirsiniz; boyunuzu boyunuzla çarpınız. Çtıkan sonuç ile bulunmak istediğiniz endeksi çarptığınızda çıkan sonuç, olmanız gereken kilodur. Örneğin, 1,70 cm ve 70 kg olan bir bayanın endeksi 24,2214 iken, endeksini 22,00ye indirmek istediğinde, takip edeceği matematik formülü şudur: 1,70 x 1,70 = 2,89    2,89 x 22,00 = 63,58kg





]]>
Vücut Ağrıları https://www.vucut.gen.tr/vucut-agrilari.html Mon, 22 Oct 2018 09:51:11 +0000 Vücut Ağrıları, Yapılar araştırmalar neticesinde vücut ağrıları yalnızca fiziksel sebeplere bağlı olarak gelişmediği ortaya çıkmıştır. Fiziksel sebeplerin yanı sıra duygusal sorunların da bu ağrıların o Vücut Ağrıları, Yapılar araştırmalar neticesinde vücut ağrıları yalnızca fiziksel sebeplere bağlı olarak gelişmediği ortaya çıkmıştır. Fiziksel sebeplerin yanı sıra duygusal sorunların da bu ağrıların oluşmasına sebep olduğu tespit edilmiştir. Bu durum özellikle stres gibi duygu durum bozukluklarında kendisini sıkça göstermektedir. Yaşanan stres ile birlikte vücut ağrıları ve acılarının daha da tetiklediğini söylememiz mümkündür. Ancak burada değinmemiz gereken husus hangi tür sorunların vücut ağrılarına etki ettiğidir. Bu durumun yanı sıra ağrının yaşandığı bölge ile doğrudan alakalı olan sorunların bedenin diğer yapılarını da ne derece etkilediği bilmemiz gerekir. Bu makalemizde sizlere vücut ağrıları hakkında detaylı bilgi vereceğiz. Bahsedeceğimizi bir takım hususlara dikkat etmeniz halinde bu sorunlara karşı çözüm bulmanız daha kolay olacaktır.

Baş Ağrısı; Yaşanan baş ağrısı sorunu kişinin hem fiziksel açıdan ve hem de ruhsal anlamda zora sokmaktadır. Bu durum sorunun tıbbi boyutuna karşı bir takım önlemler alarak çözülebilir. Ancak uzun süreli kronik rahatsızlıklar için mutlaka uzman bir destek gerekebilir. Özellikle de stres sorunu gibi durumlar karşısında yardım alınması gerekebilir. Çeşitli rahatlama sorunları için egzersizler, beyne giden oksijen oranının düzenlenmesi ve düzensiz nefes alma gibi sorunlara önlem almak gerekebilir.

Boyun Ağrısı; Yaşanan boyun ağrıları kişinin hareketsiz kalması ya da uzun süre aynı pozisyonda durmasında kaynaklanabilir. Bunun yanı sıra yanlış duruş şekli de beraberinde bu sorunu tetiklemektedir. Dış çevreden gelen travmatik bir problem de bu sorunun oluşmasını tetikleyebilir. Bu durum için bir takım egzersizleri her gün aksatmadan yapmanız gerekebilir. Bu hususu atlamamanız sağlığınız açısından oldukça önemli bir husustur.

Omuz Ağrısı; Omuzlara yüklenen aşırı yükler de beraberinde vücut ağrıları sorunu arasında yer almaktadır. Bu sorun psikolojik açıdan ise suçluluk duygusu ile birlikte kendisini gösterebilir. Her iki durum için de bir takım rahatlama ve gevşeme egzersizlerini yapmanızı önermekteyiz.

Sırt Ağrısı; Vücut ağrılarından bir diğer önemli sorun ise sırtta meydana gelen ağrılardır. Bu soruna karşı hastaların çalışma koşullarını değiştirmelerini önermekteyiz. Aynı zamanda da yanlış oturma teknikleri de bu sorunun oluşmasına neden olabilir. Son olarak yanlış yatak seçiminin de aşırı sırt ağrılarının oluşmasına neden olabileceğini unutmamak gerekir. Bazı durumlarda sırtımıza yastık gibi yumuşak destekleyici araçları kullanmamız yararlı olacaktır.

Bel Ağrısı; Halk arasında belini doğrultmak deyimi bu sorunun çıkış kaynağı olabilir. Zira kişinin fiziksel ve ruhsal zorlanmaları beraberinde bel ağrılarının yaşanmasına neden olabilir. Bu soruna karşı belimizi korumalı ve ağır yük taşımaktan kaçınmalıyız. Aksi takdirde bel fıtığı gibi bir sorun ile karşılaşmamız söz konusu olabilir.

Bu vücut ağrılarının dışında birçok ağrı türü sayabiliriz. Bilinen diğer vücut ağrılarını ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • El ağrıları
  • Kalça ağrısı
  • Dirsek ağrısı
  • Diz ağrısı
  • Bacak ağrısı
  • Ayak ağrısı

]]>
Vücut Yaşı Hesaplama https://www.vucut.gen.tr/vucut-yasi-hesaplama.html Mon, 22 Oct 2018 16:19:36 +0000 Vücut yaşı hesaplama, vücudumuzla ilgili birkaç test ile ortalama yaş olarak hesaplanabilir fakat net bir yaş belirtmez. Siz okuyucular yine de yazacağımız testlerden faydalanabilir ve ortalama yaşınızı hesaplayabilirsiz. Vücut yaşı hesaplama, vücudumuzla ilgili birkaç test ile ortalama yaş olarak hesaplanabilir fakat net bir yaş belirtmez. Siz okuyucular yine de yazacağımız testlerden faydalanabilir ve ortalama yaşınızı hesaplayabilirsiz.

Cilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini yavaş yavaş kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tuttuktan sonra deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor

1 - 2 saniye: 30'lu yaşları, 3 - 4 saniye: 40'lı yaşları, 5 - 10 saniye: 50'li yaşları, 11 - 30 saniye: 60'lı yaşları, 31 - 45 saniye: 70'li yaşları, 45 saniyenin üzerinde: 80'li yaşlarda olduğunuzu belirtir.

Vücut yaşı hesaplamada başka bir yöntem ise tepki verme hızı yaşlandıkça azalır. Bunu ölçmek için, yazı yazarken kullandığınız elinizi açık tutu ve bir arkadaşınızdan elinizin üzerinde 45 cm'lik bir cetvel tutmasını isteyin. Cetveli bıraktığı an da ise yakalayın. Tuttuğunuz yer, ne kadar hızlı tepki verebildiğinizi göstermektedir.

Cetveli yakaladığınız yer:
14 cm'ye kadarsa: 20'li yaşlar;
15 - 24 cm: 30'lu yaşlar;
25 - 29 cm: 40'lı yaşlar;
30 - 35 cm: 50'li yaşlar;
40 cm ve üzeri: 60'lı yaşlarda olduğunuzu gösterir.

Bir başka test ise 100'den geriye doğru 0'a kadar 7'şer 7'şer sayın. Ne kadar sürede sayabiliyorsunuz 25 saniyeden uzun sürmesi zihinsel yaşlanmanın ufak bir göstergesidir.
20 saniyeden kısa ise: 40 yaşın altındasınız;
25 saniye ve üstü: 40 - 60 yaşlarındasınız;

Vücut yaşı hesaplamada emin olmak için bir başka test daha yapalım. Bir dakika içinde aklınıza kaç tane meyve veya sebze ismi geliyor 60 yaşın altındakiler, en az 15 ve daha fazla bulabilir.

Sağ ayağınızı 45 derecelik açı ile eğik halde tutarak sol ayağınızın üzerinde durun, ellerinizi de kalçanızın üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın. Dengenizi kaybedip sağ ayağınızı yere koymadan kaç saniye durabileceğinizi ölçün. Bu hareketi birkaç dakika arayla 3 kez tekrarlayıp ve bu şekilde ortalama ne kadar durabildiğinizi hesaplayın.

70 saniye ve daha fazlası: 20'li yaşlar;
60 - 69 saniye: 30'lu yaşları;
50 - 59 saniye: 40'lı yaşları;

40 - 49 saniye: 50'li yaşları;
30 - 39 saniye: 60'lı yaşları;
20 - 29 saniye: 70'li yaşları;
19 saniyeden az ise: 80'li yaşlarda olduğunuzu belirtir.

Gözbebekleri yaşlandıkça küçülür fakat ışık da gözbebeğinin küçülmesine neden olduğu için bu testi normal gün ışığında yapmanızı öneririz.
Gözbebeğinizin çapı 4 mm ise biyolojik yaşınız 30 ve daha azdır; 2 mm ise 60 ve üstü.

Son testte ise aynada göz yuvarlağınıza bakın ve korneanızın çevresinde yay şeklinde bir beyaz çizgi var mı Beyaz çizginin uzun olması kolesterolünüzün de yüksek olduğunun göstergesi olabilir. 80'li yaşlara geldiğinizde kornea çevresindeki beyazlık tam bir daire şeklini almaktadır.

]]>
Fitness Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/fitness-vucut-gelistirme.html Tue, 23 Oct 2018 02:02:34 +0000 Fitness vücut geliştirme, her insanın hayalidir sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak. Ancak burada önemli olan şey bu isteği gerçekleştirmek için önemli adımlar atmaktır. Fit bir vücuda sahip olmak isteyen kimselerin ö Fitness vücut geliştirme, her insanın hayalidir sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak. Ancak burada önemli olan şey bu isteği gerçekleştirmek için önemli adımlar atmaktır. Fit bir vücuda sahip olmak isteyen kimselerin öncelikli adımı organize olmaktır. Yani fitness vücut geliştirme programına uygulamaya geçmek için kendini hazır hissetmeli ve bunun için organize olmalıdır. Bu süreçte karşınıza çıkacak her türlü zorluklara kendini hazırlamalıdır. Etkili fit bir vücuda sahip olmak için fitness vücut geliştirme programına uymalısınız. Tabii ki bunun yanında yediklerinize de dikkat ederek, dengeli ve sağlıklı bir şekilde beslenmelisiniz.

Fitness Vücut Geliştirme Yöntemleri
  • Cardio Yapmak: Fitness programı içinde yer alan cardio, yürüyüş yapmak, bisiklet sürmek, yüzmek, ip atlamak gibi bir efor isteyen egzersizler olarak tanımlanır. Fit bir vücuda sahip olmak ve kilo vermek için en önemli pay doğru bir cardio programından geçer. Uygulayacağınız diyet programı ile beraber her gün yaklaşık yarım saat arasında yapılan verimli cardio ile yağ yakmanızı hızlandırabilir ve fit bir vücut elde edebilirsiniz. Ancak burada dikkat etmeniz gereken şey, cardio yaparken koşmaktır. Çünkü koşmak en iyi sonucu veren egzersizlerden biridir. Fakat koşamayanlar hızlı yürüyüşler yapabilirler. Yürüyüşlerinizi hep aynı tempoda yapmayınız. Örneğin, 2 tur koşuyorsanız 1 tur yürüyünüz. Böylelikle daha iyi sonuçlar elde edeceksiniz.
  • Squat Yapmak: Genellikle bayanlara önerilen fakat erkekler içinde bir o kadar etki gösteren squat egzersizlerini düzenli olarak yapmalısınız ki işe yarasın. Squat çömelme hareketleri ile kalça ve basen bölgelerindeki yağları hızlı bir şekilde eritmek mümkündür. Bacak kaslarını en çok çalıştıran hareket olan squat, büyük kas kütlelerini harekete geçirip nabzı hızlandırır ve kan dolaşımını arttırır. Ve böylece yağ yakmayı hızlandırarak, daha hızlı kilo verilmesini sağlar. Düzenli olarak squat yapan sağlıklı bir bayanda selüloit olma gibi bir ihtimal yoktur. Eğer sizlerin de selüloitleriniz varsa bu egzersizi yaparak sizlerde selüloitlerinizden kurtulabilirsiniz.
  • Hafif Ağırlıklar İle Çalışmak: Fitness programı ile vücut geliştirmek isteyen bir kişi, kendisini zorlamayacak hafif ağırlıklı ve basit egzersizler ile çalışmalıdır. Genellikle fitness aletimiz dumbelldir. Dumbell egzersizleri ile çalıştıktan sonra ilk bir hafta belirli ağrılar hissetmeniz normaldir. Ama endişelenmenizi gerektiren bir durum yoktur. Çünkü kas ağrıları doğru yolda olduğunuzun göstergesidir. Fitness programlarında yer alan hareketleri, uygulamaya koymadan önce ilk 15 dakika ısınma hareketleri yapınız. Ayrıca her programdan sonra alınan ılık bir duş ağrılarınızı hafifletecektir. Her spordan sonra bunu alışkanlık haline getiriniz.
  • Bölgesel Hareketler Yapmak: Belirli bir bölgeyi eritmek veya kas yapmak için çalışılan her biri ayrı olan egzersizlerdir. Basen ve kalça eritme hareketleri verilmişti. Bayanların bu iki sorundan başka diğer en büyük problemi bel ve bel çevresidir. Bel çevresindeki yağlanmalardan kurtulmak için bel egzersizleri yapılmalıdır. Bel egzersizleri için çocukların oyun oynamak içinde kullandıkları çemberleri kullanabilirsiniz. Böylelikle eğlenerek kilo vermiş olursunuz.
]]>
Vücut Anatomisi İç Organlar https://www.vucut.gen.tr/vucut-anatomisi-ic-organlar.html Tue, 23 Oct 2018 10:31:34 +0000 Vücut Anatomisi İç Organlar, Kusursuz bir şekilde çalışan vücut anatomisi iç organları birçok görevi yerine getirmektedir. Vücut yapısı, görevleri ve meydana gelen durumlar incelendiğinde vücut anatomisi iç Vücut Anatomisi İç Organlar, Kusursuz bir şekilde çalışan vücut anatomisi iç organları birçok görevi yerine getirmektedir. Vücut yapısı, görevleri ve meydana gelen durumlar incelendiğinde vücut anatomisi iç organlar önemli yerleri bulunmaktadır. Bu yapılarda meydana gelebilecek en ufak bir sorun beraberinde diğer yapıları da etkilemektedir. Bu sebepten ötürü beden yapılarını tek bir vücut gibi düşünmek ve bu yapılarda meydana gelen sorunlara karşı en kısa sürede önlem almak gereklidir. Ancak erken tanı ve teşhis sayesinde bu soruna anlamlı bir çözüm bulmak söz konusu olabilir. Bu makalemizde sizlere vücut anatomisi iç organlarının neler olduğunu ve ne tür görevleri bulunduğu açıklayacağız.

Vücut Anatomisi İç Organlar İsimleri

İç organlarımız on iki parmağı, rektum, soluk borusu, anüs, safra kesesi, apandisit, yemek borusu, pankreas, böbrek, mide, kalın bağırsak, ince bağırsak, dalak, akciğer, karaciğer ve kalptir.

Kalp; Yaşamsal fonksiyonların ana organı olarak kalp organını söylemek mümkündür. Kalp göğüs boşluğunun sol iç bölgesinde yer alır. Etrafı zar ile çevrili olan bir yapıya sahiptir. Bireyin yaşamsal faaliyetlerini yerine getirmesi bakımından vücut anatomisi iç organları arasında en önemlisi olduğunu söyleyebiliriz. Damarlarda temiz kan dolaşımını sağlayan organımızdır. Vücuda kan pompalaması sebebi ile bedinin daha canlı olmasını sağlar.

Karaciğer; Diyaframın alt bölümünde yer alan bu organ yumuşak bir dokuya sahip olan organımızdır. Temel görevi ise protein üretimi ve kontrolünü sağlamasının yanı sıra bu proteinin depolanmasında da görev alır. Bunun ile birlikte kanda şeker miktarını düzenlemektedir. Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan maddeleri üretmekle de görevlidir. Son olarak vücudun ısısını belirler ve hormonlar üzerinde etkisi bulunmaktadır.

Akciğer; Göğüs boşluğunun iç kısmında yer alır. Soluk alıp vermede görevli olan organımızdır. Temel görevi ise atmosferde bulunan oksijeni alıp kan dolaşımına katmaktadır. Zararlı karbondioksitlerin de dışarı salınımını sağlar. Sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklar akciğerlerin işleyişini yavaşlatacağından büyük sorunlara neden olmaktadır.

Dalak; Karın boşluğunun sol alt kısmında yer alan organdır. Eskimiş olan bir takım kan hücrelerinin temizlenmesinde görev alır.

İnce Bağırsak; Kıvrımlı halde olan bir yüzey yapısı bulunmaktadır. Yetişkin bir bireyde 7 metre uzunluğunda ince bağırsak bulunmaktadır. Su ve vitaminlerin emilimini sağlar. Geriye kalan posa kısmını ise kalın bağırsaklara gönderir.

Kalın Bağırsak; İnce bağırsak ve anüs arasında bulanan yapıdır. Yetişkin bir bireydeki uzunluğu 2 metre kadardır. Bu yapıdan geçen besinler anüse iletilir.

Mide; Sindirim sisteminin en önemli organı olarak bilinmektedir. 15-20 santim uzunluğu bulunmaktadır. Besinlerin sindirimini kolaylaştıran enzimleri içerisinde bulundurur. Yiyeceklerin uzun süre boyunca sindirilmesinde mide organı görev yapar.

Böbrek, Omurgaların altında yer alan bu organ fasulye şekline benzemektedir. Boşaltımı sağlayan organımızdır. Üre haldeki kirli kanı temizleyip boşaltımını sağlar.

Soluk Borusu, Nefes alıp vermemizde yardımcı organın adıdır. Yemek yediğimiz zaman özel bir kapakçık tarafından kapatılmaktadır.

Anüs; Sindirim sisteminin son kısmı olarak bilinen organdır. Dışkının atılımı bu organ sayesinde gerçekleşir.

On İki Parmak Bağırsağı; Midenin sonunda yer alan 5 santim uzunluğundaki ince bağırsağın küçük bir kısmıdır.

]]>
Vücut Kremi https://www.vucut.gen.tr/vucut-kremi.html Tue, 23 Oct 2018 21:38:15 +0000 Vücut kremi, vücudun dış yüzeyinin çatlak ve kuru yüzeyden kurtulmasını sağlamak için deri üzerine çeşitli ürünlerden elde edilen vücudun nem ihtiyacını karşılayan cilt kuruluğunu gideren kremdir. Söz konusu vücut olunc Vücut kremi, vücudun dış yüzeyinin çatlak ve kuru yüzeyden kurtulmasını sağlamak için deri üzerine çeşitli ürünlerden elde edilen vücudun nem ihtiyacını karşılayan cilt kuruluğunu gideren kremdir. Söz konusu vücut olunca kullanılan kremlerin içeriği de çok önemlidir. Kusursuz bir teni kim istemez ki. Vücudun her alanı hem güzel görünmeli hemde sağlık yönünden nem ihtiyacını yeteri kadar almalıdır. Vücuda bakım yapmak için kozmetik ürünü olan birtakım kremler kullanılmaktadır. Vücut kremleri kimi zaman temizleyici, bazen nemlendirici,  zaman zaman da kırışıklık karşıtı olarak tercihe göre hizmet sunmaktadır.

Vücut kremi özellikle el, ayak bacak gibi kısımların bakımını sağlamak için kullanılır. Bu kremin içeriği yüz kremine göre değişiklik gösterir. Çünkü vücudun yağ miktarı ile yüz kısmının yağ miktarı farklıdır. Vücut genellikle kapalı kaldığı için diğer sürekli açıkta kalan kısımlara göre daha az hava şartlarından etkilenir. Vücut kremindeki kimyasal madde olduğundan yüz bölgesine sürülmesi sakıncalıdır. Vücudun güneşe ve hava koşullarına maruz kalan kısımlarına koruyucu vücut kremi kullanılmalıdır. Kremlerin içeriğindeki asitliği ve yoğunluğu diğerlerine göre farklılık gösterir. Vücudun katmanları kalın olduğu için kremin emilme süresi uzayabilir. Bedenin her bölgesinin kendine has özelliği vardır. Her alana, cilt yapısına uygun kremler üretilmiştir. Bunu dikkate alarak vücut için uygun kremler seçilmelidir.

Tedavi amaçlı vücut kremleri genel vücuda bakım kremi olarak uygulanmamalıdır. Canlı hücre üzerinde etki ettiği tesir ile  hastalığın iyileştirilmesini ve dış enfeksiyon etkenlerinden vücudun korunmasını sağlayan vücut kremlerinin sadece hastalıklı noktaya sürülmesi doğru bir yoldur.

Vücut kremi kullanımı

Krem hoş kokusuyla vücuda nüfuz eder ve yumuşaklık hissi verir. Nem oranını sağlamak için vücut kremi cilt tipine uygun olmalıdır. Vücut kremi duş alındıktan sonra kurulanma işlemi bitince uygulanır.

Islak cilde uygulama yapılmaz. Çünkü krem yüzeyde kalır deri emmez. Tüm alana dairesel hareketlerle masaj yapılarak krem yedirilir. Vücut kremlerini duştan sonra kullanmaktan hoşlanmayanlar duş içerisinde kullanılabilen vücut kremlerini tercih edebilir. Bu da vücut temizliği yapıldıktan sonra en son aşamada durulandıktan sonra kullanılmaktadır. Aşırı kuru cilt tipleri için düzenli olarak vücut kremi sürülmelidir. Hassas cilt krem sürüldükten sonra tahriş olursa yetkili hekim ile görüşülmelidir. Yaz mevsiminde hafif yoğunlukta, kışın ise yoğun kıvamda vücut kremleri kullanılmalıdır. Krem seçerken mutlaka içerisinde bulunan maddeler ve talimatlar okunarak kullanıma başlanmalıdır.
]]>
Vücut Losyonu https://www.vucut.gen.tr/vucut-losyonu.html Wed, 24 Oct 2018 09:58:02 +0000 Vücut losyonu, yalnızca kuru ciltler değil tüm cilt tipine sahip olan kişiler kullanmalıdır. Ancak vücut losyonlarının içeriğinde bulunan maddelere çok dikkat edilmelidir. Kişi önce cilt tipini tanımalı ve daha sonra ona göre Vücut losyonu, yalnızca kuru ciltler değil tüm cilt tipine sahip olan kişiler kullanmalıdır. Ancak vücut losyonlarının içeriğinde bulunan maddelere çok dikkat edilmelidir. Kişi önce cilt tipini tanımalı ve daha sonra ona göre vücut losyonunu kullanmalıdır. Vücut losyonları vücudun en iyi şekilde nemlenmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte vücut losyonları vücudun güzel kokmasını ve cildin sağlıklı bir şekilde görünmesini de sağlamaktadır. Cildin ihtiyaç duyduğu nem seviyesi vücut losyonları sayesinde sağlanabilmektedir. Ancak kullanılan vücut losyonlarının kişinin cilt tipine uygun olması gerekmektedir. Vücut losyonları günlük alınan duş sonraları kurulandıktan sonra cilt üzerine uygulanmalıdır. Vücut losyonları bütün vücuda daireler çizerek iyice yedirilmelidir. Vücut losyonları cilt üzerine uygulanırken hafif masaj da yapılırsa vücuttaki kan dolaşımı hızlanır. Vücut losyonu kuru cilde uygulanmalıdır. Vücut losyonu ıslak cilde uygulanmamalıdır. Eğer vücut losyonları ıslak vücuda uygulanır ise krem yoğunlaştığı gibi ciltte losyonu emmemektedir. Bu sebep ile vücut losyonu kullanılmadan önce cildi kurulamak önemli bir husus olmaktadır. Vücut losyonu cildin kuru olan bölgelerine daha fazla uygulanabilir. Vücut losyonları el ve yüzü nemlendirmek için uygun yapıda değilken, sadece vücut üzerine uygulanması gerekmektedir. Bunun sebebi ise vücut derilerinin yapılarının her yerde aynı olmamasıdır. Vücut losyonları normal kremlere göre daha emici ve akışkan bir yapıya sahip oldukları için vücut tarafından kolayca emilirler ve cilt üzerinde yapışıklık hissi oluşturmamaktadırlar. Vücut losyonları kişinin vücudunu rahatlatırken güzel kokusu sayesi ile de kişiyi gevşetir ve kişinin ruhsal olarak da iyi hissetmesini sağlamaktadır. Vücut losyonları topuk, dirsek gibi sert olan yerlere uygulanabilirken, bölgeleri de yumuşak olmasını sağlamaktadır. Vücut losyonları kullanılırken kimyasal olarak çok yoğun olan ürünlerden uzak durulmalıdır. Vücut losyonu satın alınırken özellikle üzerinde hassas ciltler için yazılı olan ürünler tercih edilmelidir. 

Vücut Losyonu Kullanmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler 

Kişi vücut losyonunu kullanmadan önce ilk olarak kendi cilt yapısını tanımalıdır. Vücut losyonları genellikle bütün cilt yapılarına uygub özelliğe sahipken, normal cilt, kuru cilt ve aşırı kuru cilt için özel olan vücut losyonları da vardır. Bundan dolayı kişinin cildi kuru yahut aşırı kuru ise cildine uygun türdeki vücut losyonları satın alınmalıdır. 

Hassas bir cilt yapısına sahip olan kişiler üzerinde hassas ciltler yazılı vücut losyonlarını tercih etmelidir. Bu tür vücut losyonları cilt üzerinde sivilce oluşturmazken, cilt üzerinde tahriş de yapmamaktadır. 

Eğer kişi çok fazla dışarıda zaman geçiriyor ise güneş korumalı olan vücut losyonlarını kullanmalıdır. Bu korumalı vücut losyonları hem cildin yaşlanmasını geciktirmektedir hem de cilt üzerinde meydana gelen kırışıklıkları engellemektedir. 

Kış mevsiminde yoğun kıvama sahip vücut losyonları kullanılırken, yaz mevsiminde ise daha çok hafif kıvama sahip vücut losyonları kullanılmalıdır. Vücut losyonlarının kokuları da yaz ve kış mevsimlerine göre farklılık göstermektedir. Kış mevsiminde kullanılan vücut losyonlarının kokuları daha yoğun ve kalıcı iken, yaz mevsiminde kullanılan vücut losyonlarının kokuları daha hafif olmalıdır. 

Kişi vücut losyonunu satın almadan önce mutlaka losyonun içeriğinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Çünkü kişinin cildine uyumlu olmayan ya da kişinin alerjisi olduğu maddeler sebebi ile vücut losyonu kullanan birey çeşitli problemler ile yaşayabilmektedir.
]]>
Orta Seviye Vücut Geliştirme Programı https://www.vucut.gen.tr/orta-seviye-vucut-gelistirme-programi.html Wed, 24 Oct 2018 22:01:34 +0000 Orta seviye vücut geliştirme programı, artık belli ağırlık ve antrenman düzeyine ulaşmış sporcuların uyguladığı programdır. Vücut geliştirme sabır gerektiren bir spor dalı olduğu için hızlı kilo değiştirme çabası i Orta seviye vücut geliştirme programı, artık belli ağırlık ve antrenman düzeyine ulaşmış sporcuların uyguladığı programdır. Vücut geliştirme sabır gerektiren bir spor dalı olduğu için hızlı kilo değiştirme çabası içerisinde olmamak gerekmektedir. Önemli olan çok ağır kaldırmak değildir. Önemli olan ağırlık size verilen tekrarı ve seti tamamlayabildiğiniz zamandır. Kaslar her ağırlık değişiminde kendisini yeni ağırlığa adapte etmeye çalışacaktır. Burada önemli olan bir kısımda orta seviye vücut geliştirme programına geçtiğiniz zaman beslenme düzeninizde de değişme meydana gelecektir. Uygulanan bu program artık yağ yakma dönemini kapatmış ve kas büyümesi hedeflendiği bir programdır. Protein tozu kullanmanız yararınıza olacaktır. Çünkü ağırlık artacağı için besin ihtiyacınızda artacaktır. Mesela kg başına 2 gr protein alabilirsiniz. Antrenmana başlamadan önce mutlaka ısınma hareketi yapın. 

Tavsiye ettiğimiz orta seviye vücut geliştirme programı aşağıdaki gibidir. 

Göğüs programı
Bench press: 3x12
Dumbell fly: 3x12
Inchline dumbell press: 3x12
Decline dumbell press: 3x12

Sırt programı
Cable row: 3x12
One arm dumbell row: 3x12
T- bar rowing:  3x12
Lat pull down:  3x12
Antrenman sonunda çekebildiğiniz kadar barfiks.

Omuz programı
Seated dumbell press:  3x12
Dumbell shrug: 3x12
Neck press:  x12
Dumbell lateral raise: 3x12

Bacak hareketleri 
Leg press: 8x6
Leg curl: 8x6
Leg extension: 8x6

Ön kol
Standing barbell curl: 8x6
Concentration curl: 8x6
Standing dumbell curl: 8x6

Arka kol
Standing cable push down: 8x6
Lying tricep extention: 8x6
Tricep kickback: 8x6

Bu antrenman boyunca kullanacağınız ağırlık kendi kaldırabildiğiniz kadar olmalı. Seti tamamlayabileceğiniz ağırlığı tercih etmelisiniz.
]]>
Vücut Kemikleri https://www.vucut.gen.tr/vucut-kemikleri.html Thu, 25 Oct 2018 14:17:49 +0000 Vücut kemikleri, insan vücudunda bilimsel araştırmalara göre 206 tane bulunmaktadır. Yeni doğan bebeklerde ise bu durum çok farklıdır. Bebeklerdeki kemik sayısı 300'den fazladır. Bebekler büyüyüp geliştikçe kıkırdak do Vücut kemikleri, insan vücudunda bilimsel araştırmalara göre 206 tane bulunmaktadır. Yeni doğan bebeklerde ise bu durum çok farklıdır. Bebeklerdeki kemik sayısı 300'den fazladır. Bebekler büyüyüp geliştikçe kıkırdak dokuları birleşerek tek bir kemik oluştururlar ve haliyle kemik sayısı da azalmış olur.  Çocuklukta kemiklerimizin yumuşak dokuda olmasının sebebi de vücut kemiklerinin daha çok kıkırdaklı yapıda olmasıdır. Bunun dışında vücut kemikleri yapısına göre uzun, yassı ve kısa olmak üzere 3'e ayrılırlar.
  • Uzun kemikler: Kol ve bacaklarda bulunan kemiklerdir. Uzun kemiği dıştan saran etki kemik zarıdır ve kemiğin enine büyümesini, beslenmesini ve aynı zamanda olası durumlarda onarılmasını sağlar. Kemiğin boyuna büyümesini sağlayan ise uzun kemiğin başı ile gövdesi arasında bulunan kıkırdak yapıdır. Uzun kemiklerin iç kısmında ise sarı kemik iliği ile kırmızı kemik iliği bulunur. Kırmızı kemik iliği kan hücreleri üretirken sarı kemik iliği de uzun kemiklerin iç kısmında bulunan kanalda akyuvar üretimini sağlar. 
  • Yassı kemikler: Kafatası, kürek kemikleri, göğüsve kaburga kemikleri birer yassı kemiktir. Kırmızı kemik iliği bulunurken sarı kemik iliği bulundurmazlar. 
  • Kısa kemikler: Omurgada, el, ayak, bilek ve parmaklarda bulunan kemiklerdir. Kısa kemiklerin eni, boyu ve kalınlığı hemen hemen eşittir. Yassı kemikler gibi kırmızı kemik iliği bulundururken sarı kemik iliği bulundurmazlar.
Vücut kemiklerinin görevleri:
  • Kaslarla birleşerek vücudun hareket etmesini sağlarlar.
  • İçerisinde bulunan kırmızı kemik iliği ile kan üretimine yardımcı olurlar.
  • Vücudun dik durmasını sağlarlar. 
  • Göğüs kafesi ve Kafatası gibi kemiklerle organları dış etkilere karşı korurlar.
  • Vücut kemikleri kalsiyum, fosfat ve magnezyum gibi birçok mineralin deposu görevini üstlenir.
]]>
Vücuttaki Kaslar https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-kaslar.html Fri, 26 Oct 2018 00:37:24 +0000 Vücuttaki kaslar, Kaslarımız, hareket etmemizi sağlayan doku topluluğudur. Kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye çevirir. Yaşadığımız sürece yaptığımız bütün hareketleri ve hayatımızın devam etmesini, vücudumuzda bulun Vücuttaki kaslar, Kaslarımız, hareket etmemizi sağlayan doku topluluğudur. Kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye çevirir. Yaşadığımız sürece yaptığımız bütün hareketleri ve hayatımızın devam etmesini, vücudumuzda bulunan farklı yapıdaki kasların sistemli olarak aksamadan çalışmasına borçluyuz. Kolumuzun ya da ayaklarımızın herhangi bir hareketi, iç organlarımızın rahatlıkla çalışabilmesi kaslarımızın sayesinde olur. 
Vücudumuzun, erkeklerde ortalama %40'ı, bayanlarda ise %30'u kaslardan oluşmuştur. İnsan vücudunda 550 civarında kas bulunmaktadır. Vücut ısımızın %85'i kaslarda oluşan kasılmalardan dolayı açığa çıkmaktadır. Kaslarımızın %60 gibi büyük bir kısmı bacaklarda ve kalçada bulunmaktadır. Bundan dolayı bacak çalışmaları hormonların daha fazla ateşlenmesine ve yağ yakımınında fazla olmasına neden olur. 

Vücuttaki kaslar nelerdir

Çizgili kaslar: İskelet kası olarakta bilinmektedir. İstemli olarak çalışır. Yüz, boyun, sırt, göğüs, kol ve bacak gibi uzuvlarımızda bulunmaktadır. Yapılarında ki görüntünün çizgiye benzemesinde dolayı bu ismi almışlardır. Vücudumuzun genel hareketinden ve duruşundan bu kaslar sorumludur. Sinir hücreleriyle bağlantıları bulunur. Çizgili kaslar uçlarındaki güçlü yapıları olan kirişlerle kemiklere bağlıdır. Sinirler aracılığı ile verilen komutlar sayesinde, hareket ederler ve kirişlerin bağlantıları sayesinde kemiklerimizi hareket ettirirler. İstemli olarak çalışırlar ve bizim geliştirmek için uğraştığımız kas grubunu oluşturmaktadırlar. Yapılan egzersizlerle kas genişliğinde ve uzunluğunda artış sağlanmasına kas hipertrofisi denir. Kasların uzun süre hareketsiz kalması sonucunda, hacminin azalması durumuna da kas atrofisi denmektedir. En geniş kas latismus dorsi, en uzunu olan kas ise quadriseps kaslarıdır. 

Çizgili kası oluşturan yapılara bakıldığında, büyükten küçüğe doğru sıralanışı; kas demeti, kas telleri, telcikler ve ipliklerden diye sıralanır. İpliklerin her birine bir sinir hücresi bağlıdır ve beyinden gönderilen sinyallere toplu şekilde kasılarak cevap verirler. Bunun sonucunda hareket doğmaktadır. Oksijenli ve oksijensiz solunum yapabilirler. Glikojen depolar ve aktivite sonrası laktik asit birikiminden dolayı yorgunluk göstermektedirler. Çizgili kaslar çok çekirdekli ve çekirdekleri merkeze uzakta bulunmaktadır.

Düz kaslar: İstemsiz olarak çalışmaktadırlar. Vücudumuzda damar yapılarında, gözde, içi boşluklu olan iç organlarımızda ve sindirim sistemimizde bulunmaktadır. Yapısının görünümü çizgili kasın aksine düz olduğu için bu ismi almıştır. Tek çekirdekli ve çekirdeği merkezde bulunmaktadır. Kas ipliklerinin, bazı düz kaslarda her birinin bir sinire bağlı olduğu görülse de, bazı düz kaslarda birkaçının bir sinire bağlı olduğu görülmektedir. Düz kaslar hafif pembe renkte olmaktadır. Glikojen depolamazlar, oksijensiz solunum yapmazlar. Çizgili kaslara göre yavaş çalışır ve yorgunluk göstermezler. 

Kalp kası: Görünüş ve yapısı nedeniyle çizgili kaslara, çalışma şeklinden dolayı düz kaslara benzemektedir. Vücuttaki kaslardan olan kalp kası istemsiz çalışır. Besinleri enerjiye çeviren mitokondriler kalp kası hücrelerinin büyük kısmını kaplamaktadır. Kalpte bu oran %30'ken, diğer kaslarda %1-2'dir. Bu yüzden kalp kası yorulmadan ömür boyu çalışır. Kalp kası çizgili kasın yapısına benzese de çizgili kas gibi kramp yaşamaz. Ritmik kasılma ile çalışırlar. Kasılmayı sağlayan uyarı mekanizmasını kendi içinde barındırmaktadır. Buna rağmen kasılma şiddeti ve hızı gibi durumlarında otonom sinir sistemine bağlıdır. Bu durumda hormon artışları esnasında kalbin durumunun otonom sinir sistemi tarafından düzende kalmasını sağlamaktadır. Adrenalin gibi hormonlar direk olarak kalbin frekansına etki eder. Efedrin maddesi de atım hızını arttırır. 
]]>
Vücut Kılları https://www.vucut.gen.tr/vucut-killari.html Fri, 26 Oct 2018 22:36:40 +0000 Vücut kılları, vücudumuzun neredeyse tamamında bulunmaktadır. Yapısal olarak kimisinde daha gür kimisinde daha seyrek ortaya çıkmaktadır. Ancak ince de olsa mutlaka var olmaktadır. Hatta çok kıllı kişiler bazen espri konusu olm Vücut kılları, vücudumuzun neredeyse tamamında bulunmaktadır. Yapısal olarak kimisinde daha gür kimisinde daha seyrek ortaya çıkmaktadır. Ancak ince de olsa mutlaka var olmaktadır. Hatta çok kıllı kişiler bazen espri konusu olmaktadır. Örneğin ''sen üşümezsin içinde kazağın var'' gibi cümleler ortaya çıkmaktadır. Vücut kılları dediğimiz zaman sadece görsel olanlar yoktur. Burnumuzun içerisinde ve kulaklarımızın içerisinde dahi kıllar bulunmaktadır. Vücut kılları diğer organlar yada vücut uzuvları gibi bir işleve sahiptir. 

Vücut kılları ne işe yarar

Vücut kılları aslında vücudun ısı dengesi üzerinde çok büyük etkisi vardır. Havalar soğuduğu zaman yada üstümüzde ince kıyafet varken serin bir ortamda durduğumuzda kılların köklerinde bulunan küçük kaslar kılların dikleşmesini sağlamaktadır. Bu şekilde vücudun ısısı korunmuş olmaktadır. Burun, kulak ve yüzümüzde bulunan kıllar ise dışarıdan gelebilecek tozların tutulmasını sağlamaktadır. Bu şekilde burun yolunda ve kulak yolunda bariyer görevi görmektedirler. Kirpiklerimiz ise gözlerimize küçük cisimlerin kaçmasını engellemektedir. 

Vücut kılları vücutta farklı isimler alabilmektedir. Saç, kaş, kirpik yada bıyık. Bütün isimlerin esas ismi aslında kıldır. Yetişkin bir bireyde 1,5 milyon kıl kökü olduğu söylenmektedir. Tabi burada değişken olan tüylerin hormonlara bağlı olarak kalınlıklarıdır. Bazı bayanlarda hormon dengesindeki sapmalar erkekte olduğu gibi sakal ve bıyık çıkmasına neden olabilmektedir. Yada vücut geliştirme yapan bayanların dışarıdan testosteron içeren destekler alması vücut kıllarında kalınlaşmaya neden olmaktadır. Buda erkekte kılların neden kalın olduğunun göstermektedir. Yani testosteron seviyesi ile bağlantılıdır. Ancak neden bazı bölgelerde tüyler kesilince uzamaya devam ederken bazı bölgelerde eski boyutuna geldiğinde durmakta tam olarak çözülmüş değildir. 

Vücut kılları günümüzde estetik olarak ele alınmaya başlamıştır. Teknolojinin ilerlemesi ile istenmeyen tüyler dediğimiz vücut kıllarından lazer yada farklı yöntemler ile kurtulmak mümkün olmaktadır. Ancak yinede revaçta olan lazer epilasyon olmaktadır. Daha çok bayanların tercih ettiği bu yöntem giderek erkekler arasında da yaygınlaşmaktadır. Örneğin sakal üstü, ense ilk etapta gelirken, spor ile uğraşanlar için üst vücut daha çok tercih edilmektedir. Ancak ne kadar istenmeyen tüy olarak algılasak bile vücut kıllarının faydalarını unutmamak gerekmektedir. Siz çok rahatsız etmiyorlarsa vücut kıllarınız ile barışık olun. Sağlıkla günler dileğiyle.




]]>
Vücut Sıcaklığı https://www.vucut.gen.tr/vucut-sicakligi.html Sat, 27 Oct 2018 11:39:07 +0000 Vücut Sıcaklığı, insan vücudunun doğru bir düzende çalışabilmesi için uygun değerde ısıya gereksinimi vardır. İnsan vücudu için iki tür ısı mevcuttur.Bunlardan biri vücut yüzey ısısıdır ve kişinin bulunduğu ortama Vücut Sıcaklığı, insan vücudunun doğru bir düzende çalışabilmesi için uygun değerde ısıya gereksinimi vardır. İnsan vücudu için iki tür ısı mevcuttur.Bunlardan biri vücut yüzey ısısıdır ve kişinin bulunduğu ortama göre farklılık göstermektedir. Diğeri ise vücut iç ısısıdır. Bu derin dokuların ısıdır. Yetişkin ve sağlıklı bireylerde 36,5 C derece sabit bir değerdir. Ancak bu değer bebeklerde 36,8 olabilir. Vücut tüm etkinliklerini bu ısı değerleri arasındaki sıcaklık sayesinde yerine getirmektedir. Vücut ısısının yüksek derecelere çıkması yani halk arasındaki haliyle ateş, vücudun bazı standart dengelerinde bir bozulma ve rahatsızlık olduğunu bize göstermektedir. Ateş, yalnızca bir hastalık değil; aynı zamanda başka hastalıkların belirtisinden biridir. Ödem, aşı veya doku hasarı gibi nedenlerle vücut ısısını düzenleyen termoregülatör temeldeki dengenin bozulmasıyla ateş oluşur. Vücut sıcaklığının artmasından kaynaklanan ve bu sıcaklığın temelinde yatan etmenlerin neler olduğu bir hekim tarafından araştırılmalıdır. 

Vücut Sıcaklığının Artmasına Neden Olan Etmenler:
  • Hipertiroidizm
  • Enfefksiyondan kaynaklanan hastalıklar (kızamık, tifo)
  • Psikolojik etkenler (heyecanlanma)
  • Serum alma 
  • Metebolizmaya hasar veren hastalıklar (gut)
  • Tümörler
  • Beyinde meydana gelen tromboz (beyin damarlarında pıhtılaşma)
  • Bazı kullanılan ilaçlar
  • Bağışıklık sitemindeki hastalıklar
  • Kan nakli
  • Yanıklar
Görüldüğü gibi vücut sıcaklığı artışı birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Vücut sıcaklığının 35 derecenin altına düşmesine hipotermi denir. Zamanında müdahale edilmediğinde kalp yetersizliğinin olmasına ve hatta ani kalp durmasına yol açabilir. 

Vücut sıcaklığının artışı aslında doğal bir savunma mekanizmasıdır. Bu yüzden doktorlar için anlamlı ve gerekli bir uyarıdır. Ancak aileler için korku nedenidir. Bu korku ve panikleme sonucu bazen hatalı uygulamalar yapılabilmektedir. Bu yüzden sakin olmak son derece önemlidir. 
]]>
İnsan Vücudu Organları https://www.vucut.gen.tr/insan-vucudu-organlari.html Sat, 27 Oct 2018 12:11:42 +0000 İnsan Vücudu Organları, İnsan bedeninde birçok özelliği yerine getirmesi açısından birçok organ bulunmaktadır. Her bir organın yaşamsal anlamda işlevleri bulunmaktadır. Bu organlardan herhangi birinde meydana gelen sorun İnsan Vücudu Organları, İnsan bedeninde birçok özelliği yerine getirmesi açısından birçok organ bulunmaktadır. Her bir organın yaşamsal anlamda işlevleri bulunmaktadır. Bu organlardan herhangi birinde meydana gelen sorun diğerlerini de doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkilemektedir. Bu makalemizde sizlere insan vücudu organları hakkında bilgiler vereceğiz.

Kalp; Yetişkin bir insanın kalbi yumruğu kadardır. Kanın pompalanmasına yardımcı olur. Temiz kanı alıp damarlara gönderimini sağlar. Bunun yanı sıra kendisine gelen kirli kanı da temizler.
Karaciğer; Diyaframın hemen altında yer alan ve 2 kilogram ağırlığındaki koyu kırmızı yumuşak yapıdır. Birçok görevi bulunmaktadır. Şekerin depolanmasına yardımcı olur. Aynı zamanda da protein üretilmesinde ve depolanmasında önemli görevi bulunmaktadır. Bunun ile birlikte depo edilmiş yağların kullanımını da sağlar. Vücut ısısını ve kan miktarını da ayarlar.
Akciğer; Solunumu gerçekleştirildiği organdır. Göğüs boşluğunda yer alan iki ayrı parçadan oluşan organımızdır. Akciğer kesecikleri sayesinde solunum gerçekleşir. Görevi oksijeni alıp kan dolaşımında etkin hale getirmektir. Bunun ile birlikte kan dolaşımındaki karbondioksitin ise dışarı salınımını sağlar.
Dalak; Midenin arka bölümünde yer alan bu yapı eskimiş haldeki kan hücrelerini ortadan kaldırır. Gerektiği yerde ise kırmızı kan hücrelerini meydana getirebilir. Tifo ve sıtma gibi bulaşıcı hastalıklar ile kansızlık gibi durumlarda dalak zarar görebilir.
İnce Bağırsak; Kıvrımlı bir yapıya sahiptir. Bu sayede besinlerin bağırsak duvarından difüzyona uğramasına ve emiliminin uygun hale gelmesine yardımcı olur. Su ve minerallerin emildiği kısım olarak da bilinmektedir. Uzunluğu 7 metre kadardır.
Kalın Bağırsak; İnce bağırsak ve anüs arasında kalan organdır. Uzunluğu 2 metre katar olup sindirimin beşte birini oluşturur. Sindirilen besinlerin boşa haline geldiği kısım olup dışa atılımı için anüse taşınmasını sağlar.
Mide; Karın bölgesinin sol alt kısmında yer alır. Torba biçimde bir organ olup yaklaşık 20 cm uzunluğunda ve 10 cm genişliğindedir. İçeriye giren yiyeceklerin fiziksel ve kimyasal olarak sindirimini gerçekleştirir. Bunun için de özel bir asit salgıladığı bilinmektedir.
Böbrek; Fasulye biçimde olan ve boşaltıma işlemine yardımcı olan organdır. Proteinlerin parçalanması neticesinde oluşan üre gibi zehirli maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlar. Kanın temizlenmesinde oldukça önemli bir görev üstlenir.
Pankreas; Karın boşluğunun üst bölümünde ve bel omurlarının hemen önünde yer alan organdır. Sindirim fonksiyonuna yardım edici yönü bulunmaktadır. Aynı zamanda da kan şekerini düzenler. Ortalama 20 cm uzunluğunda ve 60 gram ağırlığındadır.
Yemek Borusu; Yiyeceklerin ağızdan sonraki geçiş noktası olarak bilinir. Yemek borusunda sindirim gerçekleşmez. Yalnızca mideye geçişini kolaylaştırıcı görevi bulunmaktadır.
Apandisit; Kalın bağırsağın bir çıkıntısı olarak bilinen ve körbağırsağın ise alt bölümünde yer alan solucan biçimindeki yapıdır. Uzunluğu 7-12 cm arasında değişmektedir. Görevi ise kalınbağırsakta yer alan mikropları yok edip hastalık yapmasını engellemektedir.
Soluk Borusu; Nefes borusu olarak da bilinen bu yapı bedende solunan havanın geçtiği boru biçimdeki bir organdır. Havanın ciğerlerimize taşınmasını sağlar.
Safra Kesesi; Karaciğerde salgılanmış olan salgının biriktiği yerdir. Karaciğerin alt bölümünde yer alan ve torba biçiminde olan kısımdır. Yemek yenildiği zaman safra kesesi kasılmaya başlar.
Anüs; Sindirim sisteminin son noktasıdır. Dışkı bu organ sayesinde dışarı atılımı gerçekleşir.

]]>
Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücuttaki Değişiklikler https://www.vucut.gen.tr/sigarayi-biraktiktan-sonra-vucuttaki-degisiklikler.html Sun, 28 Oct 2018 08:13:50 +0000 Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücuttaki Değişiklikler, Sigara terk edildikten sonra vücut üzerinde hızlı bir şekilde olumlu etkiler yarattığı inanılmaz şekilde gözlemlenmiştir. Uzmanlarca yapılan araştırmalar neticesin Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücuttaki Değişiklikler, Sigara terk edildikten sonra vücut üzerinde hızlı bir şekilde olumlu etkiler yarattığı inanılmaz şekilde gözlemlenmiştir. Uzmanlarca yapılan araştırmalar neticesinde 35 yaşını doldurmadan önce sigarayı terk edenlerin yaşamları boyunca hiç sigara içmeyen kişilerle aynı olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. İnsanlarda yapılan gözlemlerde sigarayı bırakanların sağlık açısından zinde olduğu ve sosyal aktivitede daha fazla aktif oldukları anlaşılmıştır.

Sigaranın Bırakılmasıyla İlk 48 Saat İçerisindeki Gelişmeler

Sigara Bırakıldıktan 20 dakika sonra vücutta  kan basıncı, nabız ve kan basıncı normale dönmektedir. 8- 24 saat sonra Kanda bulunan karbonmonoksit oranı muazzam bir biçimde düşmekte ve normal seviyelerde olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte vücuttaki oksijen miktarı yükselir ayrıca sigarayı bırakanların kalp krizi geçirme riski devam edenlere oranla daha fazla düşük seviyede olduğu uzmanlarca kanıtlanmıştır. Sigarayı bıraktıktan 48 saat sonrasında sinir uçlarında onarım başlamakla koku ve tat alma duyularında iyileşmeler gözlemlenmiştir.

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Yıllara Göre Vücuttaki Değişiklikler

1- Sigarayı bıraktıktan 2 -3 ay sonunda  vücutta efor kapasitesi artmakla birlikte koku ve tat alma duyularında uzmanlarla gözlemlenmiştir. Hakeza balgam miktarında azalma, tırnak ve dişlerde yer alan sigaradan kaynaklı sigara lekeleri yok olur. Kan dolaşımı düzelmekle Akciğerlerdeki kapasitesinde artmalar gözlemlenmiştir.

2-Sigarayı bıraktıktan bir iki yıl sonunda bilimsel verilen ışığında vücutta Akciğer kanseri yakalanma ihtimali düşer. Kalp rahatsızlığına bağlı ölümlerde yüzde 35 – 40 oranında azalma olur. Beyinde kanama ve tıkanıklık riski fazlaca azalmakla, iyi kolesterol olarak bilinmekte olan HDL miktarı artar.

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Vücuttaki Değişiklikler

3-Sigara bırakılmasının ardından 1 – 9 yıl gibi uzun bir zaman geçtiğinde vücutta öksürük denilen sorun ortadan kalkar. Nefes darlığında ciddi anlamda azalmalar görülür. İç organlar hastalıklara karşı direnç kazanır. Hastalık durumunda vücut kendisini kısa zamanda toparlar. Yemek borusu ve gırtlak kanseri gibi hastalıklara karşı vücut daha fazla dirençlidir.

4- Sigara bırakılmasından 5 – 15 yıl sonrasında vücutta felç geçirme riski azalmaktadır. Sigara içenlerin içmeyenlere göre felç ve kalp krizi geçirme oranları ciddi anlamda yüksektir. Bu hususla sigaranın terkinden uzun bir zaman geçtikten sonra felç gibi hastalıklara yakalanma oranında içenlere göre ciddi anlamda azalma gözlemlenmiştir.

Görüldüğü üzere sigarayı zamana göre bırakanların vücut sağlıklarını korudukları, bir kısım ciddi ve ölümcül hastalıklara yakalanma oranlarının daha düşük olduğu anlaşılmıştır. Hakeza sigarayı bıraktıktan sonra vücuttaki değişiklikler gözle görülür düzeylerdedir. Sigarayı terk edenlerin zayıf olan hastalarda kilo alarak vücutlarını toplamaktadırlar. Sigaranın katranın dan dolayı gözlerin altındaki şişlik ve karartının zamanla düzeldiği gözlemlenmiştir. Yıllara göre esmer tenli olan bir kısım insanların sigarayı bırakmalarından dolayı tenlerinden açılma beyazlaşma görülmüştür. Ayrıca sigarayı bırakanların üzerine sinen kötü kokudan kurtuldukları anlaşılmıştır. Önceden sigara tüketen insanların dişleri sarımtırak ve siyah renkdeyken sigarayı bıraktıktan sonra doğal beyaz renklerine döndüğü gözlemlenmiştir.

Yıllarca sigara tüketen insanların bıraktıklarında vücutlarındaki hasarı topladıklarından nefes darlığının ortadan kalktığı, sabah öksürüğü ve uzun süreli yaşadıkları farenjit nöbetlerinden kurtuldukları görülmüştür. Sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuz sağlık açısından kendisini toparlamakla çocuğumu, eşimiz ve arkadaşlarımızla iki ilişkilerimizin daha iyi olduğu gözlemlene]]> Radyasyon Vücuttan Nasıl Atılır https://www.vucut.gen.tr/radyasyon-vucuttan-nasil-atilir.html Mon, 29 Oct 2018 06:09:35 +0000 Radyasyon Vücuttan nasıl Atılır, Radyasyon konusu sıkça duyduğumuz ama radyasyon nedir, neye yarar, zararları nelerdir, nasıl korunuruz gibi soruları da hep merak ettiğimiz bir konudur. Nedir bu radyasyon, neler radyasyon yapar, na Radyasyon Vücuttan nasıl Atılır, Radyasyon konusu sıkça duyduğumuz ama radyasyon nedir, neye yarar, zararları nelerdir, nasıl korunuruz gibi soruları da hep merak ettiğimiz bir konudur. Nedir bu radyasyon, neler radyasyon yapar, nasıl korunuruz, vücudumuzdan radyasyonu nasıl atarız, bu gün bu soruların cevabına bir bakalım isterseniz. 


Radyasyon Vücuttan Naslı atılır Konusuna başlamadan önce radyasyon nedir sorusunun cevabını radyasyonun kısa ve genel bir tanımını yazmamız gereklidir. Nedir radyasyon  Radyasyon diğer adı ile ışınım gerek elektromanyetik dalgalar yolu ile veya parçacık aktarımı yayılımının genel bir ifade şeklidir. Günlük hayatımızın her alanında gerek teknolojik araçlarımızın kullanımında veya doğal yollardan her gün radyasyona maruz kalırız. Hiç farkında olmadan organlarımız ve dokularımız radyasyonla etkileşime girer. Bu etkileşimler bazen gözle görülür sonuçlar doğursa bile bazen de hiç haberimiz olmaz vücudumuzdan geçer gider. Radyasyon parçacık veya foton olarak yayılan bir enerjidir. Aslında radyasyon doğada hep var olan devamlı olarak birlikte yaşadığımız bir olaydır. Radyo televizyon iletişiminde kullanılan radyo dalgaları, tıpta ve endüstride kullanılan x ışınları olarak adlandırılan röntgen ışınları, güneş ışınlar her gün yaşadığımız radyasyonun birer parçasıdır. Radyasyonun zararları olarak baktığımızda Radyasyon Hücrelerimizin genetik materyali olan DNA yı parçalaması sonucu hücreler ölür dokuların zarar görmesi sonuç olarak ta kanserin başlangıcı olarak karşımıza çıkar. 

Radyasyon Vücuttan Nasıl Atılır
Radyasyon Vücuttan Nasıl Atılır Radyasyonun vücudumuzdan atmadan önce vücudumuzu etkileyen radyasyonları azaltmakla işe başlayabiliriz. Cep telefonlarını en az 2 metre uzağımızda bulundurmalı ve mümkünce yattığımız odanın sınırları içinde tutmamalıyız, Elektronik cihazların fişlerini çekerek çalışmalarını durdurmalıyız. Bütün bunlar radyasyonun etkilerini biraz da olsa azaltacaktır. Birde radyasyonun vücudumuzdan atılmasını sağlayan bitkiler tüketebiliriz. Özellikle sarımsak antibiyotik etkiye sahiptir, bunun yanında böğürtlen, çilek, portakal, üzümün çekirdekleri ile yemekte antioksidan etkiye sahiptir. Ayrıca çörek otunun ve biberiyenin de radyasyonun atılmasında etkili olduğu bilinmektedir. Bol su içmekte radyasyonu atmanıza yardımcı olacaktır. Su kanı tazeler ciltteki dokuların onarılmasında oldukça faydalıdır. Rafine olmayan hakiki zeytinyağı radyasyonun vücuttan atılmasına yardım eder. Ayrıca kaktüs bitkisini odanızda bulundurmanız da radyasyonun etkilerinden sizi korumak ta oldukça faydalı olacaktır. Bütün bunlara rağmen radyasyon tedavisine ihtiyaç ta duyabiliriz. Radyasyon tedavisinde radyasyonun vücuda girmesini önleyici potasyum iyodür verilerek radyasyonun vücuda girmesi engellenebilir. potasyum iyodür radyasyona karşı diğer organlarım. Vücuttan radyasyonu uzaklaştırmak için diğer bir yöntem de doktor gözetimi altında Prusya mavisi de kullanılabilir. korumaz Sağlıklı güler dileğimizle.
]]>
Fit Vücut https://www.vucut.gen.tr/fit-vucut.html Mon, 29 Oct 2018 22:49:39 +0000 Fit vücut,  yaşam boyunca herkesin arzusudur fit bir vücuda sahip olmak. Her ortam da fit bir vücut ile göze batar ve hoş görünür kendinizden söz ettirebilirsiniz. Fakat fit vücut olmak zayıf olmak demek değildir. Arada b Fit vücut,  yaşam boyunca herkesin arzusudur fit bir vücuda sahip olmak. Her ortam da fit bir vücut ile göze batar ve hoş görünür kendinizden söz ettirebilirsiniz. Fakat fit vücut olmak zayıf olmak demek değildir. Arada bu ayrıntıyı fark etmek gerekir. Fit vücuda sahip olmak ümidiyle yemeyip içmeyip sağlıksız ve zayıf bir vücuda sahip olmak hiç doğru değildir. Şok diyet uygulamaları, sağlıksız beslenme ve ani kilo kayıpları sağlığınızı tehdit eder. Bu nedenle sağlıklı ve dengeli beslenerek spor yaparak fit bir vücuda sahip olmanız gerekir. Bunun için yapmanız gerekenlere bakalım.

Fit Vücut
Fit bir vücut için yapılması gerekenler 
  • Alkol kullanılmamalıdır. Çünkü alkol kullananlarda bel bölgesinde yağlanmalar oluşur ve fit görünüm elden gider.
  • Kahvaltı kesinlikle yapılmalıdır ve hiç atlanmamalıdır. Uyandıktan iki saat sonra kahvaltı yapılmazsa metabolizma yavaşlar.
  • Bir oturuşta çok fazla yemek yerine günde altı öğün yenilmelidir. Üç ana öğün üç ara öğün şeklinde. Ara öğünlerde sağlıklı gıdalar tercih edilmelidir yoğurt meyve gibi. Böylelikle metabolizmanız çok daha iyi çalışır.
  • Yemekleri iyi bir şekilde çiğneyerek yutmak gerekir. 
  • Spor yapılmalı, yapılmıyorsa bile günde bir saat yürüyüş yapılmalıdır.
  • Hamur işlerinden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
  • Yemeklerden en az yarım saat sonra meyve tüketilmelidir.
  • Günde en az iki litre kadar su tüketilmelidir.
]]>
Vücut Yağ Oranı https://www.vucut.gen.tr/vucut-yag-orani.html Tue, 30 Oct 2018 12:17:33 +0000 Vücut Yağ Oranı, Vücut yağı kitlesinin gerek kötü beslenme alışkanlıkları, gerekse hareketsizlik ve egzersiz yapmamaktan kaynaklanan nedenlerle artması hem sağlığı tehdit eden bir durumdur, hem de obezite ve şişmanlık Vücut Yağ Oranı, Vücut yağı kitlesinin gerek kötü beslenme alışkanlıkları, gerekse hareketsizlik ve egzersiz yapmamaktan kaynaklanan nedenlerle artması hem sağlığı tehdit eden bir durumdur, hem de obezite ve şişmanlık  gibi vücut estetiğinin bozulmasına neden olan sebeplerin basında gelmektedir. Ayrıca şişmanlık derecesinin bir göstergesidir. 

Obezite, Vücutta aşırı yağ birikimi olarak tanımlanır. Spor yapılsın yapılmasın, herkesin mutlaka kas ve yağ oranlarının vücutta ne gibi değişiklikler meydana getirdiğini bilmesi gerekmektedir.

 Genelde vücut yağ oranı dendiğinde vücut geliştirme gibi sporlarla uğraşanlar akla gelir. Bu sporu yapanlar bu oranı en alt seviye olan, % 5 veya  altı sevilerde tutmaya çalışırlar. Görsel bir spor olan vücut geliştirme sporun da, rekabet etmeleri için bu gereklidir. Vücut yağ oranı seviyesi bünyemize göre dengede tutmak sağlığımız açısından çok önemlidir. Farklı seviler farklı anlamlar ifade etmektedir. Düşük olmasının zararları olduğu gibi yüksek yağ oranlarının da sağlık sorunlarına yol açabildiği görülmektedir. Bazı bünyelerde % 25 yağ oranı normal gözükse de bazı bünyelerde  sağlığı etkileyen seviye olabiliyor. Bu nedenle bir uzman gözetimi altında kendi bünye verilerimizi hesaplayıp değerlendirmek daha doğru olur. Kadın ve erkek vücut yağ oranlarında  arasında önemli farklar vardır. Kadınlarda bu oran daha yüksektir, bu fazla yağ oranına göre kadınlar erkeklerden daha sağlıklı olabiliyorlar. Kadınların erkelerden daha fazla vücut yağ oranına sahip olmalarının sebebi gebelik süresinde vücudun  yağa ihtiyaç duymasıdır. Vücut yağ oranının hesaplamalarında kadınlar için ayrı, erkeler için ayrı (farklı) yöntemler kullanılmaktadır.

Vücut Yağ Oranı

Vücuttaki Yağ Seviyesi,

Cinsiyete göre genel olarak vücuttaki yağ oranları değişmektedir. 20 ile 40 yaş arası kadınlarda %19 dan %26 ya kadar yağ oranları mükemmel ve iyi arasında kabul edilmektedir. 40 yaş üzeri kadınlarda ideal olan oran ise %23 ile % 30 arasındadır 

20 ile 40 yaş arası erkeklerde ise %10 dan % 20 ye kadar olan yağ oranları mükemmel ve iyi arasındadır. 40 yaş üzeri erkeklerde ideal olan oran ise %19 ile %23 arasındadır. Tüm cinsiyet ve yaş grupları vücudundaki yağ oranını bu sevilerde tutması, olası sağlık sorunlarını engellemek açısından önemlidir.

Sporcularda yağ oranı erkelerde %7- %18, kadınlarda %12 - %20 olmalıdır. Değerler yapılan spora, yaşa, boya ve egzersizlerin süresine göre değişkenlik gösterebilir. Bu rakamlar yaklaşık rakamlardır, günlük besinlerini %10 - %20  si yağ, %10 - %20 si protein, %60 - %70 oranlarında ayarlayan ve gerekli vitamin ve mineralleri alan sporcularda vücutta yağ sorunu yaşamazlar.

Vücut Yağ Oranını Azaltmak İçin Tavsiyeler;  

  • Çalışma seanslarında aerobik egzersiz süresini 30 - 45 dakikaya ve hafta içinde çalışma sayısını artırarak 4 - 5 çıkarın 
  • Kötü beslenme alışkanlıklarını terk edin.
  • Günlük kalori alırken büyük bölümünü günün ilk yarısında almaya çalışın, akşam yemekler ini kalori yönünden hafif olacak yiyeceklerden seçin.
  • Yatmadan önce ve geceleri kesinlikle bir şey yemeyin.
  • Eğer vücut geliştirme ve fitness programlarınız varsa, aerobik  çalışmalarınızdan sabah ve akşam olarak ayırın 
  • Günde ene az 10 - 12 bardak su içmeye gayret edin.
Bu tavsiyeler vücudunuzun yağ oranını ideal seviyelerde tutmanıza yardımcı olacaktır, sağlıklı yaşamaya ulaştıracak temel kurallardır.

]]>
Bayan Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/bayan-vucut-gelistirme.html Tue, 30 Oct 2018 14:38:37 +0000 Bayan Vücut Geliştirme, Bayanlar formlarını korumayı genel olarak sevmektedir. ancak kimi bayanlar formlarını korumanın yanı vücut da geliştirmek isterler. Vücut geliştirmek isteyen bir bayan verimli olarak çalışma gerç Bayan Vücut Geliştirme, Bayanlar formlarını korumayı genel olarak sevmektedir. ancak kimi bayanlar formlarını korumanın yanı vücut da geliştirmek isterler. Vücut geliştirmek isteyen bir bayan verimli olarak çalışma gerçekleştirmek istiyor ise spor salonuna kaydolmayı veya evinde spor yapabileceği alanlar oluşturmalıdır. Kas oluşturmak isteyen bayan öncelikle ev içinde dumbelle ve burbell gibi küçük ağırlık aletleriyle yola çıkmalıdır. Eğer dışarı spor salonuna gitme imkanınız var ise Düzenli  spor salonuna gidilmelidir. Burada yer alan uzman eğitmenler tarafından  haftada 3 - 5 saat aralıklı olarak  spor yapmalıdır.  Özellikle kaslı bir görüntü isteyen bayan kas kütlesi oluştururken eksersizlerin düzenli olarak yalpılmalıdır. Eğer spor yapmaya yeni başladıysanız 2 gün arayla spor yapılmasında fayda vardır. Bunun nedeni ise kaslar oluşurken spor yaptıktan sonra vücuda minumum 48 saat dinlenme süresi verimelidir. Yapılan bilimsel araştırmalar neticesinde kasların ağırlık kaldırıyorken değil, dinlenme sürecinde  daha fazla güçlendiği bilimsel olarak güçlendiği gözlemlenmiştir. 

Bayanlarda Sağlıklı Olarak Vücut Geliştirmenin İlk Adımları

Spor esnasında yaptığınız spora bağlı olarak ne kadar kalori yaktığınızı hesaplayarak ve yeterli ölçülerde kalori alın. Bayanlar sağlıklarını korumak amacıyla günde 1800 ile 2000 kalori almalıdır. Vücut geliştiren bayan aldığı besin ile tüketti kalori arasında denge oluşması gerekmektedir. Bu denge korunmadığı taktirde vücut kaslarının gelişmesinin aksine aşırı bir derecede yorgunluk gözlemlenecektir. Bol miktarda karbonhidrat ve protein tüketilmelidir. Bayanlar vücut geliştirmek istiyorlar ise kesinlikle ve kesinlikle spordan önce ve hemen sonra protein yönünden zengin yiyecek ve içecekler tüketmelidir. Protein kas kütlesinin arttıran yegane ölçüttür. Karbonhidratlar enerji verir kas hücrelerinin proteine kavuşmasına yardımcı olur. Gün boyunca sağlıklı atıştırmalar yenilmelidir. Sağlıklı beslenmekle birlikte genellikle büyük sabah, öğlen ve akşam öğünlerinin yanı sıra iç geçmesi açısında atıştırmalar yapılmakta fayda vardır. Bunun temel nedeni spor salonunda yoğun olarak kaybedilen kalori dengesinin sağlanmasındır.

Bayan Vücut Geliştirme

Bayan Vücut Geliştirirken Yapılacak Egzersizler

5 – 6 kez tekrar kaldırabileceğiniz bir ağılık seçmelisiniz, seçilecek ağırlık spora başladığınız gücünüz ile orantılı olmalıdır. Vücut geliştirmede ağırlık kaldırmada temel hareketler olarak adlandırılan bench press, deadllift ile squat ağırlık hareketleri ile başlanılmalıdır. 3 set halinde bu ağırlık kaldırma yapılmalıdır. Her bir set arasında 2 – 3 dakika dinlenilmelidir.  Bu egzersizler yapılırken kimyasal tüketimi pek tavsiye edilmemektedir. Düzenli ve istikrarlı sporlar sayesinde vücudunuzun ister kısmi isterse tümü ile kaslı olmasını sağlayabilirsiniz.

Bayanlar Vücut Geliştirmek istiyorsa kesinlikle sporu elden bırakmamalıdır. Günlük düzenli egzersizlerin yapmalıdır. Hakeza haftada 2 – 3 kez spor salonlarına gidilmesi elden bırakılmamalıdır. Fıtrat olarak nazik bir mizaca sahip olan bayanlar vücutlarının fizyolojik görüntüsünü korumak amacıyla zaten sporu elden bırakamazlar ancak bunun üzerine birde vücut geliştirerek kaslı bir yapıya sahip olmak itiyorlar ise spor salonlarında eğitmelerin vermiş olduğu egzersizlere harfiyen riayet edilmelidir. Çabuk kas yapmak düşüncesi ile kesinlikle vücut yıpratılmamalıdır. Tatlı bir yorgunluk ve gayretle bayanlar vücutlarını geliştirebilirler. Eğer beklenmeyen bir durumla karşılaşılıp vücutta sporlar etkisiyle yırtık veya rahatsızlıklar oluşursa eğitmeniz ile konuyu görüşüp uzman bir doktordan yardım almanızda fayda bulunmaktadır.

]]>
Erkek Vücudu https://www.vucut.gen.tr/erkek-vucudu.html Wed, 31 Oct 2018 00:55:36 +0000 Erkek Vücudu, Erkek vücudunun belli bir standart ölçülerde olması gerektiği bu konudaki uzmanlar tarafından belirlenmiştir Durum bu şekilde olsa da genelde bu duruma bayanlar karar vermektedir. Veya erkekler bayanların sevdiği vü Erkek Vücudu, Erkek vücudunun belli bir standart ölçülerde olması gerektiği bu konudaki uzmanlar tarafından belirlenmiştir Durum bu şekilde olsa da genelde bu duruma bayanlar karar vermektedir. Veya erkekler bayanların sevdiği vücut ölçülerine girmek isterler. Bu konuya bir örnekle devam etmek istiyorum. Babası oğluna tavsiyede bulunur, oğlum biraz kilo al çok zayıfladın. Oğlu babaya cevap verir baba kızlar böyle seviyor. Örnekteki gibi Babasının sözünü tutmayan evlat kızların sevdiği vücut ölçülerine girmeye çalışır. Buradan da anlaşıldığı üzere bayanlar bu konudaki ölçülerini belirleyen uzmanlardan daha da uzmandır. En azından bizim ülkemizde bu şekildedir. Şekli zaten belirlenmiş olan erkek vücut ölçüleri en az 1.80 cm boy, 75 kg ve birazda kas yapısı olmadır. Bu durumu daha da geliştirmek erkeklerin elindedir. Sağlığına dikkat edip düzenli beslenir, spor veya egzersiz yaparak tabi. Erkekler için kadın vücudu uyarıcıdır. Zaten onlarda bu durumun farkında oldukları için giyimlerine, makyajlarına, kilolarına çok dikkat ederler. Erkeklerin aklını başından almak için elinden gelini arkasına koymazlar. Kadınlar erkeklerde giyim, kuşağım gibi özellikler değil, onlar genellikle duygu ararlar. Tabi bunun yanında ideal erkek vücudu nasıl olmalıdır.

İdeal erkek vücudu nasıl olmalı;
  • Kalçası; Dar, kavisli, sıkı olacak ve standart erkek vücuduna uyacak ölçülerde olması gereklidir. Bizim ülkemizde genellikle rastlanan model kurumuş, zayıf, çelimsiz pantolonu bile doldurmayan genellikle zayıf insanlarda rastlanan bir kalça şeklidir. Yada sandalye ye  sığmayacak kadar büyük, yayılmış ve yumuşaklıktan sallanan kalça modelidir.
  • Omuzları ve kolları; Omuzlar oldukça geniş olmalı, kollardaki kaslar gömleği yırtacak cinsten olmalı. kolunu bükünce kaslar ortaya çıkmalıdır.
  • Dişleri; Sigaradan veya çaydan sararmış olmayıp tertemiz, ağız kokusu olmayan, gülünce dişleri inci gibi parlayan artı bembeyaz dişleri olmalı. Yoksa sararmış, çürük dişlerle ne kadar güler isen gül rahatsızlıktan başka bir işe vermez.
  • Ayaklar; Öncelikle temiz, koku yapmayan, tırnaklarına özen gösteren, tabanında nasır oluşmamış, bakımlı ayaklar olmalıdır.
  • Eller ve parmaklar; Parmaklar uzun, ince ve güçlü, eller ise yumuşacık kılsız ve bakımlı olmalıdır.
  • Erkek vücudundaki kıllar; Göğsünde kılların olması gayet olağan bir durum ama maalesef sırtında, omuzlarında kılların olması hiç de hoş değil.
  • Erkek yüzü; Öncelikle sivilcesiz, yarada izi olmayan, kirli sakallı veya sakalsız  ve bakımlı olmalıdır.
Erkek Vücudu
Kısacası erkek vücudu bayanların istediği gibi olmalıdır. Yalnız bayanlarda erkekler için fazla bir şey istemiyorlar. Yukarıda belirttiğim erkek vücudu bayanlar böyle istiyor diye olmamalıdır. Zaten sağlıklı ve temiz bir erkek vücudunda olması gerekenlerdir. Onlara haksızlık yapmaya gerek yoktur. Erkek veya bayan fark etmez sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak olunmalıdır. Temizlik ve bakım dinimizin emirlerinden biri olup, erkek veya bayan fark etmez, insan olmanın gereğinde vardır. Çünkü temizlik imandan gelir. Bu kurallara uyan kişi  birde spor veya egzersiz yapıp beslenmesine özen gösteriyor ise zaten bayanların istediği erkek vücut ölçülerine ulaşmış demektir. Sağlık her her şeyden önce gelir. Sağlık için yapılan hiç bir şey boşuna değildir. Sağlığınızı koruyun ve vücudunuzu egzersizler ile şekle sokun.
]]>
Vücut Geliştirme Diyeti https://www.vucut.gen.tr/vucut-gelistirme-diyeti.html Wed, 31 Oct 2018 15:59:24 +0000 Vücut Geliştirme Diyeti, Vücut geliştirme ile uğraşıyorsanız yaptığınız spor kadar yediğiniz yiyecek ve içeceklerinde önemi büyük önem taşır. İlk olarak yediğiniz ve içtiğiniz içeceklerin kalorisine dikka Vücut Geliştirme Diyeti, Vücut geliştirme ile uğraşıyorsanız yaptığınız spor kadar yediğiniz yiyecek ve içeceklerinde önemi büyük önem taşır. İlk olarak yediğiniz ve içtiğiniz içeceklerin kalorisine dikkat etmelisiniz. Kalori yediğiniz ve içtiğiniz içecekteki enerji miktarını ifade eder. Vücuttaki organlar enerji ile çalışır. Vücut yeni bir kas geliştirmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Eğer kaslarınızı geliştirmek istiyorsanız yeterli miktarda kalori almalısınız. Her insanın vücuduna alması gereken kalori miktarı yaşa, cinsiyete ve vücut yapısına göre değişir. Vücut geliştirme ile uğraşan birinin vücut ağırlığı başına yaklaşık 2 gr protein alması gerekir. Protein vücudun yapı taşıdır. Vücut için en besleyici proteinlerin başında balık, yumurta, et, süt ürünleri ve protein tozları yer almaktadır. Karbonhidratlarda vücut için önemli enerji kaynaklarıdır. Karbonhidratlar sayesinde vücudunuza almanız gereken kaloriyi daha çabuk alabilirsiniz. Başlıca karbonhidrat bakımından zengin besinler tahıl ürünleri, tatlı patates, kuruyemişler, baklagiller, sebze, meyve ve bitter çikolata olarak sıralanabilir. Vücut geliştirme ile uğraşan birinin şeker, trans yağ asitleri, bitkisel yağlar, işlenmiş etler, işlenmiş tahıllar ve baklagillerden uzak durması gerekir.

Vücut Geliştirme Diyeti

Vücut Geliştirme Diyeti (1 Haftalık)

Vücut Geliştirme Diyeti Pazartesi,

  • Sabah: Yulaf ezmesi, süt, salatalık, ızgarada tavuk
  • Öğle: Köfte, domates, ceviz
  • Akşam: Omlet, bulgur pilavı, havuç

Vücut Geliştirme Diyeti Salı,

  • Sabah: Yumurta, yulaf ezmesi, yeşil biber
  • Öğle: Tavuk, süt, badem
  • Akşam: Makarna, ızgara biftek, domates

Vücut Geliştirme Diyeti Çarşamba,

  • Sabah: Patates, elma, peynir
  • Öğle: Izgara somon, turp, marul
  • Akşam: Biftek, çeşitli sebzeler

Vücut Geliştirme Diyeti Perşembe,

  • Sabah: Sebzeli omlet, süt
  • Öğle: Karnıyarık, bulgur pilavı
  • Akşam: Et sote, makarna, portakal

Vücut Geliştirme Diyeti Cuma,

  • Sabah: Zeytinyağlı salata, peynir, yulaf
  • Öğle: Izgara tavuk, bulgur pilavı
  • Akşam: Izgara köfte, çeşitli sebzeler, bitter çikolata

]]>
Erkek Vücut Tipleri https://www.vucut.gen.tr/erkek-vucut-tipleri.html Thu, 01 Nov 2018 07:09:07 +0000 Erkek Vücut Tipleri, Erkek vücut tipleri her erkekte vücut ve morfolojik yapısına göre faklılık göstermektedir. Beslenme, spor yapma ve günlük aktivitelere göre şekil alan vücut yapısı erkeklerde genel olarak üç şekil üzer Erkek Vücut Tipleri, Erkek vücut tipleri her erkekte vücut ve morfolojik yapısına göre faklılık göstermektedir. Beslenme, spor yapma ve günlük aktivitelere göre şekil alan vücut yapısı erkeklerde genel olarak üç şekil üzerinde incelenmektedir.

Endomorf Vücut Tipi; bu vücut tipi halk arasında yuvarlak vücut olarak tabir edilen vücut tipidir. Endomorf vücut tipi kısa ve tıknaz olarak da tabir edilir. Bu vücut tipi kilo alımına ve yağlanmaya oldukça yatkın olduğu için kiloya bağlı olarak kalp ve damar hastalıkları, kolesterol gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle kilo alımına dikkat edilmeli ve spor yapma ihmal edilmemelidir. Yüksek karbonhidrat ve protein alımından kaçınılmalı, uzun süreli dinlenme yapılmamalı ve vücut hareket ettirilmelidir. Kendine özgü birçok özelliği bulunan endomorf vücut tipinin başlıca özellikleri şu şekildedir.
  • Endomorf vücut tipinde kafa yuvarlaktır.
  • Vücut diğer vücut tiplerine göre daha yağlıdır.
  • Yuvarlak kalça ve geniş omuzlar vardır.
  • Kollar ve bacaklar kalın ve yağlıdır.
  • Vücut çoğu zaman göbek olarak öne doğru ve kalça olarak da arkaya doğru genişlemiş durumdadır.
  • Metabolizma oldukça yavaştır ve hızlı olmayan sindirime bağlı olarak kilo alımı hızlıdır.
  • Vücut yapısı kalın kemiklidir ve yuvarlak vücut yapısı olan erkeklerde görünüm iridir.
Mezomorf Vücut Tipi; bu vücut tipi halk arasında üçgen vücut olarak tabir edilen ve erkekler için uzun uğraşlar sonucu elde edilebilecek ideal vücut tipidir. Oldukça atletik bir görünüme sahip olan bu vücut tipinde hareket oldukça önemlidir ve eğer vücut yeteri kadar hareket etmiyor ise psikolojik yıpranmalara neden olabilir. Mezomorf vücut tipinin başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz;
Erkek Vücut Tipleri
  • Alın ve kafa köşegendir.
  • Kalın ve güçlü bir kemik yapısına sahiptir.
  • Oldukça hareketli bir yaşam tarzına sahiptir.
  • Diğer vücut tiplerine oranla oldukça atletik bir görünüme sahiptir.
  • Geniş omuzlar ve dar kalça en dikkat çeken özelliğidir ve vücut bu sayede üçgen görünüme kavuşur.
  • Kollar ve bacaklar kaslı bir yapıya sahiptir.
  • Vücut kilo alımına endomorf vücut tipi kadar yatkın değildir ve bu vücut tipinde vücut yağ oranı oldukça düşüktür.
Ektomorf Vücut Tipi; bu vücut tipi halk arasında l vücut veya sıska vücut olarak adlandırılmaktadır. Kaslı bir görünüm için yeteri kadar yağ ve kilo bulunmayan bu vücut tipinde ideal görünüme ulaşmak oldukça çaba gerektirmektedir. Zayıf olan vücut genellikle çok çabuk yorulur ve halsiz düşer. Bu nedenle vücut hareketleri düzenli ancak kişiyi yormayacak şekilde olmalıdır. Şiddetli kardiyo yapılmamalı, spor düzenli ancak kişiyi sıkacak kadar çok olmamalıdır. Kilo alımını sağlamak için yüksek besin değerleri içeren yiyecekler tüketilmeli ve karbonhidrat alımı çoğaltılmalıdır. Ektomorf vücut tipi özellikleri şunlardır;
  • Vücut uzun ve ince yani sıska bir yapıdadır.
  • Kafa tipi ve alın kısmı uzundur.
  • Dar bir kemik yapısı vardır ve kemikler ile eklemler hassastır.
  • Oldukça hızlı metabolizmaya sahiptirler ve bu nedenle kilo alımı zordur.
  • Kollar ve bacaklar incedir ve yağ oranı oldukça azdır.
  • Omuzlar ve buna bağlı olarak göğüs kafesi dardır.
]]>
Evde Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/evde-vucut-gelistirme.html Fri, 02 Nov 2018 05:13:01 +0000 Evde vücut geliştirme, düzenli olarak ve bilinçli şekilde yapıldığı takdirde sonuç alınabilecek bir spordur. Bunu yapmak için öncelikli olarak kendi vücudunuzu tanımalı, uygun şartları ve ortamı yaratmalısınız. Kısa sür Evde vücut geliştirme, düzenli olarak ve bilinçli şekilde yapıldığı takdirde sonuç alınabilecek bir spordur. Bunu yapmak için öncelikli olarak kendi vücudunuzu tanımalı, uygun şartları ve ortamı yaratmalısınız. Kısa sürede kendinizi zorlayarak sonuç almaya çalışmak yerine, bunu uzun vadeye yayarak, sistem dahilinde çalışarak istediğiniz vücuda kavuşabilirsiniz. Vücudunuza aşırı şekilde yüklenmeniz halinde sakatlık riskiniz de artacaktır. Spor salonları yerine evde vücut geliştirme sayesinde istediğiniz sonuçlara kavuşmak çok da zor olmayacak. Başlangıçta size yardımcı olacak iki adet dambıl, vücut geliştirmede en önemli yardımcınız olacak. Uygun şekilde egzersiz programınızı oluşturmanız ve buna sadık kalmanız da çok önemli. İlk olarak bacak kaslarını güçlendirmeniz doğru bir yaklaşım olacak. Çünkü bacaklarınız vücudunuzu taşıyan organlardır. Güçlü olurlarsa yapacağınız hareketlerde hiç zorlanmazsınız. Ardından sırt kaslarınızı, üst karın bölgesindeki kasları, alt karın kaslarınızı, göğüs ve omuz kaslarınızı, ön ve arka kol kaslarınızı çalıştırmaya başlayabilirsiniz. Ancak egzersizlere başlamadan önce her defasında ısınma hareketlerini yapmayı ihmal etmeyin. Eğer önceden vücut geliştirme için, yeterli bilginiz varsa kendi çalışma programınızı uygulamanız çok zor olmaz. Böyle bir bilgiye sahip değilseniz, bir uzmandan destek alabilirsiniz. Hareketlerin hatalı yapılması ciddi sakatlanmalara yol açabileceğinden, buna dikkat etmenizi öneririz.

Evde vücut geliştirme nasıl yapılmalı

Forward lunge long: Bu harekette ayakta dik şekilde duruyorsunuz. Ellerinizi belinize koyarak, bir adım öne atın. Bu pozisyonda aşağıya doğru esneyerek, yeniden dik pozisyona gelin. Bunu diğer ayağınızla yeniden tekrar edin. Burada dikkat etmeniz gereken, ayağınızda diziniz parmak ucunu geçmesin. Bu hareket bacak kaslarının çalışmasını sağlayacaktır. Harekete belirli sayıda başlayarak, giderek arttırabilirsiniz.

Rowling: Bu harekette dizlerinizi hafifçe kırıyorsunuz ve öne doğru kamburunuz çıkmadan eğiliyorsunuz. Ellerinize dambıl alarak paralel şekilde aşağıya sallayın. Vücudunuzu hareket ettirmeden, kollarınızı karın bölgesine doğru çekin.

Biceps: Bu harekette ayakta dik duruyorsunuz. Kollarınızı yanda birleştiriyor, dambılları elinize alıyor ve kollarınızı vücudunuzdan ayırmadan dirsekten güç alarak dambılları kaldırıyorsunuz ve indiriyorsunuz.

Triceps: Bu hareketi oturarak ya da ayakta yapabilirsiniz. Elinizde dambıl olduğu halde kolunuzu yukarı uzatarak başınıza yaslayın. Dirseğinizden güç alıp, ensenize doğru dambılı indirip kaldırın.

Bench press: Önce yere uzanın ve kollarınızı vücudunuza 90 derece olacak biçimde açın. Elinizde dambıllar dirsekleriniz yerde olacak ve yukarıya doğru pres uygulayacaksınız. Daha sonra ilk pozisyonunuza döneceksiniz.

Evde vücut geliştirme sırasında dikkat edilmesi gerekenler

Evde vücut geliştirme için buna benzer hareketler yapabilirsiniz. Sonuç istediğiniz vücuda sahip olmak olunca, emeklerinize değecektir. Hızlı bir şekilde sonuca ulaşmak yerine, sağlıklı şekilde sonuç almak en doğrusudur. Bu sporla kas gelişiminize katkı sağlayacaksınız. Ancak bunları yaparken bazı konulara dikkat etmeniz gerekir. Bunlar arasında;

Hareketlerinizde kaslarınıza uygulayacağınız ağırlığı belirli seanslarda arttırın. Çünkü kaslarınıza sabit bir ağırlık uygulamak, kasların buna alışmasına ve gelişimine engel olur. Kaslarınız istediğiniz gibi geliştiğinde, ağırlığı sabitleyebilirsiniz.

Evde vücut geliştirme sporu yaparken beslenmenizde yeteri kadar protein almaya özen göstermelisiniz. Ancak aşırıya kaçmamanız da gerekir. Genellikle her bir kilonuz için günlük 2,5 gram protein almanız uygundur. Bunun için tavuk, yumurta, süt ve süt ürünleri, kırmızı et tüketebilirsiniz. Ayrıca doyu yağ tüketimine dikkat ederek, testesteron hormon]]> Vücutta Yara https://www.vucut.gen.tr/vucutta-yara.html Fri, 02 Nov 2018 12:10:08 +0000 Vücutta Yara: Cildin bütününde bir hastalık nedeniyle veya dışardan herhangi alınan bir darbe ile yara oluşabilir. Dışardan alınan darbe sonucu oluşan yaralar yaklaşık bir haftada iyileşme gösterir. Eğer ya Vücutta Yara: Cildin bütününde bir hastalık nedeniyle veya dışardan herhangi alınan bir darbe ile yara oluşabilir. Dışardan alınan darbe sonucu oluşan yaralar yaklaşık bir haftada iyileşme gösterir. Eğer yara derin ve açıksa iyileşme süreci bir haftadan uzun olabilir. Herhangi bir darbe almadan oluşan yaralar ise ciddi bir hastalığın habercisi olabilir. Bu yüzden mutlaka bir dermatoloğa gidilmelidir. Bir yaranın nasıl ortaya çıktığı, yeri, ne zamandır devam ettiği, ağrı varlığı, kanamanın derecesi önemli unsurlardır. Vücutta çıkan yaralar güneşe maruz kalmaktan olabilir. Alerjik bir durumdan dolayı olabilir. Yada dışarıdan alınan darbe sonucu olabilir.
Vücutta Yara
Alerjik durumlarda vücutta çıkan yaralar kullanılan kozmetik ürünlerinden olabilir. Güneşe fazla maruz kalmaktan olabilir. Yada soğuk havalarda olabilir. Bu yüzden vücut yaraları dereceli olarak ilerler. Derin yaraların tedavisinde mutlaka tıbbi müdahale gereklidir. Vücudunuzu mutlaka arada bir aynada kontrol edin. Göremediğiniz bir yerinizde yara çıkmış olabilir. Oluşan yaralarda tıbbi müdahale gerekiyorsa erken tanı ile yaralar çok daha çabuk iyileşir. Oluşan yaraların iyileşmesinde sağlıklı beslenme de çok önemlidir. B vitaminleri ve çinko vücuttaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.]]>
Vücut Organları https://www.vucut.gen.tr/vucut-organlari.html Fri, 02 Nov 2018 21:15:45 +0000 Vücut Organları, Oldukça geniş bir tanıma sahip olan vücut organları iç organlar ve dış organlar olarak iki grupta incelenmektedir. Erkek ve kadın vücut yapısına göre bazı farklılıklar gösteren organlar şu şekildedir. Vücut Organları, Oldukça geniş bir tanıma sahip olan vücut organları iç organlar ve dış organlar olarak iki grupta incelenmektedir. Erkek ve kadın vücut yapısına göre bazı farklılıklar gösteren organlar şu şekildedir.

Vücut İç Organları
  • Kalp, iç organlar denilince akla ilk gelecek olan kalp vücudun temel organıdır çünkü beyin çalışmadığı zaman kişi ölmez ama kalp çalışmadığı zaman kişiyi hayata döndürmenin hiçbir yolu yoktur. Bu nedenle insan vücudunda en önemli organ kalptir.
  • Karaciğerler, kalbi korumak için oluşturulmuş göğüs kafesi içinde yer alan karaciğerler hayatımızı sürdürebilmek için hergün binlerce kez yaptığımız solunumun gerçekleşmesini sağlamaktadır. Vücudumuzun yağ ve şeker oranı karaciğerlerde dengelenmektedir.
  • Akciğerler, solunum yapmamızı ve kanımızın temizlenmesini sağlayan organımızdır.
  • Mide, sindirim sistemimizin temel yapı taşı olan mide beslenme ve tüketilen yiyeceklerin vücut tarafından hazmedilmesi için görevlendirilmiş organımızdır.
  • Böbrekler, vücudun toksinlerden arınması için bir süzgeç görevi gören böbrekler vücuttaki kirli suları idrar yolu ile dışarıya atmamızı sağyalan bir rafine merkezidir.
  • Bağırsaklar, sindirim sistemimizin son karargahı olan bağırsaklar metabolizmaya hizmet etmekte ve tüketilen besinlerden vücut için alınabilecek tüm faydaların emilimini gerçekleştirdikten sonra kalan dışkının dışarıya gönderilmesini sağlamaktadır.
Vücut Organları
Vücut Dış Organları
  • Baş, vücut emir komuta ve denge sistemi olarak kurulmuş olan beynimizin koruma kafesidir. Vücut kalp ile çalışır ancak beyin ile yönetilir. En önemli organlarımızdan olan vücudumuzun baş kısmı göz, kulak ve ağız gibi birçok organı da üzerinde bulundurmaktadır.
  • Kollar, sağlıklı bir insan vücudunda sağ ve sol olmak üzere iki adet bulunan ve birçok yaşamsal faaliyetin yerine getirilmesini sağlayan organımızdır.
  • Eller, kollara bilek kısmı ile bağlı olan ve üzerinde beşer beşer on adet parmak bulunan, tutma, kavrama, yemek yeme ve birçok faaliyetin gerçekleşmesini sağlayan vücut sisteminin harikalarından olan organlarımızdır.
  • Bacaklar, yine kollar gibi sağ ve sol olmak üzere iki her vücutta iki adet bulunan ve vücudun üst kısmının dengeli bir şekilde taşınmasını sağlayan organlarımızdır.
  • Ayaklar, ellerde olduğu gibi bacaklara bilek kısmı ile bağlanmış yine beşer adetten on tane parmak bulunan ve yürüme, vücudu taşıma, günlük ve yaşamsal hareketlerin yerine getirilmesini sağlama gibi görevleri bulunan organımızdır.
  • Kulaklar, başımızın her iki kısmında simetrik olarak bulunan ve dışarıdan alınan sesler beynimize ileterek duyma yetisinin yerine getirilmesini sağlayan organımızdır.
  • Gözler, başımızın ön kısmında olan ve iki adet bulunan gözler görme işleminin yerine getirilmesi ve beyinde kaydedilmesi için kurulmuş iki adet kamera gibidir.
  • Ağız, sindirim ilk olarak başladığı yer olan ve konuşma becerimizinde geliştiği yer olan organdır.
]]>
Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/vucut-gelistirme.html Sat, 03 Nov 2018 16:06:28 +0000 Vücut Geliştirme, Günümüzde çok yaygınlaşan vücut geliştirme, açılan spor okullarınında artışı ile çok daha kolay bir hale gelmiştir. Gerekli olan tüm malzemelerin bulunduğu bir spor salonu ve iyi bir gözetmen ile birlik Vücut Geliştirme, Günümüzde çok yaygınlaşan vücut geliştirme, açılan spor okullarınında artışı ile çok daha kolay bir hale gelmiştir. Gerekli olan tüm malzemelerin bulunduğu bir spor salonu ve iyi bir gözetmen ile birlikte beslenmemize de dikkat ederek yapacağımız hareketlerle, vücudumuzun istediğimiz bölümlerinde istediğimiz derecede gelişim sağlamamız mümkündür.

Vücut geliştirme programında düzenli spor kadar düzenli beslenmede etkin bir faktördür. Yediğimiz ve içtiğimiz tüm besinlere dikkat etmeliyiz. Bu şekilde vücudumuzun gelişimini hızlandırmış olacağız.

Vücut geliştirme çalışanlar nasıl beslenmeli
  • Kalori, besin içinde bulunan enerji miktarını belirler ve vücudumuzdaki tüm organlarımız çalışmak için enerjiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle yeni kas dokusu oluşturabilmek için vücudun enerji ihtiyacı vardır. Bu yüzden de bol kalorili besinler tüketerek vücudumuzun gelişimi için gerekli olan enerjiyi sağlamalıyız. Gelişim için gerekli olan kalori insanın yaşına, boyuna, kilosuna ve cinsiyetine göre değişkenlik göstermektedir. Aşırı kalorili yiyecekler yediğinizde vücut gelişmiyor ve kilo alıyor iseniz kalori değerini düşürmelisiniz. Şayet tam tersi bir durum söz konusu ise ve zayıflıyorsanız kalori değerini artırmalısınız.
  • Kas dokusu ve hormonlarımız aminoasitler tarafından yapılmaktadır. Aminoasitler ise protein içeren besinler içerisinde bulunmaktadır. Proteinli besinler yenildiğinde sindirilerek aminoasitlere dönüşmektedir. Vücut geliştirme için protein değeri yüksek besinlerden yumurta, et, balık süt ve süt ürünleri tamda ihtiyacınız olan besinlerdir. Çağımızdaki hızlı gelişim nedeniyle bu besinler gelişimden daha hızlı sonuç almak adına yerlerini protein tozlarına bırakmıştır.
Not:Vücut gelişimi ile uğraşıyorsanız, kendi kilonuzun iki katı kadar günlük protein almalısınız. Örneğin 70 kilogram gelmekte iseniz, günlük 140 gram protein ihtiyacınız var demektir.
Vücut Geliştirme
  • Karbonhidratlar vücudumuzun diğer bir enerji kaynağıdır ve ağır bir yük kaldırma yada depar atma gibi vücuda aşırı yüklenilmesi sonucunda, vücut gerekli olan enerjiyi karbonhidratlardan almaktadır. Tahıl ürünleri, kuruyemişler, baklagiller, sebze ve meyveler ihtiyacınız olan karbonhidrat kaynaklarıdır.
  • Yağlarda vücudumuz için önemli bir enerji kaynağıdır özellikle Balık yağında bulunan Omega 3' ün vücudumuz için sayısız faydası bulunmaktadır. Vücudumuz için gerekli olan yağı balık, kuruyemişler, tereyağ, zeytinyağı tüketimlerine dikkat ederek vücudumuza kazandırabiliriz.
Düzenli bir beslenme ve daha sonra yapacağımız aletli ve aletsiz tüm hareketlerde vücudumuz belirli oranlarda enerji harcarken, çalıştırdığımız bölge üzerinde yeni kas tabakaları ortaya çıkacaktır. Protein, karbonhidrat ve yağ olarak vücudumuza giren enerji, düzenli bir programın ardından gözle görülür vücut değişikliklerine yol açarak vücudumuzun yoğun olarak çalıştırdığımız bölgelerinde kas yığınlarına dönüşecektir. Vücut geliştirme yapan arkadaşların metanetli olmaları değişimin bir anda olmasını beklememeleri gerekmektedir.
]]>
Vücut Sistemleri https://www.vucut.gen.tr/vucut-sistemleri.html Sat, 03 Nov 2018 22:22:50 +0000 Vücut Sistemleri, Vücut sistemleri fizyolojik olarak aynı görev için hizmet eden ancak birbirinden farklı organların yerine getirdiği çalışma şeklidir. Örneğin dışarıdan algınanan sesler kulak yolu ile beyne iletilerek burada Vücut Sistemleri, Vücut sistemleri fizyolojik olarak aynı görev için hizmet eden ancak birbirinden farklı organların yerine getirdiği çalışma şeklidir. Örneğin dışarıdan algınanan sesler kulak yolu ile beyne iletilerek burada duyma ve duyulan şeylerin zihinde kaydedilip daha sonra canlanması sağlanmaktadır. Bu kulak ile beyinin mükemmel bir şekilde oluşturduğu işitme sistemidir. Oldukça gelişmiş ve insan eli ile yapılamayacak birbirinden üstün sistemler ile geliştirilmiş vücudumuzda başlıca sistemler şu şekildedir.

Solunum Sistemi, bu sistem insan hayatını sürdürebilmesi için en temel sistemlerden biridir. Nefes almamızı sağlamak için dışarıdan alınan oksijen ciğerlerimizde işlenerek karbondioksit olarak tekrar burun veya ağız yolu ile dışarıya salınır.

Sindirim Sistemi, insan vücudu gerekli gıdalar ile beslenme sonucu metabolizma, bağışıklık ve birçok sistemin yerine getirilmesi ve oluşturulmasını sağlar. Ağızlarda çiğneme yolu ile başlayan sindirim mide de bu yolculuğuna devam eder ve en son olarak bağırsaklarda gerekli emilimler sağlandıktan sonra dışkılama yolu ile vücuttan atılmaktadır. Bu eşsiz sistem sindirim sistemimizi oluşturmaktadır. Sindirim sisteminde vücuda alınan besinler kana ve hücrelere karışacak kadar küçülür ve besin maddelerinin içeriklerinin vücudumuza geçmesi sağlanır.

Boşaltım Sistemi, sindirim sistemi tarafından gerçekleştirilen maddelerden alınan içeriklerin tükenmesinin ardından artık vücut için gerekli olmayacak gıda posalarının boşaltım sistemi görevlisi olan bağırsaklar tarafından anüs kısmına getirilmesi ve buradan dışarıya atılmasıdır.

Vücut Sistemleri
Dolaşım Sistemi, sindirilmiş besin maddelerinin ve solunum yolu ile gerçekleşen oksijenin hücrelere iletilmesini sağlayan ve artık vücut için gerekli olmayan maddelerin vücut tarafından atılmasını sağlayan sistemdir. Örneğin terleme yolu ile vücudumuzda bulunan toksinlerden arınmak.

Sinir Sistemi, bu sistem vücut kas ve eklem çalışmasını sağlayan ve düzenleyen, canlıların içsel ve dışsal dünya ile etkileşimini sağlayan ve edinilen bilgilerin beyin yolu ile işlenmesine yardımcı olan sistemdir. Örneğin gözlerimiz çiçeği daha önce görmüş ve beyin bunu kaydetmiştir. Bu nedenle çiçeği görmesek bile çiçek denilince aklımıza beynimize kaydedilmiş olan çiçek resmi gelmektedir.

Lenf Sistemi, lenf damarları ve lenf düğümleri adı verilen sistemden meydana gelen lenf sistemi bağışıklık siteminin oluşması, vücudun yağ, protein ve su dengesinin sağlanması için kurulmuş mükemmel bir sistemdir.

Üreme Sistemi, insan yaşamının devamlılığının sağlanması için gerekli olan temel sistemdir. Erkeklerde ve kadınlarda farklı bir şekilde kurgulanmış olan bu sistem erkek ve kadının birleşmesi sonucu doğurganlığın ortaya çıkması sistemidir.
]]>
Vücuttaki Elektrik https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-elektrik.html Sun, 04 Nov 2018 20:07:05 +0000 Vücuttaki elektrik, elektrik yaşamımız için de en vazgeçilmez olan enerji kaynaklarımız dan biridir. Elektrik olmazsa teknoloji hayatı durma noktasına gelir. Hayatımız da kullandığımız gereçlerin çoğu elek Vücuttaki elektrik, elektrik yaşamımız için de en vazgeçilmez olan enerji kaynaklarımız dan biridir. Elektrik olmazsa teknoloji hayatı durma noktasına gelir. Hayatımız da kullandığımız gereçlerin çoğu elektrik sayesin de çalışmaktadır ve hayatımıza büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Günlük hayatımız da her ne kadar elektrik gerekli ise insan vücudu için de elektrik gereklidir. Çünkü insan vücudu da elektrik olmadan çalışamaz. Bu sebepten vücudumuz kusursuz bir elektrik üretim ve dağıtım şebekesi ile donatılmıştır. İnsan vücudu yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için elektro kimyasal bir enerji sistemi kurar. Vücudumuzun elektrik ile işleyen bölümü sinir sistemimizi oluşturur. 

Vücuttaki Elektrik Ne İşe Yarar

Bir kaza ve ya sakatlık durumu olduğun da bile vücudumuz kendi elektriğini oluşturur ve oluşturduğu elektrik ile yaşamsal faaliyetlerin sürülmesine yardımcı olur. İnsanlar da ki bu elektriksel sistem metaller de ki elektrik sistemine göre çok fazla avantajlıdır. Bu avantajların başın da biyolojik sistemlerin kendi kendini tamir etmesiyle olmaktadır. Mesela elimiz de bir kesik olduğu zaman vücudumuz da zamanla iyileşir ve yaranın üstü kapanmaktadır. İşte bunun sebebi vücudumuz da ki elektrik sayesin de olmaktadır. Görüldüğü gibi insan vücudunda ki elektrik hiç bir yerdeki elektrik sistemi ile karşılaştırılamaz. Çevremiz de bulanan her şeyin yapı taşın da atom bulunmaktadır. Atomun  içerisin de ise proton, nötron ve elektron bulunmaktadır. Proton ve nötron çekirdekte bulunur elektronlar ise çekirdeğin etrafın da dönen parçacıklardır. Protonlar pozitif enerji, elektronlar negatif enerji ve nötronlar ise yüksüz parçalardır. Atomdaki proton ve elektron aynı sayı da yüklüdür bu sebepten nötronlar yüksüz durumda olmaktadır. Eğer herhangi bir kazanım yüklenirse eşitlik bozulur ve dengesizlik meydana gelir. Bu dengesizlik elektron akımı başlamasına neden olur ve bu elektron akımıyla da elektrik meydana gelmektedir. Trilyonlarca atom parçası taşıyan insan vücudu da bu şekildeki elektronların hareketleri ile elektrik oluşturur. Yemek yemek, nefes almak, koşmak, yürümek, konuşmak kısacası yaşamımıza dair yaptığımız ne varsa bir enerjiye ihtiyaç duyar ve bu enerji olmadan yaşamsal fonksiyonlar da yerine gelmez. İnsan yaşamı boyunca vücudun da gerçekleşen sayısız hücre faaliyetlerinin en başın da hep elektrik vardır. Yani insan vücudunda ki tüm kimyasal işlemler elektrik sayesinde olur. En büyük elektrik mekanizmaların dan biri olan insan vücudu biz farkın da olmasak da biz nefes aldığımız sürece bizi yaşatmaya devam edecek en büyük yaşam kaynağıdır. Bir hücrenin dışında ki yük ile dışarısında ki yük arasın da yük yaklaşık 50 mili volttur.Vücudumuzda ki trilyonlarca hücrenin ürettiği elektrik toplanırsa elde edeceğimiz enerji 40 watt lık bir elektrik ampulünün aydınlatmasına denk bir enerjidir. Vücudumuz da bazı hücreler diğerlerine göre daha fazla elektrik üretirler. Bunun sebebi hücrelerin yaptıkları işlere ve bu elektriği ne için kullandıklarına bağlıdır. Mesela sinir hücreleri ve kalp hücreleri diğer hücreler göre çok fazla elektrik üretirler. Çünkü sinir hücrelerinin mesajlarını uzak mesafelere iletmeleri gerekir. Bu yüzden  hem kendileri için hem de bu mesajları iletmek için çok fazla enerjiye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu sebepten insan vücudunun her yerindeki elektrik kullanımı aynı değildir ve aynı şartlar da çalışmamaktadırlar. 
]]>
Vücut Bakımı https://www.vucut.gen.tr/vucut-bakimi.html Mon, 05 Nov 2018 07:06:34 +0000 Vücut bakımı, cildin hoş ve sağlıklı bir görünüm kazanması güzel bir vücut bakımı ile gerçekleşir. Vücut tüm organlar gibi ekstra bir bakım ister. Eğer bu bakım ihmal edilirse zamanla bazı sorunlar açığa Vücut bakımı, cildin hoş ve sağlıklı bir görünüm kazanması güzel bir vücut bakımı ile gerçekleşir. Vücut tüm organlar gibi ekstra bir bakım ister. Eğer bu bakım ihmal edilirse zamanla bazı sorunlar açığa çıkar. Vücut bakımını doğru yapabilmek için en önemli ayrıntı vücudun neye ihtiyaç duyduğunu bilmek ve beraberinde bilinçli bir şekilde bakım yapmaktır.

Özellikle bayanlar yaş ilerledikçe daha kusursuz ve bebeksi bir cilde sahip olmak ister. Bu durum her bayanın hayalidir. Vücut bakımı için uygulanacak bazı yöntemler sayesinde ışıl ışıl parlayan, pürüzsüz ve kusursuz bir vücuda sahip olmak hiç de zor değil. Bunun için yalnızca biraz zaman ayırmak yeterli olur.

Pürüzsüz ve ışıl ışıl bir vücut için kür tarifleri

Deniz tuzu cildi yumuşatıcı özellik sağlayarak vücudun pürüzsüz bir görünüm kazanmasını sağlar. Deniz tuzu aktarlarda kolaylıkla temin edilerek vücut bakımı için banyoda peeling şeklinde kullanılabilir. Deniz tuzu ile peeling yapıldıktan sonra vücut ılık su ile tekrar yıkanmalıdır.

Yine banyoda 1 kahve fincanı şeker ile banyo yapmadan önce peeling yapılırsa ölü hücrelerin temizlenmesini özellikle bacaklarda oluşan batıkların geçmesini sağlar. Şeker su ile eritilerek tüm vücut için kullanılabilir.

Limon vücut bakımı için yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Cildin yumuşacık bir görünüm kazanmasını sağlar. Vücut kokularını önler, vücudun sıkılaşmasını ve daha hoş bir görünüm kazanmasını sağlar. Banyo yapılmadan yarım saat önce cilde yarım limon sürülür. Banyo yapıldıktan sonra tekrar limon özellikle koltuk altına sürülürse kötü kokuların oluşmasını önler, hem de cildi sıkılaştırır.

Vücut Bakımı

Selülitler için vücut bakımı

Selülit vücut bakımında önemli sorunlar arasında yer alır. Çoğu kadın selülitlere maruz kalmakta ve bu sorun ile mücadele etmektedir. Selülit kilolu ya da zayıf her kadında oluşabilecek bir sorundur. Vücudu estetik anlamda olumsuz etkiler. Doğru bir vücut bakımı ile selülitlerden kurtulmak mümkündür. Selülit, ani kilo almak ya da vermek, düzenli uyumamak, bilinçsiz ilaç kullanmak, su tüketiminin yeteri kadar olmaması ve hareketsiz bir yaşam tarzı nedeniyle oluşabilir.

Selülit giderici maske

  • 1 çorba kaşığı elma sirkesi
  • 1 çorba kaşığı bal
  • Yeteri kadar buğday unu

Hazırlanışı ve uygulanışı: Sirke ve bal uygun bir kabın içinde birleştirilerek karıştırılır. Üzerine yeterince buğday unu eklenip akışkan bir hamur kıvamı alana kadar karıştırılır. Elde edilen karışım selülitli bölgelere sürülür ve üzeri sarılır. 2 saat bekletildikten sonra ılık su ile temizlenir. Vücut bakımı ve selülitlerden kurtulmak için haftada bir defa uygulanabilir.

Dirsek karaması için vücut bakımı

Dirseklerde kararma oldukça yaygın görülen sorunlardan biridir. Bölgede yaşanan kuruluk kararmaya yol açar. Özellikle yazın büyük sorun oluşturan dirsek kararması güzel bir vücut bakımı ile önlenebilir.

Dirsek kararması için kür tarifi

Yarım limonun suyu sıkılarak kalan kabuğu dirseklere koyulup, 5 dakika kadar bekletilir. Ardından dirseklere badem yağı ile 3 dakika kadar masaj yapılır. Düzenli uygulandığında dirseklerdeki kararma zamanla geçecektir.

1 yemek kaşığı limon ve salatalık suyu karıştırılarak elde edilen karışım dirseklere sürülür. 30 dakika bekletilerek yıkanır. Bu kür gün aşırı ya da günlük olarak tekrarlandığında çok kısa süre içinde dirseklerin beyazladığı fark edilir.

]]>
Normal Vücut Isısı https://www.vucut.gen.tr/normal-vucut-isisi.html Mon, 05 Nov 2018 09:02:47 +0000 Normal vücut ısısı, günümüzde doktorların en sık karşılaştıkları sağlık sorunlarından birisidir. Unutulmaması gereken ateşin bir hastalık olmayıp yalnızca bir hastalık belirtisinden dolayı meydana geldiği ve her vakit Normal vücut ısısı, günümüzde doktorların en sık karşılaştıkları sağlık sorunlarından birisidir. Unutulmaması gereken ateşin bir hastalık olmayıp yalnızca bir hastalık belirtisinden dolayı meydana geldiği ve her vakit bir enfeksiyona ilişkili olmayabileceğidir. Unutulmaması gereken antibiyotiklerin ateş düşürücü ilaçlar olmadığıdır.
 
Normalde 36.5-37 derece olan beden ısısının 34- 35'lere azalması şeklinde koruma amaçlı tesirini kaybettiğini vurgulayan uzmanlar vücut ateşini koruyarak zararlı virüslerden korunmak olası. Isının düşmesiyle beraber direnç düşüyor, ortamda hastalık mahalline getiren bir mikrop buluyorsa hücrelerimize yerleşerek üremeye başlıyor. Onun amaçlı vücudumuzun bu sistemine sıkı bakmamız gerek demektedirler. Henüz kış gelmese de gündüz ve gece havada meydana gelen sıcaklığındaki mühim değişiklikler, kendini sıkı koruyamayanları aksırtıp öksürtmeye başladı. Okulların açılıp, çocukların kalabalık ve kapalı ortamda saatler geçirmesi ebeveynlere hastalanacak kaygısı yaşatırken, dahiliye uzmanları enfeksiyondan savunma ile ilgili ikazlarda bulundu. Vücudun bir kalorifer sisteminin var olduğunu, bunun beyindeki ısı regülasyon merkezi açısından tertip edip muayene edildiğini vurgulamaktadırlar. Vücut ısısı kan damarlarıyla bütün vücudumuza otlar. Normalde beden ısısı 36.5- 37 derecedir, uçlarda ek olarak yetersizdir, biz bunun için beden ateşi diyoruz. Bu vücudumuzda müthiş bir koruma amaçlı etki inşa ediyor. Bulunduğumuz her ortamda mikroplar var. Şunlar solunum veya tendeki kesiklerden cilt yöntemiyle vücudumuza giriyor. Ve şunlar orada üreyebiliyor. Ama beden sıcaklığımız normalse şunlar bir birşey yapamıyor, korunuyor beden. Ama beden sıcaklığı 34-35 dereceye düşerse bir anda vücudumuzun o bölge veya tümünde direnci azalıyor. Eğer o anda hastalık yapabilen bir mikrop varsa hücrelerimizin içerisine girip yerleşiyor ve üremeye başlıyor. Üşütme tabiri buradan geliyor. Burnunuzdan havada meydana gelen alın, deriz. Nedeni Ise havada meydana gelen burnumuzdan içeriye gidinceye civarı ısınır. Oral alırsak boğaza anında sıcak olmayan havada meydana gelen girer ve ısımızı düşürür. Çok Fazla soğuklarda burundan da soluk almak yeteri civarı ısıtmayabilir. Onun amaçlı beden ısımızı savunacak bir olarak giyinmiş olmamız gereklidir. Soğukta giyimimiz de belli bir süre fit olursa beden ısımız düşer, mikroplara karşın direncimiz kırılır ve kolaylıkla enfeksiyona yakalabiliriz. Ateş beden ısısının normalin üst kısmına çıkmasıdır. Bunun için karşın ateşin ne türlü ve hangi yolla ölçüldüğüne önem taşımaktadır.

Normal Vücut Isısı
İnsan vücudunun normal şartlardaki ısısı 36,5 C'dir. Bu ölçüt bebeklerde ve küçüklerde 36,8 olabilir."ateş" diye isimlendirilen beden ısısının yükselmesi vücudun normal dengelerinde bir bozulma meydana geldiğini gösterir. Ateş, kendi başına bir hastalık değil, hastalık belirtilerinden bir tanesidir. Bir enfeksiyon, ödem, doku hasarı veya aşı benzeri sebeplerle beden sıcaklığını tertip eden termoregülatör merkezdeki balansın bozulması neticesi ateş meydana gelir. Bunun için bağlı olarak ateşin temelinde yatan faktörün ne olduğunun kesinlikle bir doktor açısından tespit edilmesi gereklidir. Ateş, esasında natürel bir savunma mekanizması olması ve hekimler amaçlı gereken bir İkaz meydana gelmesine karşın aileler amaçlı mühim bir korku nedenidir. 
 
Ateşe yol açan başlıca sebepler,
  • Enfeksiyon hastalıkları(kızamık, tifo)
  • Fazla ve uzunca devam eden egzersiz,
  • Psikojenik etmenler (Heyecanlanma vb. )
  • Serum verme, kan nakli, yanıklar
  • Metabolizma hastalıkları(Gut, Porfiriya )
  • Tümörler(Hipernefroma, Lenfoma, Akut Lösemi )
  • Vasküler vakalar (Tromboflebit, Kalp ve Akciğer Enfaktüsleri )
  • Beyin trombozu(Beyin damarlarında pıhtılaşma )
  • Sıcak çarpması
  • Bazı ilaçlar(Adrenalin, Penisilin vb. )
  • Bağışıklık sisteminin hastalıkları
  • Vücut Isısı https://www.vucut.gen.tr/vucut-isisi.html Mon, 05 Nov 2018 23:02:50 +0000 Vücüt ısısı,İnsan sağlığı her şeyin üzerindedir. Sağlıklı bir vücut için insan vücudunun belli bir ısıda olması gerekir. Normal insanlarda bu sıcaklık vücut ısısı 36.5 ile 37 derece arasındadır. Belirttiğim bu der Vücüt ısısı,İnsan sağlığı her şeyin üzerindedir. Sağlıklı bir vücut için insan vücudunun belli bir ısıda olması gerekir. Normal insanlarda bu sıcaklık vücut ısısı 36.5 ile 37 derece arasındadır. Belirttiğim bu derecenin altına veya üstüne çıkıldığında sağlığını tehdit eden bir durum söz konusudur. Bu bir hastalık olabilir, bulunduğumuz ortamın sıcak veya soğuk olduğundan kaynaklanabilir. Vücut ısımız düşmesi, 36.5 derecenin altına inmesi hipotermi hastalığına neden olur, veya tam tersi 37 derecenin üstüne çıkması ateşli hastalıklara neden olabilir. İnsanda hipotermi veya yüksek ateş aşırı derecede olur ise, vücut  ısısı normale döndürülemediği takdirde her iki durum da ölümle sonuçlanabilir.

    Normalin altında vücut ısısı ( hipotermi ):  

    İnsan vücudunun ısısı bulunduğu ortama göre farklılıklar gösterir.Eğer bulunduğumuz ortam çok soğuk ise vücudumuz bu soğuktan etkilenir ve ısı kaybeder bu duruma Hipotermi denir. Örneği; bir havuza girdiğimizde Havuzun sıcaklığı normalden soğuk ise vücudumuz kendi ısısını havuza,havuzun soğukluğu da insana geçer bu durum vücut ısısını düşürür. Donma olarakta adlandırılan bu rahatsızlık kış aylarında derecelerin sıfırın altına indiği dönemlerde de başımıza gelebilir uzun süre hareketsiz soğukta kalmak vücuda ısı kaybettirir buda önce bilinç kaybına sonrada ölüme sebep olabilir.

    Normalin üstünde vücut ısısı (yüksek ateş) 

    Normalin üstüne çıkan vücut ısısına ateşli hastalıkta denir. Genellikle bu hastalıklar vücutta oluşan mikroplara bağlı, aşırı derecede enfeksiyona maruz kaldığında oluşur. Havaların çok fazla sıcak olduğu durumlar da vücut ısısını değiştirebilir. Bu hastalık özellikle çocuklarda görülür. Yüksek ateşe bağlı kalıcı hastalıklara ileri boyutta olur ise de ölüme neden olabilir.

    Vücut Isısı
    Ateşli vücut ısısını normale döndürmek için uygulanacak yöntemler;
    • Ateşi yükselen kişinin Üzerindeki kıyafetlere dikkat edilmeli; Bu durum ateşin derecesine göre de değişir. 38 derece ateşi var sayalım öncelikle hastanın kıyafetleri çıkartılıp yerine rahat, bol pijama tarzı kıyafet giydiriniz.
    • Sıvı tüketimi ; Bol miktarda sıvı tüketmesini sağlayıp sulu gıdalar yedirmeye özen gösteriniz.
    • Ortam sıcaklığı; Hastanın bulunduğu ortam kontrol altında tutulup sıcaklık derecesinin 20  derece ile 22 derece arasında tutmaya gayret ediniz.
    •  Ölçüm yapınız; Ateş geçiren hastayı kontrol altında tutmak için sık sık ateşini ölçünüz.
    • Ilık su ile duş aldırınız ; 39 derecelerine yükselen ateşlerde 28 derece ile 33 derece arasında ateşin durumuna göre duş aldırıp vücudu soğutmaya çalışınız. 
    • Doktor kontrolünde ilaç kullanınız; eğer ilaç tedavisi, ateş düşürücü kullanmanız gerekiyor ise bunu doktorunuzdan habersiz yapmayınız ve düşmemesi durumunda hemen bir sağlık kuruluşuna gidiniz.
    Hipotermi ( donma) soğuyan vücut ısı kaybında yapılacak yöntemler;
    • Hareket ettirmeyiniz; Hastanın vücut ısısı düştüğünden dolayı temastan kaçının. ve nazikçe hareket ettiriniz, kaydiyak arresti tetikleyebilir.
    • Bulunduğu ortam soğuk ise uzaklaştırınız; Vücut ısısını bulunduğu ortama bağlı kaybetmiş olabilir, daha sıcak bir bölgeye sevk ediniz.
    • Üzeri ıslak ise çıkartınız; kıyafetleri ıslak ise çıkartıp yerine yeni ve kalın kıyafetler giydiriniz.
    • Hastayı battaniye ile sarınız; Hastanın vücut ısısını kazanmasına yardımcı olmak için battaniye veya yorgan ile sarınız.
    • Vücut ısınızı paylaşınız; Kendi vücut sıcaklığınızla hastaya sarılıp ısınmasına yardımcı olunuz.
    • Solunumunu kontrol ediniz; Nefes alış verişini kontrol ediniz.
    • Ilık sıvı içirmeye çalışınız: Hasta üşüdüğü için ılık sıvı vererek yavaş yavaş sıcaklık seviyesini artırınız.
    • Acil ilk yardım çağırmak;]]> Akciğer Vücudun Neresinde https://www.vucut.gen.tr/akciger-vucudun-neresinde.html Tue, 06 Nov 2018 03:30:41 +0000 Akciğer vücudun neresinde, akciğer temel solunum organımızdır. Göğüs kafesimizin alt kısmında biri sağda biri solda bulunur. Üzeri zar ile kaplıdır. Sağ taraf da bulunan akciğer üç bölüme sol tarafta bulunan akciğer iki b Akciğer vücudun neresinde, akciğer temel solunum organımızdır. Göğüs kafesimizin alt kısmında biri sağda biri solda bulunur. Üzeri zar ile kaplıdır. Sağ taraf da bulunan akciğer üç bölüme sol tarafta bulunan akciğer iki bölüme ayrılmıştır. Yarım koni biçimine sahiptir akciğerler, her birinin ikişer yüzü birer tabanı ve birer tepesi vardır. İç yan yüzeyler ile taban hafif olarak konkav şekilde dış yan yüzeyler ise konveks şeklindedir. Solunum sırasında akciğer hareketsiz durur. Nefes almayı diyafram sağlar. 

      Akciğer Vücudun Neresinde
      Akciğer vücudun neresinde, göğüs kafesimizin alt kısmında bulunan akciğer vücuda nefes ile giren havadan oksijen çıkarır ve kan dolaşımı ile ciğerlere dolan karbondioksidi serbest bırakırlar. Ayrıca vücut sıcaklığını ayarlamaya yardımcı olur.
      ]]> İnsan Vücudu İç Organları https://www.vucut.gen.tr/insan-vucudu-ic-organlari.html Tue, 06 Nov 2018 08:29:34 +0000 İnsan Vücudu, Canlı varlıklar arasında ki en mükemmel varlık insandır. İnsan vücudu ise fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşur. İnsan varlığının devam etmesi ve korunması için vücudu uyumlu ve düzenli bir şekilde çalış İnsan Vücudu, Canlı varlıklar arasında ki en mükemmel varlık insandır. İnsan vücudu ise fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşur. İnsan varlığının devam etmesi ve korunması için vücudu uyumlu ve düzenli bir şekilde çalışmalıdır. İnsanı ayakta tutan iç organlar ve dış organlardır. Sağlıklı bir insan vücudunda iç organlar ve dış organlar düzenli ve uyumlu bir şekilde çalışır. İç organlarında biri sağlıksız bir şekilde çalışırsa insan vücudu sağlıklı olmaz.İnsan vücudu hücrelerde meydana gelir. İnsan vücudunda 100 trilyon kadar hücrede oluşur. Bu hücrelerden 50 milyonu her saniye de bir yenilenir. İnsan vücudunda 207 kemik bulunur. Bebeklerde yetişkinlere göre daha çok kemik vardır. Tuzun çok kullanımı yüzünden yaş ilerledikçe kemik erimesi başlar ve sağlıksız kemikler oluşur. İnsan vücudunda bir çok organ vardır ve hepsinin ayrı ayrı görevi vardır. 

      İnsan vücudu ve iç organlar

      Kalp: Kalbin içi boş bir şekildedir. Kas yapısında bulunan kalp göğüs kafesinin boşluğunda iki akciğerin arasında bulunan bir iç organdır. Vücudun en önemli organların en başındadır. Kalbi duran veya kalbi olmayan bir insan yaşamını sürdüremez. Hayatın devam etmesi için sağlıklı bir kalp şarttır. Vücuda kanı da kalp pompalar. 

      Karaciğer: Diyaframın hemen altında sağ tarafında bulunan bir iç organdır. Yaklaşık 2 kilogramdır. Koyu kırmızı rengine sahiptir. Karaciğer de kalp gibi önemli bir iç organdır. Karaciğer olmadığı zaman insan vücudu yaşamını devam ettiremez. Vücutta ki şeker oranını dengeler. Kan basıncını düzenler ve vücut ısısını dengede tutar. Bunun gibi birçok görevi vardır.

      İnsan Vücudu İç Organları
      Akciğer: Göğüs boşluğunda bulunan nefes alıp verme işlemini yerine getiren iç organdır. Koyu kırmızı rengine sahiptir. Akciğer de diğer iç organlar gibi çok önemlidir. Sağlıklı olmadığı zaman yaşamını sürdüremez. 

      Dalak: Karın boşluğunun solunda, midenin de arka tarafında bulunur. Dalak diğer iç organlar gibi çok önemli değildir. İnsan vücudunda dalak olmadan yaşam devam edebilir. Kanların temizlenmesi gibi görevi vardır. 

      İnce Bağırsak: İnce bağırsak insan vücudunda kıvrımlı bir yapıya sahiptir. Yetişkin bir insanın ince bağırsak uzunluğu 7 metre uzunluğundadır. Bebeklerde daha küçüktür. 

      Kalın Bağırsak: İnsan vücudunda kıvrımlı bir yapıya sahiptir. İnce bağırsak ve anüs arasında bulunur. Kalın bağırsak sindirim sistemi için çok önemli bir organdır.

      On iki parmak bağırsağı: Midenin hemen üzerinde bulunur. Ve ince bağırsağın bir kısmıdır. C harfine benzer ve midedeki yiyeceklerin sindirilmesine yardımcı olur.

      Mide: Karın bölgesinin sol tarafında, kaburga kemiklerin ortasında bulunur. Sindirimi sağlayan bir organdır. Yemekler mide tarafından sindirilir ve ince bağırsağa gönderilir. 

      Böbrek: Omurgalarda bulunan fasulye şeklinde ki iç organdır. İnsan tek böbrekle yaşayabilir fakat iki böbreği olmadan yaşayamaz. Böbreğin en önemlisi sudur. Yeteri kadar su tüketilmediği zaman böbreklerde ağrı oluşur. 

      Pankreas: Karın boşluğun üst kısmında, bel omurgaların ön kısmında bulunan bir iç organdır. Sindirimi ve vücudun kan şekerini düzenler. 

      Apandist: Kalın bağırsağın bir çıkıntı şeklinde vücutta bulunur. Kalın bağırsakta ki hastalıkları yok etmeye yarayan bir organdır. Vücutta olmadığı zaman insan yaşamını sürdürebilir. 

      Yemek Borusu: Yenilen gıdaların mideye geçiş borusudur. Yemek borusu insan vücudu için çok hassastır ve yemek borusu olmadan bir insan yaşamını devam ettiremez. 

      Safra Kesesi: Karac]]> Armut Tipi Vücut https://www.vucut.gen.tr/armut-tipi-vucut.html Tue, 06 Nov 2018 23:41:21 +0000 Armut Tipi Vücut, Armut tipi vücut bayanların pekte memnun olmadığı bir vücut tipidir. Çünkü armut tipi vücutta göğüs kısmı dar basen kısmı geniştir. Bayanların vücutlarından memnun olmadıkları en baştaki ye Armut Tipi Vücut, Armut tipi vücut bayanların pekte memnun olmadığı bir vücut tipidir. Çünkü armut tipi vücutta göğüs kısmı dar basen kısmı geniştir. Bayanların vücutlarından memnun olmadıkları en baştaki yer basenleridir. Türk kadınlarının geneli de maalesef ki armut tipi vücuda sahiptir. Armut tipi vücutta basenler geniş ve yayvandır. Giyilen kıyafetlerde üst kısmı dar ve küçük beden alırken alt kısmı geniş ve en büyük beden seçilir. Türk toplumunda bayanların kendini avutma yöntemlerinden biri. Kadın dediğin etli butlu olur. Biz kendi vücudumuzdan memnunuz denir ama işin aslı hiçte öyle değildir.
      Armut Tipi Vücut
      Armut tipi vücut hem bayanda hem de erkek de pekte görsel açıdan iyi durmamaktadır. Ve bu vücut tipinden kimse memnun değildir. Armut tipi vücut düzenli sporla ve sağlıklı beslenme ile düzelebilir. Azmin sonucu sporla taçlandırılabilir. Armut tipi vücuda sahip bayanlar doğru giyindiklerinde görsel açıdan göze hitap ederler ancak yanlış kıyafet seçiminde görsel olarak hiçte iyi durmazlar.]]>
      Vücutta Kırmızı Noktalar https://www.vucut.gen.tr/vucutta-kirmizi-noktalar.html Wed, 07 Nov 2018 07:31:05 +0000 Vücutta kırmızı noktalar, vücudun her hangi bir bölgesinde meydana gelen kırmızı noktalar genellikle alerjik reaksiyon kaynaklıdır. Vücut, deterjan, kimyasal maddeler içeren temizlik ürünleri, sabun gibi pek çok ş Vücutta kırmızı noktalar, vücudun her hangi bir bölgesinde meydana gelen kırmızı noktalar genellikle alerjik reaksiyon kaynaklıdır. Vücut, deterjan, kimyasal maddeler içeren temizlik ürünleri, sabun gibi pek çok şeye tepki verebilir. Alerji nedeniyle meydana gelen kırmızı noktalar genellikle alerjene maruz kaldıktan birkaç saat sonra oluşum göstermeye başlar ve tekrar kendiliğinden ortadan kaybolur. Kırmızı noktalara eşlik eden kaşıntı, kuruluk ve dökülme de yaşanabilir. Vücutta meydana gelen, vücut geneline yayılan ve geçmeyen kırmızı noktalar ise böcek sokması, besin alerjisi, kurdeşen, kızamık gibi rahatsızlıklardan dolayı oluşum gösterebilir.

      Vücutta kırmızı noktalar neden oluşur

      Alerjenler haricinde vücutta birçok nedenden dolayı kırmızı noktalar oluşabilir. Bunlar arasında;

      Akne: Vücut yüzeyinde bakterilerin çoğalması nedeniyle oluşan bir cilt problemidir. Henüz başlangıç aşamasında olan akneler kırmızı nokta şeklinde meydana gelir.

      Böcek sokmaları: Sivrisinek gibi bazı böceklerin ısırması vücutta kırmızı noktaların oluşumuna yol açabilir. Oluşan nokta tek bir tane değil, maruz kalan bölge ve etrafında görülebilir. Noktaların oluştuğu yerlerde kaşıntı, kaşıntı ile beraber tahriş olabilir. Kaşıntı genelde birkaç saat içinde geçer. Ancak kaşıntı geçmemişse ve bölgede kaşıntı ile beraber şişlik oluşmuşsa bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

      Ürtiker: Halk arasında kurdeşen olarak bilinen rahatsızlık daha çok gıda alerjisi nedeniyle oluşum gösterir. Vücudun farklı alanlarında tek tek ya da gruplar halinde kırmızı noktalar oluşur.

      Vücutta Kırmızı Noktalar

      Zona hastalığı: Vücutta meydana gelen kaşıntılı ve kırmızı noktalar zona hastalığının bir belirtisi olarak yaşanabilir. İlk belirtiler arasında ağrı, kaşıntı ve karıncalanma hissi vardır.

      Uyuz: Uyuz hastalığı nedeniyle vücut üzerinde minik kırmızı noktalar oluşabilir. Ayrıca hastalık nedeniyle deride pullanma olabilir. Daha çok parmak arası ve parmakların iç tarafında oluşan kırmızı noktalar farklı kremler ile tedavi edilebilir.

      Kızamık: Vücut enfeksiyon maruz kaldıktan 10 gün sonra vücutta kırmızı noktalar oluşmaya başlar. Kırmızı noktalar başlangıçta yüz bölgesinde görülür ve daha sonra tüm vücuda yayılır. Kızamık tedavisi mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır.

      Purpura hastalığı: Vücutta küçük kan damarları zayıflayarak sızıntıya yol açabilir. Bu sızıntı vücutta kırmızı ya da mor noktaların oluşmasına neden olur. Rahatsızlık vaskülit ya da konjenital rubella sendromu olarak da tanımlanır.

      Doğum lekeleri: Doğum izleri bebek dünyaya geldikten sonra vücutta fark edilen lekelerdir. Bazı çocuklarda doğduğunda değil de yıllar geçtikçe de oluşabilir.

      Güneş alerjisi: Birçok alerjen gibi güneş alerjisi de ciltte kırmızı noktaların oluşmasına neden olabilir. Güneş alerjisi olan kişiler özellikle güneşe çıkmadan önce güneş kremi kullanmalıdır.

      Hava şartları: Çok soğuk ya da çok sıcak hava yüz bölgesinde kırmızı noktalara neden olabilir. Kırmızı noktalar yüz harici vücudun tümünde de oluşum gösterebilir.

      Hijyenik olmayan durumlar: Ağır bir aktivite sonrası duş almamak, temiz olmayan kıyafetleri giymek gibi pek çok neden vücutta kırmızı noktaların oluşmasına yol açabilir. Hijyen kurallarına dikkat etmeyen kişiler virüs ve bakteriye daha fazla maruz kalır ve hijyene dikkat etmediği sürece vücutta lekeler oluşur.

      Vücutta kırmızı noktalar hakkında bilinmesi gerekenler

      • Vücutta meydana gelen kırmızı noktalar basit bir alerjenden oluşabileceği gibi bazen lösemi gibi ciddi bir hastalığın da belirtisi olarak oluşum gösterebilir.
      • Vücutta oluşan kırmızı noktalar çok ufak ya da büyük olabilir, tek bir bölgeye ya da vücudun tamamı]]> Vücut Kitle İndeksi Yaşa Göre https://www.vucut.gen.tr/vucut-kitle-indeksi-yasa-gore.html Thu, 08 Nov 2018 00:37:25 +0000 Vücut kitle endeksi yaşa göre değişmektedir. Vücut kitle endeksi (VKİ), beden ağırlığının (kilogram), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. İdeal ağırlık ise ulaşılmak istenen VKİ'nin, b Vücut kitle endeksi yaşa göre değişmektedir. Vücut kitle endeksi (VKİ), beden ağırlığının (kilogram), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır. İdeal ağırlık ise ulaşılmak istenen VKİ'nin, boyunuzun uzunluğunun karesi ile çarpılmasıyla elde edilir.
         
        İdeal boy kilo endeksi, arkadaşımızın vücudundaki yağların oranını hesaplayarak kişinin ideal boy-kilo arasındaki farkın kaç olduğunun bulunmasıdır. Her arkadaşımızın çeşitli bir yapıya sahip meydana geldiğini düşünürsek bu hesaplamanın %100 kesinlikle netice vermesi beklenemez. Tek yapılan tetkiklerde kişilerin çoğunluğunda gerçek hesap elde edilebildiği için onay görmüş bir uygulamadır. Vücut kitle endeksi cetveli, kişilerin ideal boylarıyla kaç kiloda olması gerektiğini gösterse de bir başına bir tanı niteliği taşımadığını unutmayın.  

        İdeal Boy Kilo Ne Türlü Hesaplanır: Bu oranı ne türlü hesaplanacağıyla ilgili tereddütleriniz varsa veya çeşitli yazılarda tam anlamıyla da anlayamadıysanız sizlere çok fazla miktarda kolay bir örnekle anlatayım.Vücut kitle indeksi ne türlü hesaplanır Arkadaşımızın kilosu ile boyunun karesi bölünerek hesaplanır. Bu gibi anlattığımız vakit belli bir süre anlaşılmaz gelebilir ama son olarak bunu bir de örneklendirelim.

        İdeal Kilo Boy Endeksi Yöntemi Örnekli Anlatım:

        İdeal kilo kaç olmalı: Kişinin kilosu 75, boyu ise bir.80 olsun. 75/ (bir.80×bir.80)= İdeal boy kilo oranı.(VKİ) Bu örnekti arkadaşımızın ideal boy kilo oranı 23.14 çıktı. Başka Bir Deyişle bu ideal kilo hesaplama yönteminde kişi meselesiz, normal olarak da yaşanıyor.
        Herkesin beden yapısı çeşitli olduğundan İdeal kilo için kesinlikle bir şey ifade etmek gerçek olmamakla beraber, çıkan netice sizin için bir düşünce verebilir. Bu değerlerden fazla miktarda uzaklaşmamanız ek olarak sıhhatli bir hayat sürmek ile ilgili faydalı olacaktır. İdeal kilonuzu savunmakla beraber, sıhhatli bir hayat için yeterlidir. İdeal kiloda olabilirsiniz ama balanslı beslenmiyor ve olması gerektiği kadar davranış / spor yapmıyorsanız, sıhhatli hayat ile ilgili eksikleriniz var demektir. Unutmamak gerekirki mühim meydana gelen hangi kiloda olduğunuzdan ek olarak ziyade, ne civarı sıhhatli olduğunuzdur.
         
        Dünya Sıhhat Teşkilatı, obeziteyi tanımlama için çeşitli Avrupa'lı epidemiyologlarca küçük farklılıklar haricinde onay edilen bir beynelmilel tasnif geliştirmiştir. Beden Kitle İndeksi (BKI) denen bu sınıflama kişilerin ağırlığıyla boyu arasındaki ilişkiyi gösterir. Kilogram olarak da ağırlığın, metre olarak da ölçülen boy değerinin karesine ayrılması ile elde edilir. BKİ = Ağırlık (kilogram) / boy (m2) yöntemi ile hesaplanır. Bu sınıflamaya yönelik 25-29 kg/m² arası fazla miktarda kilolu, 30.0-39.9 kg/m² arası obez, 40 kg/m² ve ek olarak üstü ise morbid obeziteyi yansıtmaktadır.

        Tablo bir. BKI (kilogram/m²) Değerlerine yönelik Fazla Miktarda Kilolu ve Obezite
        WHO Sınıflandırması(WHO, Geneva)
         
        BKİ (kilogram/m2)
        Vücut Ağırlığının Durumu <18.5 Düşük kilolu 
        18.5-24.9 Normal
        25.0-29.9 Pre-obez 
        30.0-34.9 Sınıf 1
        35.0-39.9 Sınıf 2
        40 Morbid obez
         
        Yaşa göre bki ölçüleri

        Yaş ilerledikçe natürel olarak da BKI'de de yükseliş olabilmektedir. Edinilen kalorinin artışı, harcanan kalorinin düşmesi ve yaşın ilerlemesi ile beraber metabolizma hızımızın yavaşlaması nedeniyle kilo yükseliş oranlarımızda farklılıklar olabilmektedir. Bu vaziyet, her yaş grubunda BKI değerlerinin yaş arttıkça yükselmesine neden olabilir. Yaşa uyumlu meydana gelen BKI değerleri beslenme düzenimizi programlamamız bakımından bizim için mühim olacaktır. Aşağıdaki tabloda yaşa yönelik uyumlu meydana gelen BKI değerleri verilmiştir:

        Tablo 2.Yaşa Yönelik Uyumlu BKI (kilogram/m²) Değerleri
        ]]> Vücuttaki İltihap https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-iltihap.html Thu, 08 Nov 2018 10:31:48 +0000 Vücuttaki iltihap ; İltihap, kanın içerisinde bulunan ve belli miktardan daha fazla bakteri olması ve akyuvarların artması anlamına gelmektedir. Vücudun herhangi bir bölümünde kana bakterilerin karışmasına, o bölg Vücuttaki iltihap ; İltihapkanın içerisinde bulunan ve belli miktardan daha fazla bakteri olması ve akyuvarların artması anlamına gelmektedir. 
        Vücudun herhangi bir bölümünde kana bakterilerin karışmasına, o bölgenin iltihaplanması denmektedir. İltihaplanma, vücudun kendi kendini etkenlere karşı koruma ve iyileştirme gayesidir. İltihap, vücutta bulunan enfeksiyonlara karşı kalkan biçimidir. Birçok mikrop ve mikroorganizmalar, mekanik ve fiziksel etkenler ve kanser hücreleri, organizmada iltihap meydana getiren çeşitli sebepler olarak gösterilebilir. Vücutta iltihap olmasının birçok nedeni bulunabilir. Yalnız bu nedenlerin başında, enfeksiyon ilk sırada bulunmaktadır. Enfeksiyon kana bulaştığı zaman vücut bu duruma tepki göstermek için iltihabı ortaya çıkarır. Biyolojik bir tepki olarak iltihaplanmanın kanda bulunma sebepleri arasında bağırsak hastalıkları da etkili olmaktadır. Aynı zamanda lupus denilen hastalıkta yer almaktadır. Her yaş grubunda  ortaya çıkma ihtimali olan lupus hastalığında, vücudun bağışıklık sistemi sağlıklı olmayan bir şekilde, sağlıklı olan dokulara saldırıya geçip ve kronik iltihaplanmaya sebebiyet vermektedir. Vücuttaki  iltihap oranı CRP adı verilen test ile ölçülmektedir. İltihap oranının yüksekliği fazlaysa, ileriki zamanlarda kan damarları duvarında bir sorun bulunması manasına gelebilir. CRP seviyesi yüksek çıkarsa iltihap oranı da yüksek demektir. Bu sorunun çözülebilmesi için, ilk önce iltihabın nereden kaynaklandığı tespit edilmektedir. Bu sebeple başka testler ve uzman muayenesi yapılmalıdır. 

        Vücuttaki İltihap
        Vücuttaki İltihabın Nedenleri ;
        • Enfeksiyon kapmak
        • İltihaplı bağırsak hastalığı 
        • Lupus
        • Zatürre
        • Romatizmaya bağlı ateş
        • Tüberküloz 
        • Bağ doku hastalıkları 
        • Bağırsak mikropları
        Vücuttaki İltihabın Tedavisi;

        Vücutta bulunan iltihabın tedavisi için ilk olarak iltihabın kurutulması gerekmektedir. Daha sonra hasta olan kişi gözetim altında tutulmalıdır. Organizmanın iltihaba karşı göstermiş olduğu  savunma mekanizmasını arttırmak için kanda iltihap tedavisinde genel ve lokal tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemlerden önce kesinlikle antibiyotik kullanılması tavsiye edilmektedir. Antibiyotik düzenli ve doğru bir şekilde alınmalıdır. Eğer düzenli kullanıma rağmen vücutta apse oluşmuşsa cerrahi bir operasyonla apsenin o bölgeden boşaltılması gerekmektedir. İyi bir tedavi uygulanırsa hastalığın geçmesi mümkündür. Vücudun hangi bölgesinde olursa olsun iltihap ciddiye alınarak mutlaka bir uzmana görülmelidir.
        ]]>
        Vücut Temizliği https://www.vucut.gen.tr/vucut-temizligi.html Thu, 08 Nov 2018 20:22:19 +0000 Vücut Temizliği: İnsan vücudunun temizliği sağlık açısından çok önemlidir. Vücut ne kadar temiz tutulursa hastalık oranı o kadar düşük olur. Temiz vücut hem dirençli olur hem de enerjik olur. Yaz aylarında vücut Vücut Temizliği: İnsan vücudunun temizliği sağlık açısından çok önemlidir. Vücut ne kadar temiz tutulursa hastalık oranı o kadar düşük olur. Temiz vücut hem dirençli olur hem de enerjik olur. Yaz aylarında vücut temizliğine daha dikkat edilmelidir. Sık sık duş alınmalıdır. Vücudu sıkmayan, rahat, geniş şeyler giyilmelidir. Böylelikle terleme birazda olsa azaltılır. Duştan sonra koltuk altı deodorantı kullanılmalıdır. Bayanlar erkeklerden daha fazla dikkat etmelidir vücut temizliklerine. Adet gördüklerinde dönemde vücut güçsüzleşir ve mikroplara karşı bağışıklık daha düşüktür.
        Vücut Temizliği
        Vajinal bölge yukarıdan aşağıya doğru ılık su ile yıkanmalıdır. Adet döneminde en fazla bir saatte bir pet değiştirilmelidir. Vücuda alınan her hangi bir darbeden dolayı oluşan yaralarında temiz tutulması gerekir. Açık yaralarda vücuda mikrop girme olasılığı çok fazladır. Sağlıklı vücudun baş kuralı temiz bir vücuttur. Her gün o kadar çok yerle temas halinde olabilirsiniz. Bu yüzden el yıkama alışkanlığı kazanılması gerekir. Ellerdeki mikroplar ağız yolu ile vücuda çabuk bulaşabilir. Ellerinizi mutlaka sabunlayınız, en azından her yemekten önce ve sonra. Saçların temizliği de önemlidir. Saçlardaki yağlanma deriden vücuda geçer. Saça bit düşer. Yani vücut temizliği her konuda çok önemlidir. Bütün hastalıklar vücuda temiz olmadığınız için gelir. Bol su, sabun her zaman steril ellerin en baş yardımcısıdır.]]>
        İdeal Vücut Ölçüleri https://www.vucut.gen.tr/ideal-vucut-olculeri.html Fri, 09 Nov 2018 11:53:24 +0000 İdeal vücut ölçüleri, Bir çoğumuzun hayalidir fit bir vücuda salip olmak. Kadın erkek hepimizin ilgi alanına giriyor, kilo problemi ideal vücut ölçüsü değince ilk akla gelen bayanlarda 90 60 90 tabiridir. Fakat günümüzde b İdeal vücut ölçüleri, Bir çoğumuzun hayalidir fit bir vücuda salip olmak. Kadın erkek hepimizin ilgi alanına giriyor, kilo problemi ideal vücut ölçüsü değince ilk akla gelen bayanlarda 90 60 90 tabiridir. Fakat günümüzde bu ölçülerde bir bayan balık etli sayılmaktadır. Aslında ideal vücut ölçüsü kadın erkek fark etmeden bütün insanları kapsamaktadır bir çoğumuz boyumuza göre kilomuzu orantılamaya çalışırız. Aslında ideal vücut ölçüsü sadece boy ve kilo orantısı ile ölçülmez  bel, basen, göğüs, bacak olarak bir bütündür ve hepsinin kilo, kas ve incelik olarak belirli orantıda olması gerekir. Örneğin 25 yaşındaki bir bayan 58 kilo, 165 de boy oranı var bu bakıldığında ideal gibi görünüyor. Fakat bu kiloda ve bu boyda olan bir kayanın vücudunun üst kısmı zayıf ve basenlerinde toplanmış bütün kilolar bu o kişinin ideal kiloda olmadığını gösteriyor. Aynı şey erkek için de geçerli veya basen kalça göğüs ideal kiloda fakat bel belgesinde yağlanma var ve kalın bu da kişinin ideal ölçüde olamadığını göstermektedir. 

        Erkeklerde ideal vücut ölçüleri: Herhangi bir rahatsızlığı olmayan bir erkek vücudunda %12 ile 20 arasında yağ oranı bulunmaktadır. İdeal erkek vücut ölçüleri denilince akla baklava dilimli bir vücut gelir. Fakat buda ideal vücut ölçülerine sahip bir erkek olduğunu göstermez. Boy ve kilo orantıları önemli olduğu gibi göbek bölgesine biriken yağ dar omuzlar tahta gibi bir kalça o gözüken baklava dilimlerini yok sayar. Üstelik bel çevresinde oluşan yağlar bir takım rahatsızlıkların belirtileri olabilir. Özellikle 101 cm. yi geçmesi taktirde şeker kolesterol yüksek tansiyon gibi hastalıkların ortaya çıkmasına sebep olabilir. Boyun uzunluğuna ve kısalığına göre vücut ölçüleri değişmektedir her erkeğin kendi için ideal ölçüleri olmalıdır herkes 190 boyunda veya geniş omuzlu olamaz öyle değil mi İllada bir ölçü vermek gerekirse günümüzde en çok beğenilen ölçüler. Boy 185 ile 90 arası olmalı kilosu boyuna ve kas yağ durumuna göre değişir ama en ideali 190 boyunda birinin en fazla kilo 90 en az 75 olmalı. Omuz belin 1,5 katı fazla olmalı yani 75 80 santim bele sahip birinin omuz ölçüsü 125 santim. Kalça ölçüsü ise 90 ile 102 oranında değişmelidir. Fakat her erkek bu ölçüde olacak diye bir kaide yoktur bu ölçüye ulaşabilmek için yanlış yöntemleri uygulayıp kendinize eziyet etmeyin. 

        İdeal Vücut Ölçüleri
        Bayanlarda ideal vücut ölçüleri: Bayanlar için ideal vücut ölçüsü bilindiği gibi 90 60 90 değildir. Bu ölçü günümüzde balık etli bayanlar için geçerli. Günümüzde bayanlarda ideal vücut ölçüsü çubuk kıra kerden hallice. Yani sıfır beden diye adlandırılmaktadır. Aslında bayanlarda ideal olanı 90 60 90  dır. Günümüzde ise bayanlarda göğüs 85 ile 90 bel 55 ile 60 kalça 80 85 ve 90 arasında değişmektedir. Bul ölçüler vücuda sahip olan bir bayanın boy uzunluğu 170 175 ve 180 cm aralıklarında olmalı. Erkekte olduğu gibi bayanlarda da bel böylesi normalin üstünde yağlanma varsa dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Bayanlarda doğum sonrası bel bölgelerinde normalden kat kat fazla yağlanma bulunmaktadır. Gün içerisinde çeşitli egzersizler ile ve doğru beslenme sayesinde vücuttan atabilirsiniz. Bayanlarda bel 55 60  65 idealdir. Bu ölçülerin üstünde bel bölgesi çeşitli hastalıklara yol açabilir. Unutmayın her kez için ideal vücut ölçüsü farklıdır 150 cm boyunda bir bayanın veya küçük göğüslü bir bayanın istenilen baya ve ölçülere doğal yöntemlerle gelmesi imkansız. Bu sebepten bir çok ameliyat  geçirenler var bunun yerine kendi boyunuzu kas ve yağ ağırlığınıza göre ideal bir vücut ölçüsüne sahip olmaya çalışmalısınız. Unutmayın her şeyin başı sağlık sağlığın başı doğru beslenme ve spor.
        ]]>
        Vücutta Kabarma https://www.vucut.gen.tr/vucutta-kabarma.html Fri, 09 Nov 2018 15:47:52 +0000 Vücutta Kabarma, Bu durumun çeşitli sebepleri vardır. Bu sebepler konusunda araştırma ve açıklama yapan uzmanlar birçok bilgiye ulaştılar ve bu bilgileri çeşitli seminerlerde paylaştılar. Kılcal damarlarda kan Vücutta Kabarma, Bu durumun çeşitli sebepleri vardır. Bu sebepler konusunda araştırma ve açıklama yapan uzmanlar birçok bilgiye ulaştılar ve bu bilgileri çeşitli seminerlerde paylaştılar.

        Kılcal damarlarda kan toplanması ile oluşan eritem üzerinde, içi duru bir sıvıyla dolu küçük saydam kabarcıkların oluştuğu görülebilir. Kabarcıklı haldeki eritemlerin bir çeşidine egzamada rahatsızlığında rastlanır. Egzamaya daha önce alerji konusunda bahsedilen tahriş nedenleri sebep olduysa, eritemler kendisini daha çok belli eder. Bu durumlarda kabarcıklar çok küçük boyutlardadır. Kabarcıklar daha büyük boyutlarda olursa, zona, su çiçeği yada uçuk gibi bulaşıcı hastalıklardan bahsetmek doğru olur. Bu gibi rahatsızlıklara aynı aileden olan bakteriler yol açar. Yaşlı insanlarda, kabarcıklar sağlıklı deri üzerinde oluşum gösterir ve iz bırakma gibi durumlarda nedeni belli olmayan ve son derece tehlikeli bir hastalık olan pamfigüs’ten kuşkulanılabilir. Genç bir insanda daha önceden mevcut olan kırmızı renkte bir leke üzerinde oluşan kabarıklar kısmen şiddetli ağrılı bir deri yanması hissi olan Düring Brocg rahatsızlığının belirtilerini gösterir. Doğumdan sonraki ilk günlerde, bebeğin ayak tabanlarında ve ellerinde çıkan kabarcıklar frengi tabanlı pamfigüsün belirtilerini gösterir.
        Vücutta Kabarma
        • Papüller: Deride oluşan boyut itibari ile küçük, kenar kısımları sert ve belirgin kabarmalardır. İç yapısı incelendiğinde sıvı olmadığı ve kısa zaman içerisinde kayboldukları gözlenir. Bunlar en yaygın biçimde görülen siğillerdir. Geniş bir deri kısmını kapsayan ve genelde kaşıntılara neden olan kuru, pembe ve parlak kısımları çizgili şekilde olur ve bir tür deri hastalığı olan liken rahatsızlığının belirtilerini taşımaktadır. Tüberkülitler, isimlerinden de anlaşılacağı gibi tüberküloz hastalığı yani verem tabanlı papüllerdir. Papüller ödemli ve pembe renkte ise ve kaşıntı yapıyorsa alerji kökenli ve kısa zamanda kendi kendine kaybolan bir kurdeşen söz konusu olabilir.
        • Püstüller: Bunlar içinde irin barındıran sivilce şeklinde ya da kabarcık şeklindedir. Streptokok ya da stafilokokların sebep olduğu impetigo ve çeşitli çıbanlar püstüllerin en çok rastlanan ve yaygın şeklidir. Benzer irinli hastalıklar veya piyodermitler oluştuğunda ve bu durum özellikle tekrarlandığında şeker hastalığından kuşku duymak gerekmektedir. Püstüller yüz bölgesinde yada sakalların bulunduğu alanda oluşursa bu durum sikozis olarak adlandırılır.
        • Burun kızarması: Bu durum genel şekliyle burunda gözlemlenen eritroz yani kızarma, yüzü ve kulakları da etkileyebilir. Genellikle yemeklerden hemen sonra oluşan bu kızarma kılcal damarların genişlemesine sebep olur. Bu genişleme kalıcı bir durum olduğundan kızarıklık bir süre sonra kalıcı bir duruma dönüşür. Bu kızarma çoğu zaman kıl keseciği iltihabı ile karıştırılır. Bu karıştırma sonucunda yanlış bir teşhis konulan kızarıklık ilerleyen evrelerinde burunun iri bir hal almasına sebep olur. Ani ısı değişimlerinde ağrımaya başlar ve renk olarak morumsu bir renk alır. Soğuğun neden olduğu bir deri bozukluğunu işaret eder. Eritemli deri vereminde ise burnun dip kısımlarında kızarıklıklar başlar ve süreklilik sağlar, yanaklar içe doğru çöker, yüzde bu nedenlerle önemli derecede şekil değişiklikleri meydana gelir.
        • Renk değişiklikleri: Melanodermi olarak da isimlendirilen renk değişikliği önlenemiyorsa, Addison hastalığı ya da böbrek üstü bezleri yetmezliği, demir metabolizmasının bozukluğundan dolayı bronz renkli siroz veya uzun zamanlı bir kimyasal zehirlenme düşünülmesi gerekir. Deri sorunları yerel ise, yazın çok sık görülen ve basit kırmızı lekelerden başka bir durum düşünülemez. Bu durum varisli bacaklarda koyu renkli bir deri iltihabı da olabilir. Beyaz bölgelerle kesintiye uğrayıp dalgalı bir görünüm aldığı zaman bu renk değişikliğinde lökomelanodermiden şüphelenilir. Bu duruma güneş yanığı gibi bazı deri bozuklukları neden olabilir. Ancak bu durum g]]> Vücuttaki Elektrik Nasıl Atılır https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-elektrik-nasil-atilir.html Fri, 09 Nov 2018 19:38:54 +0000 Vücuttaki elektrik nasıl atılır, Tüm hücreler etrafında belirli bir statik cereyan vardır. Fakat vücudun hepsi bu statik elektriğin pozitif dengesi vardır. Bunu hissetmeyiz. Ancak, gerek havada fazlalaşan iyonlar, gerek çağ Vücuttaki elektrik nasıl atılır, Tüm hücreler etrafında belirli bir statik cereyan vardır. Fakat vücudun hepsi bu statik elektriğin pozitif dengesi vardır. Bunu hissetmeyiz. Ancak, gerek havada fazlalaşan iyonlar, gerek çağımızda büyük sorun olan plastik elbiseler, vücudun harici yüzünde elektron artmasına yol açar. Bu durum dıştan içe bizi etkilemektedir. Bilhassa sinir sistemi üstünde önemli rahatsızlıklar yaratır.
         
        Bahis konusu elektron artması deri altındaki çok fazla miktarda küçük adaleleri yorar ve onların vaktinden önce esnekliklerinin kaybolmasına yol açar bu netice yüzde kırışmaların baş nedenidir. Beden kırışma ve sarkmaları da bu statik elektrikle yakından alakalıdır. Önceden beri iyileştirme tesirine inanılan ve son zamanlarda trend haline gelen akupunktur bu statik elektriği dışarı atmanın bir tarzıdır. Vücudun statik elektriğinin aşırısını dışarı atmanın 2 yolu vardır. Ya çıplak el ve ayakla toprağı elleyerek bir nevi toprak hattı inşa etmek veya su ile yıkanarak bu elektronları dışarı aktarmak. Çağımızda strese ilişkili olarak ve plastik giysilere ilişkili olarak da bedende çok derecede bir cereyan birikmesi olmaktadır. Vücudumuzda toplanan bu elektriğe statik enerji denir. Statik enerjiyi bir olarak dışarı atmak gereklidir zira bu enerji sinir sistemimizi derinden etkiler. Bizler bunun farkına varamayız fakat etkileşim çoktur.
         
        Vücudumuzdaki statik elektriği atma

        Çıplak el ve ayakla toprağı elleyerek bir nevi toprak hattı inşa etmek ya da su ile yıkanarak bu elektronları dışarı aktarmak. Abdest almada bu emele bilhassa ilgi edilmiştir. Gsm telefonları en başta olmak üzere elektronik cihazlardan dağılan dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin bedende psikolojik baskı ve yorgunluğa neden olan elektrostatik yük birikimine sebep olabileceği, her akşam duş almanın bütün vücudu cereyan yükünden kurtaracağı, insanı psikolojik baskı ve yorgunluktan arındıracağı söylendi. Gsm telefonu, baz istasyonları ve PC benzeri cihazların elektromanyetik dalgalar yayarlar. Bu elektromanyetik dalgalardan kaynaklanabilecek elektromanyetik kirliliğin de kişide psikolojik baskı ve yorgunluğa neden olan elektrostatik yük birikimine neden olabilir.

        Vücuttaki Elektrik Nasıl Atılır
        İlk çözüm toprağa temas

        Gün içerisinde maruz kalınan elektromanyetik dalgaların psikolojik baskı ve yorgunluğa sebep olduğunu anlatan Daşdağ, çıplak ayakla toprağa basılmasının veya rastgele bir metale dokunulmasının bu cereyan yükünü boşaltacağını duyurdu.
         
        İkinci çözüm su ile temas

        Aynı olarak metal benzeri iletken meydana iştirak eden suyla temasın da cereyan yükünün boşalmasını olanağı sağlar. Bilhassa elektromanyetik kirliliğin dik olduğu alanlarda yaşayanlar, akşamları duş alarak bedende toplanan cereyan yüklerinden arınmalıdır. Böylelikle, elektromanyetik kirlilikten meydana gelen psikolojik baskı ve yorgunluk giderilebilir.
         
        Bunun amaçlı sağlığımız amaçlı beslenmemize İlgi etmekle beraber elektrikli aletleri mümkün olduğunca kontrollü kullanmamız gerekmektedir. Gündelik hayatta bağışıklık sistemini güçlendirici besinlere çok fazla miktarda yer sunmak gereklidir. Saçımızı saç kurutma makinesi mahalline natürel olarak da kurutarak, enerji tasarruflu ve kompakt floresan ampul mahalline ananesel ampulleri faydalanarak, gsm telefonu mahalline kablolu telefon faydalanarak evimizdeki elektromanyetik kirliliği en düşük seviyeye indirebiliriz. 
        ]]>
        Vücut Kırgınlığına Ne İyi Gelir https://www.vucut.gen.tr/vucut-kirginligina-ne-iyi-gelir.html Sat, 10 Nov 2018 02:19:37 +0000 Vücut kırgınlığına ne iyi gelir, Vücut kırgınlığı dediğimiz olay aslında halsizlik,bitkinlik, yorgunluk,enerji düşüklüğü dediğimiz olayların genel adıdır. Vücut kırgınlığını hissettiğimiz an o gün ki planları Vücut kırgınlığına ne iyi gelir, Vücut kırgınlığı dediğimiz olay aslında halsizlik,bitkinlik, yorgunluk,enerji düşüklüğü dediğimiz olayların genel adıdır. Vücut kırgınlığını hissettiğimiz an o gün ki planlarımızın belki de çoğunu gerçekleştiremeyiz. Kendimizi islerimizi halledecek kadar enerjik hissetmeyebiliriz. Çünkü vücut direncimiz düşer ve hareket etme isteğimiz azalmaya başlar.

        Vücut kırgınlığımız bazen soğuk algınlığından dolayı olabilir. Ama asıl sebebi ise beslenme problemlerine bağlıdır. Sürekli hazır yiyecekler tüketmek, meyve yerine içerisinde glikoz dediğimiz şeker bulunan yiyecek ve içecekleri tüketmek, sebze ve et yemeklerini az yemek,her sebzeyi yememek vücut kırgınlığına neden olan başlıca şeylerdir. Çok az yemek yemek,kontrolsüz diyet yapmakta enerjimizin düşmesine ve vücudumuzun kırgın olmasına neden olur. Çünkü vücut besinsiz kalır ve halsizlik meydana gelir. Bunların yanı sıra psikolojik nedenler de vücut kırgınlığına neden olmaktadır. Psikolojik olarak çöküntü yaşayan insanlar kendilerini iyi hissetmezler. Bu şekilde olanların yeme-içme alışkanlığı da bozulacağı için vücut dirençleri daha çok düşmeye başlar ve daha çok halsiz hissederler kendilerini. 

        Vücut Kırgınlığına Ne İyi Gelir
        Grip enfeksiyonu bulunan vücutlarda kendilerini çok halsiz ve bitkin hissederler. Çünkü virüsler bütün vücudu etkisi altına almıştır. Vücut da doğal olarak onlara karşı tepki göstermeye başlar ve hem bedensel hem de zihinsel yorgunluk başlar. Böyle olunca da vücut kırgınlığımız daha çok artmaya başlar. Vücut kırgınlığı bazen bir hastalığın da belirtisi olabilir. Ancak bu durum çok rastlanıyordu ve kalıcı bir haldeyse bunun için bir doktora görünmek iyi olacaktır. Vücut kırgınlığını azaltmak için ilk olarak beslenmesine dikkat etmemiz gerekiyor. Dengeli ve düzenli beslenmek en önemli kuralını olsun. Zaten dengeli ve düzenli beslenildiği takdir de daha az hastalandığını görülecektir. Vücut kırgınlığına en iyi gelecek olan gıda yoğurttur. Çünkü yoğurt bağışıklık sisteminizi  güçlendirir. Daha az hasta oluruz ve hasta olduğumuzda bu durumdan daha az etkilenmiş oluruz. Bir diğer önemli yiyecek grubumuz ise proteindir. Bu dönemde proteine biraz önem vermemiz gerekiyor. Ancak aşırıya kaçmadan. Çünkü proteinin fazlası da zararlı olabiliyor bazı durumlarda. Özellikle de kolesterolü olanlar için kırmızı et ve yumurta ağır gelebilir. Bol bol su tüketilmelidir. Virüsleri vücuttan atmaya,vücudumuzda bulunan enfeksiyonlardan kurtulmak için su içmek gerekir. Elma,muz,üzüm,kayısı bunlar başlıca olmak üzere bütün meyvelerden tüketmek çok iyi gelir vücut kırgınlığına. Çünkü meyve vitamin bakımından oldukça zengindir ve böylece vücut direncimiz artmış olur bol meyve yiyerek. Bal da kırgınlık için iyi gelmektedir. Tüm öğünlerde de tuketebiliriz. Günde 1-2 kaşık bal yenilebilir. Nişastalı gıdalar ve karbonhidratlar da vücut kırgınlığına iyi gelmektedir. Demir eksikliği de bazen yorgunluk yapabilir. Demir eksikliği olanlar da demir bakımından zengin gıdalar tüketilmelidir.

        Haksızlığı, kırgınlığı önlemek yada azaltmak için beslenmesine çok dikkat etmeliyiz. Her sabah mutlaka kahvaltı yapmalıyız. Günde bir yumurta tuketmeliyiz. Ama bunu kolesterolü olanlar yapmaya bilirler. Fast-food gıdaları daha az tüketmeliyiz. Özellikle kafein tüketimini azaltmak iyi gelecektir. Kafein yerine bitki çayları içmek daha iyi gelecektir.  Adaçayı, ıhlamur, zencefil içmek direncimiz artırır.
        Geçmiş olsun.
        ]]>
        Bebeklerde Vücut Isısı https://www.vucut.gen.tr/bebeklerde-vucut-isisi.html Sat, 10 Nov 2018 11:57:36 +0000 Bebeklerde Vücut Isısı, Doğum yaptıktan hemen sonra yeni doğmuş bir bebeği başka bir  yerde uyumlu olup olmadığını vücut ısısına bakabiliriz, solunumu düzenli diye bakılmalı, derinin rengini ve uyarılara verdiği te Bebeklerde Vücut Isısı, Doğum yaptıktan hemen sonra yeni doğmuş bir bebeği başka bir  yerde uyumlu olup olmadığını vücut ısısına bakabiliriz, solunumu düzenli diye bakılmalı, derinin rengini ve uyarılara verdiği tepkiye bakmalıyız. Yeni doğmuş  bebekler çevre ısısına karşı çok hissiyatlı olabilirler, ısı değişiklerinden çok erken etkilenirler. Bundan dolayı bebeğin olduğu odanın ortamı 23 derecenin üzerinde olmamalıdır. Üzerinde olmalıdır. 


        Bebeğin kıyafetleri odanın  sıcaklığına  göre azaltılmalı veya çoğaltılmalı. Bebek ısı kaynaklarının yakınında olmamalı. Yatağı düşmesini engelleyecek şekilde düzenlenmelidir .  ebeveyn   bebeklerini sürekli göz önünde bulunmalıdırlar . Bebeğin yüzünün kızarması beden ısısının yükseldiğini işaret etmektedir. Soluk yada  morarmış bir şekilde ebeveynler , bebeklerinin uyarılarına  karşı tepkilerinin  daha iyi ve erken olmasını  anlayacak ve yerinde müdahale edebileceklerdir. Sıcak ortamlarda bebeklere çok kıyafet giydirilmemeli. Üzerine ince örtü örte bilirsiniz . 

        Bebeklerde Vücut Isısı

        Soğuk ortamlarda ise bere, atkı ,eldiven, patik, hırka  giydirilir ve üzerini kalın tutabiliriz. Soğuk ortamlarda mümkünse bebek daha önceden ısıtılmış bir yere indirilmeli. Bebeği sardığınız  örtüyü önceden ütü ile ütüleyerek hafifçe  ısıtılabilir. Yine döşeğini ütü ile geçip ısıtabilir sonra sıcak bir şekilde yatırmalıyız. Bebeğin yatağı hava akımlarından uzak, soba, kaloriferden uzak, büyük ışık kaynağından uzak, sessiz bir ortamda bulunmalı ve herkesin bebeğe temas edilmesinden  kaçınılmalıdır. Daha büyük abla abisi varsa   özellikle ellerini temizce yıkamadan ve üzerini  değiştirmeden bebeğe dokunmamalarına  izin vermemeliyiz. Eğer diğer kardeşlerinden biri bir hastalık geçiriyorsa bebeğe yaklaşmalarına  izin verilmemelidir bir süre mümkünse  ayrı odalarda bakmalıyız. Eğer bunlara dikkat edilmezse önemli hastalıklara sebep olabilir.

        Ateşin Sebep Olduğu Hastalıklar,

        • Enfeksiyon hastalıkları
        • sinüzit
        • ishal,
        •  idrar yolu enfeksiyonları
        •  döküntülü hastalıklar ateşe neden olabilir. 
        • zatürre
        •  menenjit,
        •  tüberküloz gibi enfeksiyonlar ise önemli ve tehlikelidir.
        Bebeklerde Ateş Nasıl Düşürülür

        Ateş düşürücü vermeden önce üzerindeki giysileri çıkarmalıyız, ıslak bezle vücut ısısını ayarlamalıyız.. Ateş devam ediyor ise ateş düşürücü verilmelidir.2 Kez verilebilir. Eyer hayla ateşi düşmüyorsa mutlaka bir doktor kontrolüne götürebilirsiniz.

        ]]>
        Vücuttaki Yağ Nasıl Atılır https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-yag-nasil-atilir.html Sun, 11 Nov 2018 11:28:33 +0000 Vücuttaki Yağ Nasıl Atılır, kilo veren pek çok kişide istenmeyen yağlar vücutta kolaylıkla yıkılamaz. Bunun için mutlaka bir uzmandan yardım alarak vücuttaki yağın nasıl atılması gerektiği hakkında bilgi alabilirsiniz. Ç Vücuttaki Yağ Nasıl Atılır, kilo veren pek çok kişide istenmeyen yağlar vücutta kolaylıkla yıkılamaz. Bunun için mutlaka bir uzmandan yardım alarak vücuttaki yağın nasıl atılması gerektiği hakkında bilgi alabilirsiniz. Çoğunlukla kişinin vücudunda mevcut olan yağ dokularının normalden fazla olması kilolu olduğunu göstermektedir. Genellikle çeşitli tıbbi müdahaleler ile vücuttaki yağı atabileceğiniz gibi aynı zamanda vücuttaki yağın yakılarak dışarı atılması için doğal olan yiyeceklerden de faydalanabilirsiniz. Yeşil çay vücuttaki yağ yakımını spor ile birleştirildiğinde yağları yakarak vücuttan atılmasında yardımcı olmaktadır. Özellikle yeşil çay vücuttaki yağların parçalanmasına daha sonra erimesinde oldukça faydalı olan çaydır. Günlük düzenli olarak spor yapmak sağlık bakımından faydalı olduğu için kilolu ya da kilosuz olan her kişinin alışkanlık haline getirmesi gereken bir yaşam stilidir. Çoğunlukla spor vücutta yağ miktarı fazla olan kilolu kişilerin zayıflaması için uygulanmaktadır. Fakat kilolu olmayan kişilerde ise spor standart olan kilosunu ve sağlıklı yaşaması için yapılmaktadır. 

        Vücuttaki Yağ Nasıl Atılır
        Vücutta Bulunan Yağ Nasıl Atılır, 

        Kişinin bol su tüketmesi vücuttaki yağ oranının büyük ölçüde azalmasında yardımcı olmaktadır. Vücuttaki yağı atmak için kişi uzaman başvurarak düzenli ve dengeli bir beslenme programı aynı zamanda spor egzersiz hareketleri yaparak vücuttaki istenmeyen yağ dokularını eriterek vücuttan kolaylıkla atabilir. Çünkü vücuttaki yağ oranının özellikle vücut kas dokularınızın oranı ile aynı olması gerekmektedir. Bunun sebebi ise vücutta bulunan kasların koruma görevleri özellikle yağ dokuları üstlenmektedir. kişinin yaptığı diyet ve spor ile vücuttaki erittiği yağları vücuttan dışarı atması gerekmektedir. Yakılan yağlar genellikle kişinin vücudundan hem ter yolu hem de idrar ile dışarı atılmaktadır. Hatta bazı durumlarda vücutta yağları erimiş kişilere farklı operasyonlar uygulanarak vücuttaki yağlar çekilerek atılmaktadır. Fakat bu işlem çoğunlukla spor ve diyet ile yakılmış olan yağların çekilmesi bölgesel yağlanma sorunlarında kullanılmaktadır. Ancak yağ yakımının sağlıklı olarak vücuttan atılması için en iyi yöntem kişinin düzenli olarak yapmış olduğu spordur. Vücudun ter ve idrar yolu ile yakılan yağın dışarı atılması çok daha kolay olmaktadır. ayrıca düzenli spor ile ideal bir vücut yapısına kavuşabilirsiniz.
        ]]>
        Vücuttaki İltihap Nasıl Atılır https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-iltihap-nasil-atilir.html Mon, 12 Nov 2018 10:14:30 +0000 Vücuttaki iltihap nasıl atılır, tıp dilinde enflamasyon olarak adlandırılan iltihap, vücut dokusuna zarar veren farklı etkenler nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur. Vücutta iltihap 3 değişik şekilde oluşum gösteri Vücuttaki iltihap nasıl atılır, tıp dilinde enflamasyon olarak adlandırılan iltihap, vücut dokusuna zarar veren farklı etkenler nedeniyle ortaya çıkan bir durumdur. Vücutta iltihap 3 değişik şekilde oluşum gösterir. İltihap, sıvısal ortamlarda, damarlarda ve hücrelerde olmak üzere üç farklı şekilde gelişir. Virüs, bakteri, kimyasal maddeler ve vücuda alınan şiddetli bir darbe nedeniyle vücudun verdiği bir tepkidir. Kısaca vücudun savunma mekanizmalarından biri olarak da tanımlanabilir.

        İltihap aslında vücudun tamamen sağlığı için ortaya çıkar. Ancak kısa sürede geçmeyen iltihaplar ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. İltihap kronik bir hal almışsa mutlaka ortada sağlığı tehdit eden bir durumun habercisi olarak algılanmalıdır. Vücutta iltihap oluşmuş ve uzun dönemdir geçmemişse bağışıklık sistemi ya da dejeneratif hastalıklar düşünülmelidir. Vücutta iltihap ihmal edilecek ya da hafife alınacak bir durum değildir. İhmal edildiğinde ileri aşamalarda ortaya daha ciddi sağlık sorunları çıkabilir. Kronikleşmiş iltihap siroz ve eklem iltihabında meydana geldiği gibi vücutta tek bir bölgeyi etkisi altına alabilir. Bazen de çölyak hastalığı gibi vücudu tamamen etkisi altına alabilir. Vücutta iltihabı atmak için bazı bitkilerden yardım alınabilir. İltihaba karşı iyi gelen bitkiler vücudun iltihap ile savaşmasını kolaylaştırır.

        Vücuttaki iltihap nasıl atılır

        Zencefil: Zencefilin iltihap söktürücü etkisi yanı sıra ağrı kesici özelliği de bulunmaktadır. İçerisinde barındırdığı shogaol, paradol, gingerol ve zingeron adlı bileşenler vücutta ağrı oluşumuna neden olabilecek prostaglandin adındaki yağ asitlerini baskılayarak ağrının ve iltihabın azalmasına yardımcı olur.

        Zerdeçal: Zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin adlı bileşenin antioksidan özelliği vardır ve bu özelliği ile vücuttan iltihabın atılmasını sağlar. Özellikle karaciğer sağlığı için oldukça önemli bir bitki türüdür.

        Fesleğen: İltihap için yaygın bir şekilde kullanılan baharatlardan biridir. İçeriğindeki öjenol adlı madde bitkiye hem koku, hem tat katar ve beraberinde iltihabı söktürücü etki yaratır.

        Cayenne biberi: İçerisinde yer alan kapsaisin adlı bileşen daha çok artrit nedeniyle meydana gelen iltihaba karşı etkili olur.

        Ak söğüt kabuğu: Bitkinin içeriğinde bulunan salisin adındaki bileşen aspirin ile hemen hemen benzer özellikler taşır. Ak söğüt kabuğunun iltihap ve ağrı giderici etkisi vardır.

        Oregano: Bitkinin içinde yer alan bioflavanoid ve polifenol adlı bileşenler serbest radikaller ile savaşmayı kolaylaştırır. Vücutta ne kadar çok serbest radikal varsa iltihap gelişme olasılığı o kadar fazladır.

        Vücuttaki İltihap Nasıl Atılır

        Sarımsak: Bilindik en doğal antibiyotiklerden biri olan sarımsak vücuttan iltihap atmak için kullanılabilir. İltihap harici sarımsak, tansiyon, kalp hastalıkları gibi daha pek çok hastalığa karşı da kullanılabilir.

        Isırgan otu: Isırgan otu vücutta biriken atık maddeleri yani toksinleri vücuttan atmayı kolaylaştıran bitkilerden biridir. Bu alanda da çok sık kullanılır. İltihabı azalttığı gibi iltihabın neden olduğu ağrıya karşı da faydalıdır.

        Tatlı patates: Mor renkli tatlı patates vücutta oluşan iltihabı atmak için kullanılabilir. Anti-inflamatuar etkisi olan tatlı patates ayrıca C ve E vitaminleri bakımından da zengin içeriğe sahiptir. Yine beta-karoten özelliği vücutta meydana gelen iltihap ve beraberinde ağrının azalmasını sağlar.

        Ceviz: Ceviz vücut için birçok fayda sağlayan mükemmel bir besin maddesidir. Vücuttaki iltihabı atmak için günlük düzenli olarak 4-5 tane ceviz tüketilebilir. Ayrıca 4 adet ceviz 1 bardak suyun içinde ıslatılarak bir gün bekletilir ve ertesi gün ıslanmış cevizler iltihap için yenilebilir.

        Vücudumuzdaki Mineraller https://www.vucut.gen.tr/vucudumuzdaki-mineraller.html Mon, 12 Nov 2018 17:27:54 +0000 Vücudumuzdaki mineraller, insan vücudunun ihtiyacı olan minerallerin başında kalsiyum, demir, iyot, flor, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, kükürt, çinko bulunur. Bu minerallerin her biri vücudumuz için gereklid Vücudumuzdaki mineraller, insan vücudunun ihtiyacı olan minerallerin başında kalsiyum, demir, iyot, flor, fosfor, sodyum, potasyum, klor, magnezyum, kükürt, çinko bulunur. Bu minerallerin her biri vücudumuz için gereklidir. Her birinin ayrı görevi vardır. Bunlara bakacak olursak


        Vücudumuzdaki Mineraller
        Vücudumuzdaki mineraller ve görevleri
        • Kalsiyum, kas kasılmasına yardımcı olur, kanın pıhtılaşmasında etkin bir şekilde rol oynar, kemik ve diş gelişimine katkısı büyüktür, sinir iletimine yardımcı olur ve enzim aktivasyonunu sağlamakta etkilidir.
        • Demir, kanda oksijen ve karbondioksit taşıyan hemoglobinin yapısına katılır. Bazı enzimlerin yapısında yer alır. 
        • İyot, tiroid hormonunun yapısında bulunur ve tiroid hastalığının türüne göre tüketilmesi engellenebilir.
        • Fluor, dişlerde çürümeyi önleyici etki sağlar.
        • Fosfor, dişlerin ve kemiklerin gelişmesini sağlar.DNA ve RNA yapısına katılır. PH dengesini sağlar.
        • Sodyum, kas ve sinir sistemi çalışmasında etkilidir. Vücut suyu ve asit baz dengesini sağlar.
        • Potasyum, kas ve sinir sistemlerinin çalışmasında etkilidir. Vücut suyu ve asit baz dengesini sağlar.
        • Klor, vücudun su dengesini sağlar.
        • Magnezyum, kasların ve sinir sisteminin çalışmasında etkili olur, diş ve kemik gelişiminde etkilidir. Klorofil yapısına katılır. 
        • Kükürt, bazı amino asitlerin yapısına katılır. Enzim çalışmasını hızlandırır. 
        • Çinko, enzim çalışmasını hızlandırır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Yaraların kısa süre de iyileşmesini sağlar, hücreleri yaşlanmaya karşı korur. Bolca tüketilmesi ile yaşlılık belirtileri en aza indirgenir.
        ]]>
        Vücut Anatomisi https://www.vucut.gen.tr/vucut-anatomisi.html Tue, 13 Nov 2018 02:37:59 +0000 Vücut anatomisi, insan vücudu fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşan bir bütündür. Vücut insan sağlığının maddesel parçasıdır. İnsan varlığının devamı için sürekli birbiri ile uyumlu olan parçalardan meydana gelmiştir Vücut anatomisi, insan vücudu fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşan bir bütündür. Vücut insan sağlığının maddesel parçasıdır. İnsan varlığının devamı için sürekli birbiri ile uyumlu olan parçalardan meydana gelmiştir. İnsan vücudundaki ana birim hücredir. Hücreler ve hücreler ayarladı maddeler birleşerek dokuları oluşturur. Dokular ise organların oluşumunu sağlar. Organlar da görev ve .işlevlerini yerine getirerek vücut yapısını oluştururlar. İnsan vücudundaki temel sistemler hareket sistemi, sinir sistemi, solunum, dolaşım sistemi, ve sindirim sistemidir. Bu sistemler sayesinde duygu, düşünce, hareket, beslenme gibi ihtiyaçlarımızı yerine getiririz. İnsan vücut anatomisi incelendiğinde yaklaşık yüz trilyon kadar hücre olduğu görülür, bu hücrelerin elli milyonu saniyede kendisini yeniler. İnsan vücudunda 207 tane kemik vardır. Vücudumuzun yüzde altmış kadarı sudan oluşur. Vücut anatomi yapısı üç çeşittir bunlar inceleyelim.

        Vücut Anatomisi
        Vücut anatomisi yapıları
        Endomorph, armut şeklindeki vücut yapısıdır. Yuvarlak bir kafa, geniş kalça ve omuzlar ve yanlardan ziyade öne ve arkaya doğru genişleyen bir vücut yapısı vardır. Vücutta üst kollarda ve baldırlarda çok fazla yağ birikimi vardır. Bu vücut tipine sahip kişiler kıs kol ve bacaklara sahiptir. Bu nedenle fazla kıvrak bir vücuda sahip değillerdir. Bu nedenle hız gerektiren sporlarda pek başarılı olamazlar. 

        Mesomorph, sıkı bir şekle sahip olan vücut yapısıdır. Köşeli şekilde olan bir kafa yapısı vardır. Geniş omuzlar ve kaslı kol ve bacaklara sahip olunan bir vücut şeklidir. Dar bir kalça yapısı vardır. Vücuttaki yağ oranı çok azdır. Güçlü kıvrak kişilerin sahip olduğu vücut tipidir. 

        Ectomorph, yüksek bir alın şekline sahip olunan ve bunun belirgin şekilde göze çarptığı vücut şeklidir. Geriye doğru çekilmiş bir çene yapısı dar omuz ve dar kalçalı bir vücut yapısıdır. İnce kol ve bacaklara sahiptir bu kişiler. Zayıf ve uzun boylu kişilerdir. 
        ]]>
        Vücuttaki Benler https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-benler.html Tue, 13 Nov 2018 09:43:54 +0000 Vücuttaki benler, günümüzde insanların estetik güzelliğe verdikleri önemin artmasına bağlı olarak çok daha fazla önemsenen durumlardan biridir. Kimi insanlar, vücutlarındaki benleri sevmektedir. Yani bu benler kişiye yakıştı Vücuttaki benler, günümüzde insanların estetik güzelliğe verdikleri önemin artmasına bağlı olarak çok daha fazla önemsenen durumlardan biridir. Kimi insanlar, vücutlarındaki benleri sevmektedir. Yani bu benler kişiye yakıştığı için kişi bu benlerden rahatsızlık duymamaktadır. Günümüzde birçok insanda bir tanede olsa bulunan bu benler, aslında detaylı olarak incelendiğinde çok hassas yapılara sahip olan bir durum olduğunu anlayabiliriz. Vücuttaki benler genel olarak insanlarda estetik problemler hariç sağlık sorunlarına neden olmamaktadır. Fakat bu durumun yanında bazı insanlarda kanser problemlerine neden olmaktadır. Fakat, insanlarda cilt kanserine neden olan benler, bazı küçük muayeneler ile dana önceden kanser etkisi göstereceği anlaşılabilir. Bu nedenle vücuttaki benler, diğer insanlarda bulunan vücut benlerine göre farklılıklar gösteriyorsa kesinlikle kişinin bu benlerini muayene ettirmesi gerekir. Aksi durumlarda ileri zamanlarda kanser sorunlarına neden olabilmektedir. Günümüzde hemen hemen herkesin vücudunda ben bulunmaktadır. Bu nedenle vücuttaki benler her ne kadar fazla olursa olsun, bu durum oldukça doğal kabul edilmektedir. Kimi zaman dudak bölgelerinde, kimi zaman burun uçlarında oluşan benler, insanlarda çok büyük rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Bu benler günümüzde gelişmiş olan tıbbi yöntemler sayesinde çok rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir. Fakat bu yöntemlerden bazıları, çok ciddi problemlerin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. 

        Vücuttaki Benler
        Vücuttaki benlerin toplam sayısının 10 ile 40 arasında olması, tıbbi olarak normal kabul edilmektedir. fakat bu benlerin maksimum sayısının daha da fazlası riskli durum kabul edilmektedir. Aksi durumlarda aniden farklı cilt hastalıkları meydana gelmektedir. Birçok insan vücuttaki benlerin nedenini merak etmektedir. Aslında bu durum araştırmacıların da merak ettiği durumlardandır. Yapılan araştırmalara göre bu güne kadar benlerin neden oluştuğu hakkında herhangi bir bilgi elde edilememiştir. Fakat bazı araştırmalara benlerin, direk olarak kişinin genlerine bağlı olarak geliştiğini göstermektedir. Bazı insanlarda benler, daha sonradan kendiliğinden ortaya çıkar. Yani her benin doğuştan meydana geldiğini söylemek yanlış olacaktır. Vücuttaki benler, bazı durumlarda çok ciddi tehlikelere neden olmaktadır. Özellikle benler üzerinde meydana gelen kaşıntılar, kanamalar ve ben üzerinde görülen kabarıklıklar çok ciddi problemlerin habercisi olmaktadır. Eğer bu gibi durumlar meydana gelmiş ise kişinin hiç zaman kaybetmeden uzman bir doktora görünmesi gerekmektedir. Aksi durumlarda benler başta kanser sorunu olmak üzere, çok farklı hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu durumların yanı sıra günümüzde bazı insanlarda çok önemli renk değişimleri meydana gelmektedir. Bu sorun birçok kişide görülmüş ve bu kişiler çok kısa süreler içerisinde zarar görmüşlerdir. Bu gibi sorunlar ile karşı karşıya kalmamak için kesinlikle herhangi bir ben değişiminde doktorunuza görünün.

        Vücuttaki benler, vücut içerisinde bulunan melanosit adı verilen hücreler tarafından meydana getirilmektedir. Bu hücreler, cilt üzerinde eşit olarak dağılır ve insan cildine rengini verir. Fakat bazen bu hücreler cildin bir bölgesinde yoğunlaşarak bu bölgede bir küme halinde kalır. Dışarıdan bakıldığında bu renkli topluluğa ben adı verilmiştir. Vücuttaki benler, bazen güneş etkileri nedeni ile meydana gelebilmektedir. Güneş ışıkları içerisinde bulunan UVA ışınları ve UVB ışınları benlere neden olabilir. Sorunun genetik olması durumunda, kişinin çocuklarında da ben sorunu meydana gelebilmektedir. Vücuttaki benler gerek cerrahi yöntemler ile gerekse ışık yöntemleri ile rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Bu işlem normal zamanlarda kişinin isteğine bağlı olsa bile bazen kötü niyetli benlerin, hastaya sorulmadan alınması gerekmektedir. 
        ]]>
        Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır https://www.vucut.gen.tr/vucuttaki-odem-nasil-atilir.html Tue, 13 Nov 2018 10:49:38 +0000 Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır, vücuttaki fazla oranla ortaya çıkan ödem genellikle yaşayabileceğiniz bir hastalığın habercisi olabilmektedir. Çoğunlukla vücutta meydana gelen ödem tiroid, kalp damar, tansiyon, karaciğer ve bö Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır, vücuttaki fazla oranla ortaya çıkan ödem genellikle yaşayabileceğiniz bir hastalığın habercisi olabilmektedir. Çoğunlukla vücutta meydana gelen ödem tiroid, kalp damar, tansiyon, karaciğer ve böbrek ile alakalı önemli bir sağlık sorununu ortaya çıktığında vücutta fazla ve hızlı şekilde ödemler oluşmaya başlar. Eğer bu sağlık sorunları ile ilgili bir durum söz konusu ise, mutlaka uzman bir diyetisyen ya da uzman bir doktor tarafından takibi yapıldıktan sonra sağlık durumuna uygun olarak beslenme programı ile ödemi atabilirsiniz. Ayrıca gebelik döneminde çoğunlukla vücutta ödem oluşabilmektedir. Gebelik döneminde anne adayının tüketmiş olduğu turşu, yüksek miktarda tuz tüketilmesi, galeta ya da kraker, ayran veya peynir gibi besin maddelerinin fazla tüketilmesi vücuttaki ödem miktarını da büyük ölçüde arttırmaktadır. 

        Vücutta Oluşan Ödem Nasıl Atılır

        Gebelik döneminde meydana gelen ödemler çoğunlukla anne karnındaki bebeğin daha sağlıklı gelişebilmesi için gün içerisinde içilen su miktarını yaklaşık olarak 10 bardak kadar arttırmak gereklidir. Ayrıca gebelik döneminde iken anne adayında meydana gelen ödem ve kandaki pıhtılaşma ya da preeklemsi şeklinde belirtiler göstererek sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Hatta gebelik döneminde anne adayının kendi ayaklarında ve ellerinde meydana gelen bir ödem durumu var ise mutlaka zaman kaybedilmeden kadın doğumcuya başvurulmalıdır. Ödemi vücuttan atmak için bir kaç kurala dikkat etmek gerekmektedir. Mesela yemeklere ekstradan tuz eklenmemeli ve çok az miktarda tuz ile hazırlanarak bol baharat ilave edip daha lezzetli olmasını sağlayabilirsiniz. Vücuda az miktarda tuz alınca ödeme sebep olmaz. Sağlık ile alakalı bir sorununuz yok ise gün içerisinde vücuttaki ödemi hızlandırarak atmak için ısırgan otu, funda yaprağı, kiraz sapı ve biberiye desteği de alabilirsiniz.

        Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır
        Vücuttaki Ödemin Atılması,

        Vücuda alınan şekerin sindirimi için bol miktarda su gereklidir. Bundan dolayı vücut suyu tutar ve ödem meydana gelir. Ancak vücuda zarar vermeyecek kadar şeker kullanıldığı zaman ortada bir ödem sorunu da yaşanmaz. Özellikle su tüketimini arttırın ve asitli içeceklerden, alkol alımından ve çok aşırı şekere sahip olan içecekleri tüketmemeye özen gösterin. Çoğunlukla yeşil yaprağı olan sebzeler ve meyvelerden kayısı, ananas ve kiraz tüketimi vücuttaki suyun atılmasında çok faydalıdır. Gün içinde bir ara öğünde mutlaka kefir ya da probiyotik yoğurt tüketilmesi gerekmektedir. Günün yorgunluğunu atmak için yaklaşık 7 ile 8 saat düzenli uyumaya özen gösterin. Çünkü gün içerisinde yorulan vücut dinlenmediği zaman vücutta ödem oluşmasına sebep olabilmektedir. Kendinize vücudunuzda dolaşımı hızlandıracak olan masajlar yaptırmak oldukça faydalıdır. Aynı kiloda kalmaya dikkat edin, alınan aşırı kilolar vücutta ekstradan basınç uygulayarak dolaşımı yavaşlatır ve vücut sıvısının dengesinin bozulmasına sebep olurken aynı zamanda ödeme davetiye çıkarmaktadır. Ancak her gün düzenli olarak yapılan spor egzersizleri vücut sıvı dengesini düzenlemesinde yardımcı olmaktadır.
        ]]>
        Vücut Ağrılarına Ne İyi Gelir https://www.vucut.gen.tr/vucut-agrilarina-ne-iyi-gelir.html Tue, 13 Nov 2018 17:39:17 +0000 Vücut Ağrılarına Ne İyi Gelir, Günümüzde çoğu insanlar, bel ağrısı, boyun ağrısı yada baş ağrısı gibi günlük yaşantıyı etkileyen, bir çok ağrıyla karşılaşmaktadır. Oluşan bu vücut ağrılarına ne iyi gelir Vücut Ağrılarına Ne İyi Gelir, Günümüzde çoğu insanlar, bel ağrısı, boyun ağrısı yada baş ağrısı gibi günlük yaşantıyı etkileyen, bir çok ağrıyla karşılaşmaktadır. Oluşan bu vücut ağrılarına ne iyi gelir, bilmeli ve gerekirse yaşantımızı ona göre düzenlemeliyiz. 

        Boyun ve sırtta oluşan ağrılar, en rahatsız edici ağrılardır diyebiliriz. Hareket ettikçe, omurganın arasında bulunan diskler sıkışıp eziliyorlar. Bazen bu diskler, fazla basınçtan dışarı çıkabiliyor. Bu durumda, beyine ağrı sinyali veriyor. Vücudumuzda, omurilikten çıkan 50 den fazla sinir bulunmaktadır. B 12 vitamin takviyesi ve B 12 vitamini kullanmak,  ağrıların geçmesinde etkili olacaktır. Çünkü, B 12 vitamini sinirlerin etrafındaki koruyucu tabakayı kalınlaştırır ve ağrıyı engeller. Ayrıca, iyileştirici özelliği olan kapsaisin kremi boyun ve sırt bölgenize, masaj yaparak uygulayabilirsiniz. İlk önce, yanma hissi oluşabilir.Çünkü bu madde, bibere acılığı veren maddedir. Özellikle kronikleşmiş olan ağrılara, günde üç defa  uygulayabilirsiniz. Çok şaşırtıcı olsa da, kapsaisin spreyi uyguladığınızda, baş ağrınızın da kısa süre içinde geçtiğini göreceksiniz. 

        Yaş ilerledikçe, eklem ağrılarıyla da çok sık karşılaşılabiliyor. Çünkü zaman ilerledikçe, kıkırdak işlevi azalıyor ve eklem yüzeyi pürüzlenip ağrı ve sürtünmeye sebep oluyor. Hint buharı olarak bilinen boswellia, kıkırdaklarda oluşan hasarı azaltıp, eklemlerdeki ağrıları da hafifletiyor. Sağlık ürünleri satılan yerlerde  bulmak mümkündür.Bu üründen fayda sağlamak için, total konsantrasyonun en az %40  boswellia özünün, oluşturmasına dikkat etmelisiniz. 

        Vücut Ağrılarına Ne İyi Gelir
        Toz zencefilin içerisinde bulunan yağlarda, eklem ağrılarında etkilidir.Sabah suyun içerisine atarak kullanabileceğiniz toz zencefili, öğlende neyin içerisine yakıştığını düşünüyorsanız, ona ekleyip kullanabilirsiniz. Ayrıca, zencefili tablet olarak  kullanmak da bir seçenektir. Sırt, omuz ve diz ağrısı gibi vücut ağrıları uyarı vermeden şiddetleniyorsa doğal olan arnica jeli, denemenizde fayda vardır. Bu jel, bir tür çiçekten elde edilmektedir. Sağlık ürünleri satılan yerlerde bulabileceğiniz bu jel, ıbuprofen kadar ağrılar da etkili bir jeldir.  Bu jel, kireçlenme kaynaklı ağrılarda dahi kullanılabilir. Fakat çatlamış ciltte tahriş oluşturmaması için, ovarak sürmemek gerekir. 

        Vücut ağrılarına iyi gelebilecek bazı hareketlerde vardır. Kaslarda oluşan stres ve gerginlik, vücut ağrılarına sebep olabiliyor. Yapılabilecek bazı basit hareketler, ağrıların geçmesinde etkili olacaktır. Örneğin; dizlerinizi bükük ve ayaklarınız yere değecek şekilde sırt üstü yatın, göbeğinizi içe doğru çekin ve kalça kemiğinizi yukarı kaldırıp, yavaşça indirin. Bu hareketi 20 kere tekrarlayın. Ayrıca ağrılarınızın hafiflemesi için, haftada birkaç kez konumsal rahatlama terapisi, yapabilirsiniz.
        ]]>
        Dambılla Vücut Geliştirme https://www.vucut.gen.tr/dambilla-vucut-gelistirme.html Wed, 14 Nov 2018 12:49:41 +0000 Dambılla Vücut Geliştirme, Vücut geliştirmek için dambıl kullanmadan öne bir vücut geliştirme programı yapılması gerekiyor. Tabi ki bu program profesyonel fitness eğitim koçları tarafından hazırlanması gerekiyor. Bizim ülke Dambılla Vücut Geliştirme, Vücut geliştirmek için dambıl kullanmadan öne bir vücut geliştirme programı yapılması gerekiyor. Tabi ki bu program profesyonel fitness eğitim koçları tarafından hazırlanması gerekiyor. Bizim ülkemizde her ne kadar bilgi sahibi olsa da profesyonel olmadığı halde program hazırlayan eğitmenler var. Eksik bilgi ile yazılan veya yanlış bilgilerle doldurulan programlar genellikle programı uygulayan kişiye yarardan çok, zararı oluyor.

        Bu programın yanında vücut geliştirme için beslenme de çok önemli kas oluşumunda en önemli olan ve kasları en çok besleyen şey protein olsa da vücut gelişimi süresinde veya sonrasında sürekli protein ile beslenmek oldukça yanlıştır. Gün boyunca yediğimiz öğünlerde her türlü besin türü olması gerekiyor. Beslenme ve programın etkili olduğu kadar vücut geliştirme eyleminde uyku düzeni de etkilidir. Yeteri kadar uyuyup, her gün aynı saatte yatıp aynı saatte uyanmamız gerekir.

        Dambılla Vücut Geliştirme
        Dambıllarla vücut geliştirme de hareketleri yaparken vücudu çok zorlamak iyi değildir. Bunun için sporcular genel olarak azalan piramit isimli taktiğini kullanıyorlar. Azalan piramit taktiğinde, vücut her set sonrası biraz daha yorulduğu için hareketlerimizin sayısını her set sonrası %20 düşürerek bir sonraki sette %80 hareket sayısı ile çalışılır. Dambıllarla vücut geliştirmede egzersiz hareketlerine girecek olursak bu durumda onlarca hareket, vücudun her bölgesini çalıştıracak en az 5'er hareket vardır.

        Dambıllarla vücut çalışmanın çok fazla faydası vardır ilk olarak stabilize edici kasları daha çok çalıştırarak kaslarınızın ağırlığını dengede tutar.Vücudumuzdaki uzuvların güç dengesizliğini yok etmenizi sağlar. Dambıllar diğer kas geliştirme aletlerine güre daha fazla hareket menziline sahiptir. Bu şekilde çalışmak sakatlık riskini azaltır. Ve son olarak dambıllar evde kullanılabilir az yer kaplar ve ucuzdur.
        ]]>
        Vücut Geliştirme Antrenman Programı https://www.vucut.gen.tr/vucut-gelistirme-antrenman-programi.html Wed, 14 Nov 2018 15:18:02 +0000 Vücut Geliştirme Antrenman Programı, Vücut geliştirme sporunun olmazsa olmazıdır, vücut geliştirme programları. Hangi program bana uygun program nasıl olmalı, nasıl çalışmalıyım gibi sualler bu spora yeni başlayanlar için Vücut Geliştirme Antrenman Programı, Vücut geliştirme sporunun olmazsa olmazıdır, vücut geliştirme programları. Hangi program bana uygun program nasıl olmalı, nasıl çalışmalıyım gibi sualler bu spora yeni başlayanlar için hep merak konusu olmuştur. Bu sebepten dolayı vücut geliştirme programları, insanların kafasını karıştıran bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. 
         Vücut geliştirme programları tüm vücut çalışma programı ve bölgesel çalışma programı olarak iki temel kategoride ele alınabilir. Vücut çalışma konusunda yeni olanlar, tüm vücut çalışma programını seçmeleri önerilir. Bunun sebebi, temelin sağlam olmasını sağlamaktır. İyi bir temel oluşturmak ve deneyim kazandıktan sonra bölgesel çalışma programına geçmek. 

        Vücut Geliştirmede Antrenman Programları Set Sayısı,

        Set sayısı vücut geliştirme programlarında çok önemlilik arz eden bir konudur. Bu kısımları aşağıdaki gibi üç başlıkta sıralayabiliriz.
        • Az set az tekrar
        • Az set çok tekrar
        • Çok set çok tekrar 

         İlk tekniğimiz olan az set az tekrar tekniği. Profesyonel sporcuların çoğunun tercihidir, geneli bu yönteme sadık kalarak antrenman yaparlar. Ağırlığın maksimum seviyede ayarlanması, set ve tekrar sayısının az olmasının sebebi olarak görülebilir. Örnek; 3 set 10 tekrar, 3 set 8 tekrar, hatta 3 set 15 tekrar olarak düşünülmelidir

         İkinci tekniğimiz olan, az set çok tekrar tekniği, disipline önem veren, hareketleri tam olarak yapmak isteyen sporcuların benimsenen bir tercihidir. Bu setlerin bölümleri de şu şekilde olabilir. 3 set 15 tekrar, 2 set 20 tekrar.

        Vücut Geliştirme Antrenman Programı
        Son olarak aktaracağımız olan çok set çok  tekrar tekniği, daha çok deneyimli sporculara uygunluğudur, ilk bakışta yanlış bir teknik olarak görünse de, bölgesel çalışan sporcular için oldukça faydalıdır. Antrenman hareketlerini de 5 set üzerinden 10 ar hareket olarak yapılması, bu tekniğe uygun olacaktır. Ağır bir antrenman temposuna sahip olan, bu teknik uygulanırken vücudu dinlendirmeye özen gösterilmelidir. Sürekli olarak bu teknikle antrenman yapmak kas yorgunluğu belirtilerine sebep olur.

         Yukarıda verdiğimiz vücut geliştirme antrenman programları, belirli bir sürede tamamlanmalıdır. Verimli olarak belirteceğimiz süreler 45 dakika ve 60 dakika arasıdır. Fazlası hem sporcunun bıkkınlığına hem de kas yorgunluğuna sebep olur. Vücut geliştirme ne kadar devam edilmeli sorusuna gelince bu sporcudan sporcuya değişir. Önerilen ise yeni başlayanlar için bu sürenin 2 - 3 ay olduğudur, alt yapı çok önemlidir vücut geliştirme programlarında, yeni başlayanlar için bu şekilde belirlenmiştir. İlerleyen aşamalarda ise. Program yoğunluğu artırılarak süreler kısaltılabilir. Örnek 2 hafta sırt, daha sonra omuz bölgesi  çalışılır, bu süreler net olmamakla birlikte sporcudan sporcuya da farklılık gösterebilir, bunun sebebi de her sporcunun beslenme, motivasyon, dinlenme ve metabolizmasının farklı olmasıdır.

         Her insanın metabolizması farklıdır, bununla birlikte, vücudun antrenman programına verdiği tepki, kişinin beslenme alışkanlığı, yasam koşulları, uyku düzeni gibi birçok etkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Antrenmanlar kişiye özel hazırlanmalıdır. Bir sporcu için ideal olabilecek bir antrenman programı, diğer bir sporcu için aynı şeyi ifade etmeyebilir. Vücut geliştirme antrenman programları kişiden kişiye farklılık göstermesine rağmen, yukarıda bahsettiğimiz noktalar, genel olarak her sporcunun dikkat etmesi gereken noktalardır.
        ]]>
        Vücutta Şişlik https://www.vucut.gen.tr/vucutta-sislik.html Wed, 14 Nov 2018 17:42:06 +0000 Vücutta Şişlik; Vücutta normal olan şartlar altında alınan sıvı oranı ile atılan sıvı oranı arasında bir denge söz konusudur. Dolaşım sistemi kalpten aldığı sıvıyı kan damarları ile dokulara taşır. Dokuların iht Vücutta Şişlik; Vücutta normal olan şartlar altında alınan sıvı oranı ile atılan sıvı oranı arasında bir denge söz konusudur. Dolaşım sistemi kalpten aldığı sıvıyı kan damarları ile dokulara taşır. Dokuların ihtiyacı olan oksijeni ve besin öğelerini bulunduran bu sıvı, dokulara gelindiğinde kan damarlarından ilgili olan dokulara aktarılır, besin öğeleri kullanılmasının ardından tekrar kan damarları aracılığı ile kalbe geri döner. Hareketsizlik, iklimsel faktörler, ilaç kullanımı şeklindeki çeşitli olaylarda ise bu sıvıda dengesizlik yaşanır ve vücutta ödemler meydana gelir.

        Vücutta  şişlik (ödem) meydana gelmesine sebep olan olaylar,

        Hareketsizlik, normalde bacak kasları yürürken yada koşarken kan damarlarını sıkıştırarak kanın akımını sağlar. Kaslar hareketsiz kaldığı zaman kanverenlerde toplanır ve sıvıyı dokulardan kan damarlarına aktarımı zorlaşır ve sıvı dokularda birikir, ödem meydana gelir. Özellikle otobüs yada uçak yolculuğu şeklindeki uzun zaman hareketsiz bir şekilde kalınan olaylarda ayak bileği ve ayaklarda sıvı tutulumu görülür.

        Isı, çok ısı kan damarlarının genişlemesine sebep olur ve sıvının dokulara geçişini kolay bir duruma getirerek ödeme neden olur. Yüksek nem bu tabloyu daha fazla ağırlaştırır. Lodos, bedensel ve ruhsal bakımdan insan sağlığını olumsuz bir yönde etkileyen ve uykusuzluk yada aşırı uyku durumu, baş ve midede olan ağrı, yorgunluk, huzursuzluk, iştahsızlık yada aşırı iştah gibi pek çok soruna sebep olan lodos vücutta su toplanması ve şişkinliğe sebep olan önemli olan bir faktördür.

        Vücutta Şişlik

        İlaç kullanımı, bazı ilaçlar (steroid, HRT, nonsteroitantiinflamatuvar ilaçlar, kan basıncı düzenleyici bazı ilaçlar gibi) kan damarlarından ayrılan sıvının hızının ayarlanmasını etkileyerek ödeme sebep olurlar. Tuzlu besin yenilmesi, vücut dokularının belli olan miktarlarda tuza ihtiyacı bulunmaktadır, fakat çok tuz yenildiği zaman vücut bu tuzu yapısında suyu tutarak seyreltir ve neticede ödem meydana gelir. Menstürasyon ve hamilelik, hormon seviyelerindeki farklılaşma vücuda giren ve atılan sıvı dengesini etkileyerek sıvı tutulumuna sebep olur.

        Farklı hastalıklar, kalp hastalığı, böbrek hastalığı, tiroit, lenfödem ve karaciğer hastalığı şeklindeki hastalıklar tablolarında, kan pıhtılaşmasında, enfeksiyon ve inflamasyonlar da ve tümör şeklindeki olaylarda vücudun sıvı dengesi bozularak ödem meydana gelir. Göz kapakları, eller ve ayaklarda yoğun şişme, ağırlık yükselişi, bacaklarda yoğun terleme, yüksek kan basıncı ve nabız ödem olayında gözüken belli başlı olan belirtilerdir. Ödemin altında fazla ciddi bir sağlık sorunu bulunabilir, bu sebeple iyi gözlemlemek ve gerektiği zaman doktora başvurmak gerekir.

        Ödemi engellemek için, yeterli oranda su tüketilmelidir. Sodyum alımını azaltılmalı. Yüksek sodyum sıvı tutumunu artırır. Yenilen besinlere dikkat edilmelidir. Karahindiba, kabuklu olan armut, maydanoz, salatalık, elma, üzüm, kabak, portakal, tam tahıl ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, tarçın ve karanfil ile yapılmış çay, kiraz sapı, mısır püskülü, avokado yaprağından hazırlanmış olan karışım vücuttan ödemi atmaya yardımcı olurken, salamura ve turşu şeklindeki tuzlu olan yiyecekler, alkol, kola, kafein, çikolata, şeker, soya sosu şeklindeki besinler, yoğun protein ve süt ürünleri tüketimi, meyan kökü bulunduran besinler vücutta ödemini yükselten besinlerdir.

        Sağlıklı kilo diliminde yer alınmalıdır. Çok kilo damarlar üstünde ekstra basınç meydana gelmesine ve dolaşımın yavaşlamasına ve neticede vücutta bulunan sıvı dengesinin bozulmasına sebep olur. Düzenli fiziksel aktivite dolaşım sistemi için oldukça uyarıcıdır ve sıvı dengesini düzenlemeye yardımcı olur. Masaj yaptırılmalıdır. Masaj vücudun ödeminin çözülmesine yardımcı olur.

        ]]>
        Bebeklerde Vücut Isısı Kaç Olmalı https://www.vucut.gen.tr/bebeklerde-vucut-isisi-kac-olmali.html Thu, 15 Nov 2018 07:30:22 +0000 Bebeklerde Vücut Isısı Kaç Olmalı, Enfeksiyon hastalıkları daha çok bağışıklık sistemi henüz tam olgunlaşmamış 3 yaş altındaki bebeklerde görüldüğü için anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında Bebeklerde Vücut Isısı Kaç Olmalı, Enfeksiyon hastalıkları daha çok bağışıklık sistemi henüz tam olgunlaşmamış 3 yaş altındaki bebeklerde görüldüğü için anne ve babaları en çok endişelendiren durumların başında gelmektedir. Bu nedenle anne ve babaların ateşin nasıl oluştuğunu, nasıl ölçülüp değerlendirdiğini ve ateşe neden olan ciddi bakteri enfeksiyonları belirti ve bulguları neler olduğunu ne zaman ve nasıl tedavi edilmesi gerektiğini bilmeleri gerekmektedir.

        Buna göre bebeklerde bilinmesi gereken en önemli ısı durumu:
        • Ağız yolu ile ölçümlerde vücut ısısı 37 derece ise normaldir.
        • Koltuk altından ölçümlerde ise bebekte ısı değeri 37,2 derece ise normal değerindedir.
        • Makattan yapılan ölçümlerde ısı değeri 38 derece ise normaldir.
        Ateş vücudun farklı virüs ve bakteriler ile diğer mikroorganizmaları tanımlama ve onlarla savaşması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Ateşin en sık görülen sebebi enfeksiyonlar olup bebeklerin hayatlarının ilk 3 yılında çok sık enfeksiyona bağlı ateşli hastalık görülebilir. Ateşten şüphelenildiğinde mutlaka bebeğinizin vücut ısısı ölçülmelidir. Elleriniz ile yüzüne dokunarak yada vücudunda gezinerek hissettiğiniz ısı güvenilir değildir.

        Bebekler vücut ısısı kaç derece olduğunda ateşli kabul edilir;

        Vücut ısısının normal değerinin üzerine çıktığı durumlar ateşlenme olarak adlandırılıyorken anne ve babaların ateş konusunda çok endişeli davrandıkları biliniyor. Eğer çocuğunuzun vücut ısısı makattan 38 derecenin üzerinde kulaktan 37.8 derecenin üzerinde ve koltuk altından 37.2 derecenin üzerinde ise ateşli kabul edilmektedir. Aksi durumlarda endişe etmeye gerek yoktur.

        Bebeklerde Vücut Isısı Kaç Olmalı
        Bebeklerin vücut ısısı kaç derece olduğunda doktora gidilmelidir;
        • Üç aylık yada daha küçük bebeğinizin ateşi makattan 38 derecenin üzerinde ise, 3 ile 6 aylık bebekte 38.3 derece ve üzerinde ise, 6 aydan büyük bebekte 40 derece ısı ölçülülüyorsa acilen doktora gidilmelidir.
        • Ateşin oluşması ile birlikte çocuğumuzda susturulamayan sürekli ağlama, ateşin düşmesine rağmen huzursuzluk, sürekli uyuklama, bilinç bulanıklığı ve sayıklama ayrıca ateşten dolayı vücutta kızarıklıklar oluşmaya başladığında acilen doktora gidilmelidir.
        • Bebekte ağlarken gözyaşı olmaması, bıngıldakta çökme,ağız içi kuruluğu, idrar miktarında azalma gibi durumlar gözlemleniyor ise acilen doktora gidilmelidir.
        • Çocuk daha önce ateşli havale geçirmiş ise acilen doktora götürülmelidir.
        • Ateşle beraber öksürük, kulak ağrısı, boğaz ağrısı gibi vücutta değişik belirtiler oluşmuş ise ve eklemlerde ağrı ve hareket ettirememe gibi durumlar söz konusu ise acilen doktora gidilmelidir.
        Bebeklerde vücut ısısı artıp ateş oluştuğu durumlarda ailenin yapması gereken bebeğin üzerine fazla kalın giydirmemesi gibi ateşin daha fazla yükselmesine neden olabilecek faktörlerden kaçınması, bebeğin alın kısmına, koltuk altlarına, kasık ve bacakların arasına ıslak havlu koyarak ateşi düşürmeye yönelik hareketler yapmasının ise bebeğin havale geçirmemesi konusunda faydaları vardır.
        ]]>
        Vücutta Kaşıntı Ve Kabarma https://www.vucut.gen.tr/vucutta-kasinti-ve-kabarma.html Thu, 15 Nov 2018 07:52:59 +0000 Vücutta Kaşıntı ve Kabarma, vücutta meydana gelen kabarma ve kaşıntı hemen hemen herkesin maruz kaldığı büyük bir problemdir. Cildinizin herhangi bir bölgesinde meydana gelen kaşıntılar bazen kaşınan bölgelerde kabarmalar v Vücutta Kaşıntı ve Kabarma, vücutta meydana gelen kabarma ve kaşıntı hemen hemen herkesin maruz kaldığı büyük bir problemdir. Cildinizin herhangi bir bölgesinde meydana gelen kaşıntılar bazen kaşınan bölgelerde kabarmalar veya deride kızarıklıklara neden olmaktadır. Vücudunuz da oluşan kaşıntı ve kabarma, fiziksel kabarma olacağı gibi psikolojik nedenler de olabilir. Vücutta oluşan kabarma ve kaşıntı cildin yıpranmasına sebep olmaktadır.
        Vücutta Kaşıntı ve Kabarma Nedenleri
        • Mevsim geçişlerinde derilerin dökülmesi ile birlikte ciltte kaşınma ve kabarmaya çok sık rastlanmakta. Bazı kaşıntı ve kabarmaların geçmesi uzun süreli ve hekim önerileri doğrultusunda geçmekte iken bazıların kısa süreli ve kendiliğinde geçmektedir. 
        • Bir kaç dermatolojik hastalıklar vücutta kaşıntı ve kabarmalar meydana getirmekte. Bunlar egzama, ısılık, bit,mantar enfeksiyon gibi cilt hastalıkları vücutta kaşınma ve kabarmaya neden olur.
        • Polenlere alerji olanlar, tüketilen bazı gıdalara alerjisi olanlara, kullanılan kimyasal makyaj ürünlerine alerjisi olanlar da ciltte kızarıklık ve kabarma çok sık rastlanmakta.
        • Bazı antibiyotik ilaçlar veya ağrı kesicilerin yan etkilerinden dolayı vücutta kaşıntı ve kabarma meydana gelmekte. 
        • Günlük hayatta yaşanan aşırı stres, sinirlilik, telaş gibi yaşanan yoğun duygular vücutta kaşıntı ve kabarmaya neden olur. Kaşınan bölgeyi sürekli kaşımak cilt de tahrişe neden olur. 
        • Ucuz diye satın alınan kıyafetler kıyafetlerin kumaşlarında veya kozmetik ürünlerin de vücutta kaşıntıya ve kabarmaya neden olur. 
        Vücutta Kaşıntı Ve Kabarma
        Vücutta Kaşıntı ve Kabarma Tedavileri

        Vücutta oluşan kaşıntı ve kabarma olan bölgede kaşıntı var ise dokunulmamalı. Kaşının bölgeye dokunulması halinde kabarma ve kızarıklık artmasına neden olur.  Eğer vücuttaki kaşıntı ve kabarma bir gün içerisinde geçmiyorsa ve devam ediyorsa hemen bir hekime başvurulmalı bu kaşıntı ve kabarmanın temel nedeni yapılan tetkiklerle öğrenilmelidir. Vücutta kaşınan bölgeye hekimin veya eczanenin önermediği herhangi bir ilacı kullanmayın.
        ]]>
        Vücutta Demir Eksikliği https://www.vucut.gen.tr/vucutta-demir-eksikligi.html Fri, 16 Nov 2018 00:06:41 +0000 Vücutta demir eksikliği,  demirin vücudumuzdaki en önemli görevi, kanımızdaki alyuvarlarda bulunan ve tüm dokuların yaşaması için gerekli olan oksijeni taşıma işlemini gerçekleştiren hemoglobin üretimidir. Oksijenin kullanı Vücutta demir eksikliği,  demirin vücudumuzdaki en önemli görevi, kanımızdaki alyuvarlarda bulunan ve tüm dokuların yaşaması için gerekli olan oksijeni taşıma işlemini gerçekleştiren hemoglobin üretimidir. Oksijenin kullanılabilmesi için önemli olan demir vücutta eksikliği hissedildiğinde ciddi sorunlara yol açan bir elementtir.

        İnsan vücudunun günlük demir gereksinimi; 

        Bebeklerde ilk altı ayda  0.27 mg, altı aydan bir yaşına kadar 11 mg, çocuklarda 7 mg ile 10 mg arası, yetişkinlerde ise 19 -30 yaş erkeklerde 8 mg, kadınlarda 18 mg, 31 -50 yaş erkeklerde 8 mg, kadınlarda 18 mg, 51- 70 yaş 8 mg dir. 
        Demir eksikliğinin belirtileri vücuttaki kırmızı kan hücrelerinin sayısının ne kadar az olduğuna bağlı olarak kişi tarafından hissedilmeyecek kadar az yada günlük işlerimizi etkileyebilecek kadar ağır olabilir. Az miktarda başlayan belirtiler vücudumuzun demir mineraline olan ihtiyacı artıp demir eksikliği anemisi görülmeye başladığında ağırlaşır.
        Demir eksikliğinin en sık görülen belirtileri aşırı yorgunluk, vücuttaki enerji azlığından kaynaklanan halsizlik, sinirlilik hali ve 
        konsantrasyon eksikliğidir. Vücuda giren oksijen miktarı azaldıkça vücut gerekli enerji üretemez ve bu nedenle kişi kendini güçsüz ve 
        zayıf hisseder.

        Vücuttaki demir eksikliğinin diğer belirtileri;
        • İştah azlığı
        • Baş ağrısı
        • Baş dönmesi
        • Göğüs ağrısı
        • Enfeksiyonlar
        • Zayıf ve kırılan tırnaklar
        • Ellerin ve ayakların soğuk olması
        • Bacaklarda karıncalanma
        Vücutta Demir Eksikliği
        Vücudun demir mineraline olan ihtiyacının artması veya gıdalardan aldığımız demirin vücut tarafından yeterli olmaması demir eksikliği anemisinin başlıca nedenlerindendir. vücuttaki demir eksikliği nedeniyle düşen kırmızı kan hücresi sayısı cildin normalden daha soluk görünmesine neden olabilir. 
        Vücuttaki demir eksikliği vücuda giren oksijen miktarı yeterli olmadığı için nefes darlığına sebep olmakla birlikte kalp dokularının artan oksijen ihtiyacını karşılayabilmek için hızlı çalışmasıyla çarpıntı meydana getirebilir.Eğer vücutta demir eksikliği belirtileri yaşanıyorsa, doktora başvurulmalı ve kandaki demir oranının belirlenmesi için hemoglobin, hematokrit, serum ferritin, serum demir testleri yapılmalı. Bu kan testleri sonuçlarında demir eksikliği olup olmadığını belirlenmeli ve demir eksikliğine bağlı izlenecek tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.Bunlardan ayrı olarak meyve, sebze, tam tahıllı gıdalar, süt ve süt ürünleri, et, balık, yumurta, fasulye ve ceviz gibi demir bakımından zengin gıdalar tüketilerek vücudun ihtiyaç duyduğu demir karşılanabilir.
        ]]>
        Vücut Neden Şişer https://www.vucut.gen.tr/vucut-neden-siser.html Sat, 17 Nov 2018 00:05:50 +0000 Vücut Neden Şişer, Vücuda alınan sıvı miktarı ile vücuttan atılan sıvı miktarı arasında normal koşullarda denge söz konusudur. Kan atıkları düzenli olarak sürekli temizlenir temiz kan sürekli tüm vücuda dağılır. Vücut Neden Şişer, Vücuda alınan sıvı miktarı ile vücuttan atılan sıvı miktarı arasında normal koşullarda denge söz konusudur. Kan atıkları düzenli olarak sürekli temizlenir temiz kan sürekli tüm vücuda dağılır. Organlarımızdan derimizde tüm iç sistemimiz, ayrıca lenf sistemlerimiz, akıtıcı kanallarımız, ve özel bezler sıvı olmadan fonksiyonlarını devam ettiremezler. Fazla sıvı ve atıklarda idrar yolu ile vücuttan atılır. Bu düzenli sistem birbirini takip etmez, aksaklıklar olursa vücutta sıvı birikimi oluşur. Fazla hareket etmeme, organların fonksiyonlarında gelişen bozukluklar, iklimin etkileri, bazı ilaçların kullanılması, böcek ısırıkları gibi çeşitli faktörler kan ve tüm vücut sıvılarında dengesizlik yaşanabilir ve vücutta ödem adı verilen sıvı birikimleri oluşur. Ödem adlı bu sıvı birikimi şişliğe ve hatta ağrılara neden olabilir. Vücut neden şişer sorusunu soracak olursak doku konusuna kadar iniş yapmamız gerekir. Şöyle ki bir şişlik olan doku kısmında bir terslik var demektir. Şişlik olan kısımın dokusunda ters olaylar gelişir, bozulmalar olabilir. Bozulma olan dokunun sıvısında azalma olur. Sıvı azalmasına takviye olarak kan ve lenf sıvısı işlev görür ve doku şişmeye başlar. O kısımda sıvıdan kaynaklanan şişlik meydana gelir. Vücut şişkinliğin de dokuda gelişen olaylar bunlardır. Vücut neden şişer sorusunun yanıtı oldukça fazladır. Oldukça fazla rahatsızlık vücut şişkinliğine neden olur. 
      Vücut Neden Şişer

      Vücut şişlikleri bölgesel veya tüm vücuda dağılmış olarak, içten veya dıştan, az veya fazla olabilir. Başlıca vücut şişliği nedenleri:

      • Hareketsizlik ve Hareketsiz kalmak: Yolculuk gibi durumlarda ve günlük hayatta hareketsiz olma durumunda sık rastlanır
      • Ameliyat ardından ödem oluşumu
      • Yüksek irtifada fiziksel güç harcama vardır buda akciğer beyin ödemlerine nedendir.
      • Sıcaklık ve Yanıklar: Özellikle ciddi derecede olan yanıklarda ödem rahatsızlığına sık rastlanır.
      • Hamilelikte vücudun sıvı tutmasını kolaylaştıran hormonlar salgılanır. Buda ödeme neden olur.
      • Ayrıca bayanlarda adet dönemi,adet dönemi öncesi ,doğum kontrol hapı ve menopoz: Hormon seviyelerindeki değişimler nedeniyle ödemlere neden olur.
      • Damar genişletici ilaçlar, östrojenler, bazı kemoterapi ilaçları, bazı diyabet ilaçları, kalsiyum kanal blokerleri ve NSAID ilaçları ve hormon etkili ilaçlar ödemlere sebep olur.
      • Aşırı tuz kullanımı.
      • Kötü beslenme veya yanlış diyet vitamin, protein gibi besinlerin eksikliğine tüm bu eksiklikte ödeme neden olur. Buna en iyi örnek Afrika'daki aç susuz yaşayan çocukların karın kısımlarındaki ve diğer bölgelerindeki şişliklerdir.
      • Böbrek hastalığı, her türlü böbrek rahatsızlığı
      •  Kalp yetmezliği
      • Kronik akciğer hastalığı
      • Karaciğer hastalığı
      • Diyabet
      • Alerjiler
      • Artrit
      • Tiroit hastalığı
      • Kafa yaralanmaları
      • Beyin tümörü
      • Kan pıhtısı 
      • Varisli damarlar
      • Enfeksiyon, iltihaplanma, yangısal hastalıklar
      • Kist veya tümör
      • Lenf ödem (fil hastalığı)

      ]]>
      Vücutta Karıncalanma https://www.vucut.gen.tr/vucutta-karincalanma.html Sat, 17 Nov 2018 02:39:01 +0000 Vücutta karıncalanma, bir kez bile olsa herkesin başına gelmiş olan bir durumdur. Çok sık karşılaşılan bu durum bazı insanlarda anormal bir şekilde meydana gelmektedir. Bu durum genellikle kişilerin yanlış oturma şekillerinden Vücutta karıncalanma, bir kez bile olsa herkesin başına gelmiş olan bir durumdur. Çok sık karşılaşılan bu durum bazı insanlarda anormal bir şekilde meydana gelmektedir. Bu durum genellikle kişilerin yanlış oturma şekillerinden dolayı ya da kan akışının engellenmesine neden olan durumlardan dolayı meydana gelir. Fakat bazen bu gibi durumlar olmasa bile kişilerde karıncalanma problemi meydana gelir ve bu durum çok sık bi şekilde süreklilik gösterir. Bu nedenle zaman geçtikçe kişi karıncalanma sorununda rahatsızlıklar duymaya başlar. Kişide çok sık bir şekilde karıncalanma meydana gelmesi durumunda kişilerin yavaş yavaş tedirgin oldukları görülmüştür. Aslında kişiler bu tereddütlerinde oldukça haklıdırlar. Çünkü karıncalanma sorunu oldukça artabilmektedir. Tıbbi olarak vücutta karıncalanma "parestezi" olarak hitap edilen bir durumdur. Birçok farklı nedene bağlı olarak gerçekleşen bu durum vücudun her bölgesinde karşılaşılabilen bir durumdur. Vücutta karıncalanma durumunun meydana gelmesine neden olan ve son derece doğal karşılanan bir durum bölgenin aşırı basınç altında kalmasıdır. Özellikle kişilerin gece uyurken kollarının üzerinde uyumaları ya da otururken bacak üst üste atmaları durumunda bu bölgeler basınç altında kalır ve bölgede kan akışı yavaşlar. Bu durumda çok büyük bir karıncalanma hissi meydana gelir. Bu durum bazen çok şiddetli olabilir. 

      Basınç Nedeni İle Vücutta Karıncalanma,

      Basınç nedeni ile meydana gelen karıncalanmalar, genellikle birkaç dakika içerisinde kendiliğinden geçer. Eğer bu karıncalanma durumu kendiliğinden geçmiyorsa, bu durumun farklı hastalıklardan kaynaklandığı düşünülebilir. Eğer sizlerde de basınç nedeni ile karıncalanma sorunu meydana geliyorsa, karıncalanmanın meydana geldiği bölgeyi bol bol hareket ettirerek, kan akışını kendiniz hızlandırabilirsiniz. Böylece çok kısa bir sürede vücutta karıncalanma sorunu kendiliğinden geçecektir. Vücutta karıncalanma, bazen çok önemli hastalıklardan dolayı meydana gelmektedir. Bu gibi durumlar bazen insanlarda beyinde meydana gelen problemler nedeni ile meydana gelebilmektedir. Meydana gelen karıncalanma sorunu, sinirsel olduğu için yapılacak olan tedaviler de sinirsel tedavilerdir. Beyinden başlayarak insan vücudunu saran sinirlerin herhangi bir sorununun olup olmadığını anlamak için doktorun, tüm sinir sistemini gözden geçirmesi gerekmektedir. Vücutta karıncalanma sorunu, bazen damar tıkanıklıklarına bağlı olarak gelişmektedir. Bu problem özellikle aşırı sigara içen insanlarda meydana gelmektedir. Bu sorundan dolayı meydana gelen karıncalanma sorunu kişide tespit edilirse, tıkalı olan damarın açılması için gerekli cerrahi müdahaleler yapılması gerekir. Aksi durumlarda karıncalanma sorunu artış gösterir. 

      Vücutta Karıncalanma
      Bel Fıtığı Sebebi İle Vücutta Karıncalanma,

      Bel fıtığı sorunu olan insanlarda genellikle bel aşağısında karıncalanma durumu sık sık meydana gelir. Çünkü bel fıtığı olan insanların bel bölgelerinde meydana gelen fıtıklar, bacaklara giden sinirlerin sıkışmasına ve görevlerini yapamamalarına neden olmaktadır. Bu durumda fıtık tedavisi kesinlikle gerekmektedir. Bazen de metabolizma hastalıkları kişilerde vücutta karıncalanma sorunlarına neden olmaktadır. Normalde birçok insan vücutta karıncalanma hissine neden olan durumun metabolizma hastalıklarından dolayı olduğu birçok kişi tarafından tahmin edilmemektedir. Bu durumun yanında, vücutta karıncalanma sorunun bir diğer nedeni ise meydana gelen kireçlenme sorunlarıdır. Meydana gelen kireçlenme problemleri, birçok zaman, tedavi edilmediği için artarak çok daha büyük sorunlara neden olur. Bu durumda, kişinin bazı fizik tedavi yöntemlerine başvurarak, sorunlarını çözebilmektedir. Son olarak belirtmek isterim ki kişilerde meydana gelen vücutta karıncalanma sorunu, iki günden daha fazla sürüyorsa kesinlikle kişinin uzman bir doktora gitmesi ger]]> Vücutta Beyaz Leke https://www.vucut.gen.tr/vucutta-beyaz-leke.html Sat, 17 Nov 2018 15:27:47 +0000 Vücutta beyaz leke, vücutta meydana gelen beyaz lekeler cildin rengini kaybetmesine bağlı olarak meydana gelir. Vücutta oluşan beyaz lekeler birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Çevresel faktörlerden kaynaklanabilec Vücutta beyaz leke, vücutta meydana gelen beyaz lekeler cildin rengini kaybetmesine bağlı olarak meydana gelir. Vücutta oluşan beyaz lekeler birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Çevresel faktörlerden kaynaklanabileceği gibi genetik olarak da meydana gelebilir. Yazımızın devamında vücutta meydana gelen beyaz lekelerin oluşum nedenleri ve tedavisi hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

      Vücutta beyaz leke neden oluşur

      Vitiligo (Ala hastalığı): Vitiligo cilt pigmentlerinin zamanla azalmasına bağlı olarak vücudun bazı bölgelerinde beyaz leke oluşumuna yol açan bir tür cilt hastalığıdır. Cilde renk veren melaninin azalması nedeniyle vücudun farklı bölgelerinde beyaz lekeler oluşum gösterir. Vitiligonun neden dolayı meydana geldiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak stres ve genetik gibi etkenlerin neden olduğu bilinmektedir. Bulaşıcı bir cilt hastalığı değildir. Ancak vücutta estetik anlamda bazı sıkıntıların oluşmasına yol açar. Eğer ciltte beyaz lekeler oluşmuşsa ve bunun nedeni vitiligo ise daha fazla alanı kaplamaması için mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

      Tinea versicolor: Bir çeşit mantar enfeksiyonu olan tinea versicolor nedeniyle vücutta beyaz lekeler meydana gelir. Vücutta oluşan beyaz lekeler yazın ve nemli ortamlarda daha belirgin bir hal alarak vücut genelini etkiler. Mantar enfeksiyonuna bağlı gelişen beyaz lekeler vücutta tek bir alanda görülebileceği gibi vücudu her bölümünde de oluşabilir. Daha çok yüz, kol ve sırtta oluşum gösterdiği bilinmektedir. Özellikle tropikal bölgelerde daha yaygın görülür. Beyaz lekelere yol açan mantar enfeksiyonu ayrıca yağlı cilt tipine sahip olan kişiler de görülür. Tinea versicolor hastalarının kişiler temizliğe çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle terli kalmamaya özen göstererek daha çok ince ve sentetik olmayan kıyafetler tercih etmelidir.

      Vücutta Beyaz Leke

      Genetik yatkınlıklar: Genetik yatkınlıklar da vücutta beyaz lekelerin oluşmasına yol açabilir. Bir tür cilt hastalığı olan Guttate Hypomelanosis cilt renginde düzensizliklere yol açar ve beraberinde beyaz lekeler meydana gelir. Bu hastalık beyaz tenli kişilerde daha çok oluşur. Özellikle dudak ve tüm vücutta meydana gelebilir. Genetik olarak gelişen beyaz lekeler için kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Doktor steroid içerikli kremler reçete edebilir. Beyaz lekelerin daha çok belli olmaması için güneşten korunmak, güneşe çıkarken güneş kremi kullanmak faydalı olur.

      Pitiryazis Alba: Yetişkinlere nazaran çocuklarda görülme olasılığı daha yüksektir. Özellikle yüz bölgesinde beyaz lekelerin oluşmasına yol açar. Yüzde meydana gelen beyaz lekeler kuru özelliktedir ve bölgede cilt pul pul dökülür. Hastalık melanositlerin aşırı çalışması nedeniyle meydana gelir. Ayrıca nem ve sıcak da hastalığı tetikleyebilir. Doktor nemlendirici özellikte kremler reçete edebilir. Eğer beyaz lekeler yaygın ve çok belirgin bir halde ise kesin tedavi için lazer uygulanabilir.

      Vücutta meydana gelen beyaz lekeler bulaşıcı değildir. Ancak lekelerin daha belirgin olmasını ve yayılmasını önlemek için en kısa zamanda tedavi edilmesi, gerekli önlemlerin alınması gerekir. Tedavide zaman kaybı yaşanmazsa beyaz lekelerin görünümünde azalma sağlanabilir.

      Vücuttaki beyaz lekeler için neler yapılabilir

      Vücutta oluşan beyaz lekeler için evde uygulanacak tedavi yöntemleri, rahatsızlığın sebebine göre değişiklik gösterebilir. Beyaz lekeler vitiligo nedeniyle oluşmuşsa kan akışını hızlandırmak için zencefil çayı ya da suyu kullanılabilir. Ayrıca tesbih ağacı tohumu yağı da beyaz lekeler için kullanılabilir. Tedavi için nemlendirici ve kortizonlu ilaçlar da kullanılabilir. Bu tür ilaçlar beyaz lekelerin görünümünü azaltır. Vücut için bal, pirinç ve zerdeçal de hazırlanan krem kullanılabilir. Hazırlanan krem haftada iki defa düzenli kullanıldığında hem beyaz lekelerin görünümü azala]]> Vücut Sıkılaştırma https://www.vucut.gen.tr/vucut-sikilastirma.html Sat, 17 Nov 2018 21:19:03 +0000 Vücut, fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşan bir sistemler bütünüdür. Vücut insan sağlığının maddesel parçasıdır, insan varlığının korunması ve soyun sürekliliği için birbiriyle olumlu bir şekilde çalışan ög Vücut, fiziksel ve kimyasal yapılardan oluşan bir sistemler bütünüdür. Vücut insan sağlığının maddesel parçasıdır, insan varlığının korunması ve soyun sürekliliği için birbiriyle olumlu bir şekilde çalışan ögelerden oluşmaktadır. İnsan vücudunun birimi hücredir. Hücreler ve hücreler arası maddeler birleşerek dokuları oluşturur. Dokular, biçimsel ve işlevsel birimler olan organları oluştururlar. Fizyolojik olarak aynı işlevi gören yapısal organ birlikleri de vücudun sistemleri meydana getirir. İnsan vücudundaki temel sistemler: hareket, sinir, solunum, dolaşım ve sindirim sistemleri olarak sıralanabilir. Bu sistemler duygu, hareket ve beslenme gereksinimlerini yerine getirirler. İnsan vücudunun olağan büyüme ve gelişmesi sistemlerin geliştiren ve sistemleri oluşturan her organın görevini yerine getirmesine bağlıdır. Aylarca süren diyet programı sonucunda vücutta oluşan sarkan bölgeler için uygulanacak özel masaj terapileri bu bölgelerin sıklaşmasına yardımcı olur. 

       Vücut Sıkılaştırma
      Vücudu sıkılaştırmak için 14 öneri:
      • Süt ürünleri zayıflamaya yardımcıdır, kalsiyum minarelinin yetersiz alımının vücuttaki yağın depolanmasını tetikleyerek depolanmasına sebep olur. Süt ve süt ürünlerini yetersiz tüketen kişilerin iştahlarını kontrol etmeleri zordur. Günlük 2 bardak süt ve yoğurt tüketilmelidir.
      • Kişisel temizlik ve ev işlerinin yapılması 350 kalori yakımını sağlar.
      • Proteinli yiyeceklerin tüketilmesi sindirim süresine göre diğer besinlerden daha uzundur, termik etki enerji harcamasını artırır.
      • Uyku sürelerine dikkat edilmelidir, günde 5 saatten az uyunması 300 kalori fazla daha yiyecek yenmesine neden olur.
      • Kakao ve çikolata tüketimi insanın ömrünü uzatır, kakao içerisindeki antioksidanlar, kalp hastalıkları riski oranını azaltır. Günde 3-4 tablet bitter çikolatayı kahvelere ekleyerek tüketilmesi sağlık açısından önemlidir.
      • Kan şekeri kontrolü yükseltmesi, kan kolesterol seviyelerini düşürmesi, özellikle kolon kanseri olmak üzere bazı kanser türlerine  karşı yulaf ezmesi içerdiği lifler sayesinde hem zayıflama hemde kilo kontrolü döneminde gerekli bir besindir. 
      • Balık, kuruyemiş ve bazı tohumlarda bulunan çoklu doymamış yağ asitleri düzenli olarak alınması metabolizmayı daha hızlı çalıştırır.
      • Ananas ödem söktürücü ve kabızlığı önleyici özelliğe sahiptir, içerdiği bromalin sayesinde selülitleri etkili bir şekilde yok eder.
      • Günlük beslenme düzeninde yetişkin bir insan enerjisinin %25-30 'nu yağlardan karşılar, yağ tüketimi zeytinyağı, balık yağı ve fındık yağları faydalı yağlardır.
      • Kilo vermek için sadece egzersizler yeterli değildir, beslenme düzenli olduğunda sporla %3' ü yakılır.
      • Koyu renk üzüm yağ yakımı için gereklidir, içeriğindeki resveratrol isimli antioksidanlar kilo almayı kolaylaştıran insülin direncinin oluşumunu riskini azaltarak, egzersiz dayanıklılığını artırır.
      • Beyaz şeker kullanımı yerine bal kullanılabiliriz.
      • Kirli hava insan sağlığını olumsuz etkisi sadece akciğerler açısından değil, gizli şeker hastalığına yol açar ve kaliteli oksijen alımı vücuttaki yağ yakma hızını hızlandırır.
      • Diyet sürecinde mola verilmemelidir, verilen molalar sonucunda verilen kilolar geri alınır.
      ]]>
      Vücutta Ödem https://www.vucut.gen.tr/vucutta-odem.html Sun, 18 Nov 2018 20:50:15 +0000 Vücutta ödem, çeşitli nedenlerle vücuttan suyun atılamaması yüzünden suyun birikmesi sonucunda oluşur. Bu nedenle vücutta şişlikler meydana gelir. Bu kişilerin sıcak havalarda daha fazla rahatsız olmasına neden olur. Genellikl Vücutta ödem, çeşitli nedenlerle vücuttan suyun atılamaması yüzünden suyun birikmesi sonucunda oluşur. Bu nedenle vücutta şişlikler meydana gelir. Bu kişilerin sıcak havalarda daha fazla rahatsız olmasına neden olur. Genellikle bu sorun kilo alma olarak değerlendirilse de, ödem dağıldıktan sonra sebep anlaşılır. Aslında vücuttaki ödemden kurtulmak oldukça kolaydır. Diyete gerek kalmadan bu önlemlerle eski kilonuz dönebilirsiniz.

      Vücutta ödem olduğu nasıl belli olur

      Bunu anlamanız için sabah uyandığınızda aynada yüzünüze bakmanız yeterli olur. Yüzünüz normal haline göre şişse, bundan elleriniz ve ayaklarınızda etkilenir. Eğer tartıya çıkar kilonuzu kontrol ederseniz, farklılık olduğunu da görebilirsiniz. Bu vücudunuzdaki ödemin göstergesidir. Ödem tuzlu yiyeceklerin fazla tüketilmesiyle, tatlının fazla yenmesiyle, suyun az içilmesiyle, uyku düzensizliğinden, uzun süre ayakta kalınmasıyla ortaya çıkabilir.

      Vücutta ödem atma yolları nelerdir
      • Meydana gelen ödemin atılması için, yiyeceklerin az tuzlu tüketilmesi gerekir. Bu yüzden yemekler az tuzla pişirilmelidir. Çünkü vücutta su tutan tuzdur. Yemeklerinizi baharatlarla tatlandırabilirsiniz. Günlük aldığınız 1 gram tuz vücudunuzda 200 ml su tutmaktadır. Siz fazla tuz aldıkça vücudunuzdaki ödem artacaktır.
      • Ödemi önleyen bitkiler tüketilmelidir. Özellikle ısırgan otu, kiraz sapı, funda yaprağı, biberiye bu konuda oldukça şifalıdır.
      • Günlük tükettiğiniz şeker miktarı da ödem oluşması bakımından önemlidir. Aynı tuz gibi şekerde vücudunuzda su tutar.
      • Beslenmenizde yeşil yapraklı sebzelere, kayısı, kiraz, muz gibi meyvelere yer vermelisiniz.
      • Asitli içecekler, şekerli içecekler, kafeinli içecekler, hazır soslar, alkol tüketilmemelidir. En iyi sıvı kaynağınız su olmalıdır.
      • Özellikle ödem atmak için kefir ve probiyotik yoğurt tüketimine önem vermelisiniz.
      • Uyku düzeninize de dikkat etmelisiniz. En az 8 saat uyku uyumaya özen gösterin. Bu sayede vücudunuz düzenli çalışır ve ödemden kurtulursunuz.
      • Sağlıksız beslenerek kilo almayın. Aksi halde kilolar damarlarda basınç artışına neden olup, vücudunuzdaki sıvı dengesinin bozulmasına yol açar. En doğrusu ideal kiloda olmanız ve düzenli beslenmenizdir. Aynı zamanda düzenli egzersiz yapmanızda vücudunuzun düzenli çalışmasını sağlar. Kan dolaşımınız ne kadar düzenli olursa, ödem oluşmasına engel olursunuz. Bu nedenle vücudunuza masaj yapmaya gayret edin.
      Vücutta Ödem
      Vücutta ödem atıcı bitkisel çaylar

      Vücutta biriken sıvı ödeme neden olur. Buna mani olmak için bitkisel çaylardan yararlanabilirsiniz. Bu sayede daha fazla su içersiniz. Su içmenin vücutta ödem yapan bir etkisi yoktur. Tam tersine ödemin atılmasında oldukça faydası vardır. Özellikle oda sıcaklığında su içmelisiniz. Bitkisel çaylar idrarla birlikte ödemin atılmasını sağlar. Fakat bilinçsizce bunları içmemelisiniz. En kolay ödem atıcı bitkisel çay kiraz sapıyla hazırlanır. Bir fincan sıcak suya 5-6 gram kiraz sapı koyarak, demleyin. Bundan en fazla 2-3 fincan içmelisiniz. Dediğimiz gibi bir uzmana danışmanızda yarar var.

      Vücutta ödem atıcı besinler

      Lifli besinlerin tüketilmesi sayesinde karındaki şişkinliğinizi giderebilirsiniz. Bu besinler bağırsak hareketlerini arttırır ve şişkinlik sorununuza çare olur. Ayrıca en önemlisi beslenmede rafine edilmemiş besinlere yer verin. Bu besinler işlenmemiş yiyeceklerdir. Yeşil yapraklı besinler, meyveler ve doğal meyve suları içmelisiniz. Ödem atmaya yarayan besinler içinde armut, patlıcan, şeftali, dereotu çok yararlıdır.
      ]]>
      Üçgen Vücut https://www.vucut.gen.tr/ucgen-vucut.html Mon, 19 Nov 2018 13:31:13 +0000 Üçgen Vücut, Vücut geliştirme fibenslerin geliştirilmesi işlemidir. Bu sporla uğraşan kişiler bodybuilder yani vücut geliştiriciler ismini alırlar. Bireyin fiziksel ve ruhsal olarak kendini hazır hissetmesiyle doğru bir şekild Üçgen Vücut, Vücut geliştirme fibenslerin geliştirilmesi işlemidir. Bu sporla uğraşan kişiler bodybuilder yani vücut geliştiriciler ismini alırlar. Bireyin fiziksel ve ruhsal olarak kendini hazır hissetmesiyle doğru bir şekilde beslenerek ve disiplin içinde kaslarını doğru bir şekilde hacim ve şekil vererek düzgün bir forma sokması ve ayrıca kasların güç kazanmasıdır. Üçgen vücut ise üst vücut kaslarının çalıştırılmasıyla oluşan bir vücut şeklidir. Vücut geliştiren insanlar ileri yaşlarında yaptıkları sporun faydasını görmektedirler. Bu sporu yapan insanların vücutlarında sarkma meydana gelmemektedir. Ancak belli bir dönemden sonra vücudun aşırı şişmesi ve bu sporun aniden bırakılması vücutta sarkma meydana gelebilir. Vücut geliştirmede yenilen yemeğin yani alınan besinlerin ve yapılan sporun önemli bir yeri vardır. Vücut geliştirmeyle ilgili söylenebilecek kısa bilgilerden söz edecek olursak vücut geliştirenler ne kadar protein tüketirlerse kasları da o kadar gelişmektedir. Ancak sadece protein yemekle kas oluşmamaktadır. Proteinin yanı sıra sporda yapılmalıdır. Ne yenilirse yenilsin yemeğin fazlası yağa dönüşmektedir. Vücut geliştirmeye başlayan kişiler düşük ağırlıktan yüksek ağırlığa çıkmalıdırlar. Vücut belli bir dönemden sonra yapılan düşük antremanlarda gelişmez. Sadece kilo verdirir. 

      Üçgen Vücut
      Üçgen Vücut Nedir

      Üçgen vücut bel kısmının incelip yukarıya doğru yani omuzlara kadar vücudun geliştirilmesidir. Görünüşüyle kadın ve erkeklerin dikkatini çeken vücut şeklinin yapılması pek kolay değildir. Düzenli disiplinli ve sağlıklı bir beslenmenin yanı sıra istikrarlı bir şekilde ağırlık çalışılmalıdır. İlk olarak beslenmeyi ele alırsak günlük her besinden ne eksik ne fazla yenilmelidir. Tavsiye edilen protein miktarı alınmalıdır. Bunlara uyulmazsa vücut yapımı yavaşlar hatta durabilir. Yağlı besinleri hayatınızdan çıkartmanız gerekmektedir. Yağlı besinler, atıştırmalıklar ve cips, çikolata gibi abur cuburları hayatınızdan çıkartmanız gerekmektedir. Aksi taktirde bu besinler bel bölgesinin yağlanmasına neden olmaktadır. Bu da istenilen forma ters düşmektedir. Yapılacak antremanlarda da önce vücut ölçülerinin kaydedilmesi ve her ay ölçülmesi motivasyon kaynağı olarak kullanılabilir. 
      ]]>
      Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler https://www.vucut.gen.tr/vucutta-cikan-kirmizi-lekeler.html Mon, 19 Nov 2018 18:57:54 +0000 Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler,  ilk olarak kaşıntı şeklinde kendini ciltte gösterir.  Kaşıntı olan bölgenin bir süre sonra kızarması ile kırmızı lekeler vücutta görünmeye başlar. Vücudumuzdaki kırmızı lekelerin Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler,  ilk olarak kaşıntı şeklinde kendini ciltte gösterir.  Kaşıntı olan bölgenin bir süre sonra kızarması ile kırmızı lekeler vücutta görünmeye başlar. Vücudumuzdaki kırmızı lekelerin oluşmasında birçok etken vardır. Yediğimiz yiyeceklere olan alerji, sabun, deterjan ve aşırı güneş ışığına maruz kalma kırmızı leke oluşumunda etkenlerdir. Ve ayrıca kadınlarda, bacaklara yapılan epilasyonları cildin istememesi sonucu kırmızı lekeler oluşabilir. Vücutta çoğalmış olan kırmızı lekeler uzun süre devam ettiği, ve kaşıntı olarak etki ettiği takdirde, birçok hastalığın habercisi olabilir. 

      Vücutta Çıkan Kırmızı Lekeler
      Vücutta Çıkan Kırmızı Lekelerin Sebepleri,

      Bu hastalıkların başında sedef hastalığı vardır. Kırmızı lekelerin beyazlaması sonucunda sedef hastalığı oluşur. Sedef hastalığı uzman doktorların görüşleri ve ilaçlar ile tedavi edilebilir.
      Egzama, ciltte oluşan kaşıntılar ve kırmızı lekeler ile kendini gösterir.  Alerji sonucu vücutta oluşan kırmızı lekeler olarak gösterilir. Egzama hastalığındaki kırmızı lekeler bu kırmızı lekelerin oluşmasını sağlayan alerjik besinlerin kullanımının son bulması ile yok olacaktır.
       Alerjiler, vücutta oluşan bu kırmızı lekelerin en büyük unsurudur. Kırmızı lekeler alerjisi olan yiyecek yenildiği anda vücutta kırmızı leke görülmektedir.
      ]]>
      Kadın Vücut Tipleri https://www.vucut.gen.tr/kadin-vucut-tipleri.html Tue, 20 Nov 2018 16:49:42 +0000 Kadın Vücut Tipleri, Vücut tipinizi bilmeniz kolay şekil almanız ve doğru antrenman seçimleri yapmanız hatta kıyafet seçimleriniz açısından çok önemlidir. Birçok kadın vücudunu tanımıyor yada vücudu hakkında yeterli bilg Kadın Vücut Tipleri, Vücut tipinizi bilmeniz kolay şekil almanız ve doğru antrenman seçimleri yapmanız hatta kıyafet seçimleriniz açısından çok önemlidir. Birçok kadın vücudunu tanımıyor yada vücudu hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Halbuki her kadın gibi vücut tipleri de özeldir.

      Armut vücut tipi:
      Türkiye'de en yaygın vücut tiplerinden bir tanesi armut vücut tipidir. Dar üst vücut yapısına sahip olmalarına rağmen aşağıya inildikçe, göbek ve basen bölgelerinde yoğunlaşan kilolara sahip olan kadınlardır. Fit ve güzel bir vücuda sahip olabilmeleri için sürekli karın ve bacak çalışarak spor yapmaları gerekmektedir. Genellikle göbekte oluşan yağlı kısımlarını ve basenlerini saklamak için uzun ve bol kıyafetler tercih ederler.

      Sütun vücut tipi:
      Genelde erkeklerden duyulan sütun gibi kadın, tabiri ile adlandırılan dikdörtgensel gövdeye, uzun bacaklara ve kısa bir boyuna sahip olan kadınlardır. Böyle bir tipe sahip olan bayanların kilolardan korkmasına gerek yoktur. Aşırıya kaçmamak suretiyle ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak suretiyle diledikleri gibi yiyerek sağlıklı ve fit kalabilirler. Kıyafet seçiminde çok şanslıdırlar çünkü ne giyseler üzerlerinde güzel duracaktır.

      Elma vücut tipi:
      Dolgun göğüsler, büyük bir karın ve karın genişliğinde basen bulunduran bayanların tipidir. Elma vücut tipi halk arasında balık etli olarak da bilinmektedir. Bu tipi Taşıyan bayanlarda kilolar karın bölgesinde yoğunlaşır. Bu nedenle elma vücut tipine sahip olan bayanlar yediklerine ve içtiklerine çok dikkat etmelidirler. Çünkü vücutları kilo almaya çok müsait olup erken sarkmaktadır. Elma vücut tipine sahip bayanlar genelde bol kıyafetler tercih ederler. Çünkü kıyafetleri göğüs bölgesinde göğüsün büyük olması nedeniyle darlık hissi yaratmaktadır.

      Kadın Vücut Tipleri
      Kum saati vücut tipi:
      Göğüsleri ve kalçaları dolgun, belleri incecik olan kadınların vücut tipidir. Erkeklerin çok beğendiği vücut tiplerinden birisidir. beslenmeleri konusunda biraz dikkatli olmaları yetecektir. Özellikle bellerinin ince olması nedeniyle formda kalabilmek için bel egzersizleri yapmaları gerekmektedir. Bu vücut tipine sahip bayanlar genellikle elbise seçimlerinde beli saran kıyafetler tercih ederek bellerinin inceliğini kullanarak güzel görünmeyi iyi bilmektedirler.

      Çilek vücut tipi:
      Gövdesi kısa olan, kalçası ve göğüsleri küçük bacakları uzun olan kadınların vücut tipleridir. Bu tipte olan bir bayanın beslenmesine özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Çünkü kısa gövdesi kilo almaya müsait olmakla beraber kilo alması durumunda zayıf bacakların üzerinde kilolu bir bayan olarak görünmek hiç hoş olmayacaktır. Bu nedenden dolayı da karın bölgesi ve üst vücut bölgesi için sürekli spor yapması gerekmektedir.
      ]]>
      Karaciğer Vücudun Neresinde https://www.vucut.gen.tr/karaciger-vucudun-neresinde.html Wed, 21 Nov 2018 16:29:40 +0000 Karaciğer Vücudun Neresinde, Karaciğer, diyaframın hemen altında olup, sağ tarafta, hemem hemen 2 kg ağırlığında, koyu kırmızı veya bordomsu renkte olan yumuşak bir organdır. Hayatı devam ettirmek için gerek duyulan birçok k Karaciğer Vücudun Neresinde, Karaciğer, diyaframın hemen altında olup, sağ tarafta, hemem hemen 2 kg ağırlığında, koyu kırmızı veya bordomsu renkte olan yumuşak bir organdır. Hayatı devam ettirmek için gerek duyulan birçok kimyasal olay, karaciğerde meydana gelir. Vücudumuzda bulnan en büyük organdır.

      Bu organ,  besinlerin sindirilmesine ve kanın zararlı maddelerden arınmasına yardımcı olan, son derece önemli ve çok büyük bir organdır. Yetişkin bir insanda uzunluğu 30 cm yi ,ağırlığı ise yaklaşık 3 kg mı bulur. Göğüs ve karın boşluklarını ayrıştıran diyaframın altında sağdan sola doğru uzanmış durumdadır ve midenin hemen altındaki onikiparmak bağırsağına doğru açılır. Kahverengiye yakın olan koyu kırmızı renkte olup, pürüzsüz ve kaygan yüzeyli kütle şeklinde olan karaciğer, binlerce adacık oluşturabilecek şekilde bir araya toplanmış, hücre kümelerinden oluşmaktadır. Etrafını saran kılcal damarlar ara­cılığıyla, bolca kanla beslenen bu hücreler safra veya öd denien sarı renkli, acımtrak bir sıvı salgılar.

      Her hücre kümesinin orta kısmında, bu salgının aktığı bir kanal bulunur. Tüm kümeler­den gelmekte olan safra kanalları, birleşip karaci­ğer kanalları denen daha kalın iki kanal daha oluşturur. Daha sonra bu iki kanal da birleşerek, safra salgısının sonradan kullanılmak için depolandığı safra kesesine ulaşır. Bu küçük safra kesesi karaciğerin alt yüzünde, iki karaciğer lobunun arasında bulunan çukur kısma yerleşmiştir. Safra ­kesesi, içerisinde birikmiş olan safrayı her öğünden sonra, ana safrakanalı aracılığıyla onikiparmak bağırsağına aktarır. Burada, mi­deden incebağırsağa giden yiyeceklerle karı­şmakta olan safra, özellikle yağların sindirilmesine yardımcı olur.

      Karaciğer Vücudun Neresinde

      Safra yapımından başka karaciğerin diğer çok önemli bir görevi de şekerin vücuttaki kullanıl­masını kontrol etmektir. Gerçekten de yiyecekler­le birlikte alınan şeker ve nişastalar glikoza dönüş­türülerek, gerektiği zaman kullanılmak üzere ka­raciğerde toplanır. Ayrıca, kesilen bir da­mardan akan kanın pıhtılaşmasını sağlayan fibrinojen denen maddede yine karaciğerde yapı­lır. Bunlardan başka karaciğer, kandaki ya­rarlı ve zararlı olan maddelerin değerlendirilmek veya vücuttan dışarı atılmak üzere silerek ayrıldı­ğı önemli bir organdır. Mide ve bağırsaklardaki ürünleri toplayan kan, kapı toplarda­marı yardımıyla doğrudan karaciğere gelir. Bir yandan kandaki alkol ya da zehirli maddeler, işe yaramayacak atıklar ayrıştırılarak vücuda za­rarsız hale getirilirken, bir taraftandan besin maddeleri seçilerek alınır ve başka maddelere dönüştürülerek ya depolanır, ya da kullanılmak için yeniden kan dolaşımına aktarılır. Örneğin, vitaminler veya  demir gibi mineral tuzları çoğunlukla karaciğerde depolanır. Bunun dışında, yaşlanmış alyuvarları parçala­ra ayırmakta karaciğerin görevidir. Görüldüğü üzere, karaciğer vücudun en çok çalışan organların­dan en başıdır.

      Karaciğere kan taşıyan iki farklı atardamar vardır. Vücuttaki kanın bir bölümü daha önce de belirtildiği gibi, kapı toplarda­marı kanalı aracılığıyla, mide ve bağırsaklardan gelir. Geri kalan kısım ise oksijen yüklü olan temiz kandır ve karaciğer atardamarıyla doğrudan, kalpten bu organa aktarılır. Karaciğer olmadan insanın yaşaması imkansızdır ama, bu organın büyük bir bölümü­nün görev yapamayacak bir halde olması mutlaka hayatı tehlikeye atmaz. Aslında böylesine büyük ve önemli bir organ olmasına rağmen, karaciğeri çalışamayacak kadar etki­leyen sadece birkaç hastalık vardır.

      ]]>
      Vücut Geliştirme Teknikleri https://www.vucut.gen.tr/vucut-gelistirme-teknikleri.html Thu, 22 Nov 2018 06:38:04 +0000 Vücut geliştirme teknikleri, günümüzde insanların spora ve vücut geliştirme etkinliklerine vermiş oldukları değer nedeni ile hem erkeklerde hem de bayanlarda oldukça önemsenen konulardan biri olmuştur. Vücut geliştirme sporlar Vücut geliştirme teknikleri, günümüzde insanların spora ve vücut geliştirme etkinliklerine vermiş oldukları değer nedeni ile hem erkeklerde hem de bayanlarda oldukça önemsenen konulardan biri olmuştur. Vücut geliştirme sporlarında aslında spordan daha önemli olan şey vücut geliştirme teknikleridir. Bu teknikler bilindiğinde, kişinin yapmış olduğu sporlar çok daha etkili olacaktır ve kişi bu sayede boşa spor yapmamış olacaktır. vücut geliştirme teknikleri,, uygulandığı zaman bazen kişide olumlu etkiler görülse bile bazende kişide çok olumlu durumlara neden olmamaktadır. Tabi ki insanlarda herhangi bir zararı olmayan vücut geliştirme tekniklerini uygulamanız durumunda herhangi bir zararınız olmayacağı için gönül rahatlığı ile bu teknikleri gerçekleştirebilirsiniz. Vücut geliştirme tekniklerinin aslında kişiden kişiye değiştiğini söyleyebiliriz. Çünkü bu teknikler, kişinin metabolizmasına bağlı olarak değişiklikler göstermektedir. Bu nedenle sizlerde kendinize en uygun vücut geliştirme tekniklerini eğitmen hocalarınızdan öğrenebilirsiniz. Vücut geliştirme tekniklerinin doğru ve düzenli bir şekilde uygulanması durumunda kişiler çok büyük faydalar görebilir. Fakat bu uygulamaların sürekli bir şekilde yapılması gerekir. Aksi durumlarda beklenen sonuçlar çok daha geç alınabilir. Vücut geliştirme tekniklerinin en az iki aylık periyotlarda yapılması şarttır. Hangi metabolizmaya sahip olursanız olun, bu tekniklerin en az iki ay uygulanması gerekir. İki ay sonrasında ne kadar farklı etkiler gördüğünüzü anlayabilirsiniz. 

      Vücut Geliştirme Teknikleri
      • Vücut geliştirme teknikleri aslında ilk olarak kişinin beslenmesi ile alakalıdır. Çünkü vücut geliştirme sporları yapan insanlar için beslenme çok önemlidir. Spor yapan kişilerin çok sıkı bir şekilde ve sağlıklı bir şekilde beslenmesi gerekir. Yani teknikler arasında beslenmenin güçlü olması önemli rol oynar. 
      • Vücut geliştirme teknikleri konusunda en önemli durumlardan biri kişinin gün içerisinde çok yoğun ve çok sistemli çalışması gerekmektedir. Daha önce de belirttiğimiz gibi kişinin en az iki ay boyunca sistemli ve yoğun bir şekilde çalışması durumunda olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Sizlerde çalışmalarınızı yoğunlaştırarak sistemli bir şekilde çalışın. fakat bu çalışmalar sırasında kesinlikle kendinizi çok yoracak hareketlerden kaçının. 
      • Bir diğer teknik ise kişinin ağır yükleri kaldırması yerine daha çok hafif yükleri tercih  etmesidir. Çünkü  kaldırmış olduğunuz ağır yükler, sizi çok hızlı bir şekilde yoracak ve kaslarınızın erken pes etmesine neden olacaktır. Bunun yerine daha hafif ağırlıklar kaldırarak çok daha rahat bir şekilde vücut geliştirme teknikleri ile gelişebilirsiniz. 
      • Spor salonlarında yaptığınız vücut geliştirme hareketlerinde kaslarınızın hep aynı harekete alışmasını engellemelisiniz. Bu durum vücut geliştirme hareketleri arasında çok önemli bir yer tutar. Çünkü yapmış olduğunuz hareketler ile kaslarınızı tek hareketle değil birçok farklı hareketle daha hızlı bir şekilde geliştirebilirsiniz. 
      • Tekniklerden biri ise kişinin en az 24 saat arayla hareketler yapmasıdır. Aksi durumlarda siz dinlenmiş olsanız bile vücuttaki kaslar dinlenmemiş olacaktır. Bu durumda yapmış olduğunuz hareketler, kaslarınız için sadece ağrıdan ve zorluktan ibaret olmaktadır. 
      • Vücut geliştirme teknikleri arasında bir diğer teknik ise tabi ki yapacağınız vücut geliştirme hareketlerine başlamadan önce ısınma hareketlerini yapmanızdır. Aksi durumda çok farklı sakatlıklar ile karşılaşabilirsiniz. 
      Yukarıda belirtmiş olduğumuz vücut geliştirme teknikleri, belli bir süre uygulanması durumunda çok olumlu sonuçlar elde edilmektedir. Bu tekniklerin uygulanması sonrasında kişinin vücuduna bol bol karbonhidrat ve protein alması gerekmektedir. Bu iki vücut gereksinimi ister doğal olarak besinlerden isterseniz de tozlardan elde edebili]]> Vücudumuzun Bölümleri https://www.vucut.gen.tr/vucudumuzun-bolumleri.html Fri, 23 Nov 2018 02:25:29 +0000 Vücudumuzun Bölümleri: Vücudumuzun yapı taşı hücredir. Vücudumuz hücrelerin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Vücuda en ufak bir darbede hücreler ölür ve buda sağlık açısında problemlerin başlamasına sebep olur. Vücudumu Vücudumuzun Bölümleri: Vücudumuzun yapı taşı hücredir. Vücudumuz hücrelerin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Vücuda en ufak bir darbede hücreler ölür ve buda sağlık açısında problemlerin başlamasına sebep olur. Vücudumuzun hücreleri kendi kendilerini yenilemektedir. Hücreler vücudu ayakta tutan ana parçadır. Vücudumuz iç organlar ve dış organlarda oluşur. Bunların birine bir hasar yaşanır ise sağlıklı bir vücut olmaz. Vücudumuz üç bölümden oluşur. Baş, gövde, kol ve bacaklar olmak üzere. Her bir bölümün ayrı ayrı görevleri vardır. Ve aynı zamanda vücudu ayakta tutan bölümlerdir. Baş ve gövde olmadan insan vücudu olmaz. Kol ve bacaklar olmadan insan hayatını devam ettirebilir fakat baş ve gövdeler olmadan yaşamını sürdüremez. 

      Vücudumuzun Kısımları,

      Baş: Başın üzerinde duyu organları ve beyin bulunur. Baş beynin en önemli merkezidir ve sinir sistemleri baş da bulunur. Başın ön kısmında yüz vardır, arka kısmında ise saçlar vardır. İçinde bilindiği gibi ceviz büyüklüğünde beyin vardır. Yüz kısım da iki tane kaş, iki göz, burun, ağız, iki kulak, çene gibi duyu organları vardır. 

      Vücudumuzun Bölümleri
      Gövde: Vücudun en önemli ve en büyük kısmıdır. Gövdenin içinde iç organlar bulunur. Gövdenin sağında ve solunda kollar bulunur. Alt kısmında ise sağ bacak ve sol bacak olmak üzere bacaklar vardır. Vücudun her kısmı gövdeye bağlıdır. Gövdesiz bir ağaç, bir bitki veya bir hayvan olmadığı gibi insan da olmaz. Yani gövdesiz hiç bir canlı varlık olmaz.

      Kollar ve Bacaklar: Gövdenin sağında ve solunda kollar bulunur. Bir eşyayı alma veya dokunma gibi hareketleri kontrol eder.Kollar da el, el bileği ve dirseklerde oluşur. Kollar omuzlar yardımıyla gövdeye bağlanır ve gövdenin bir parçası olur. 
      Bacaklar gövdenin altında sağ bacak ve sol bacak olarak bulunur. Bacaklarda ayak, ayak bileği ve dirseklerde oluşur. Yürüme, koşma gibi yaşamsal faaliyetleri kontrol eder. 
      ]]>
      Vücutta Halsizlik https://www.vucut.gen.tr/vucutta-halsizlik.html Fri, 23 Nov 2018 22:20:24 +0000 Vücutta halsizlik, Halsizlik, çoğu zaman yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk ve kayıtsızlık olarak tarif edilen, fiziksel veya zihinsel ya da her ikisinin birden görüldüğü bir yorgunluk ve zayıflık halini anlatan bir haldir. F Vücutta halsizlik, Halsizlik, çoğu zaman yorgunluk, bitkinlik, uyuşukluk ve kayıtsızlık olarak tarif edilen, fiziksel veya zihinsel ya da her ikisinin birden görüldüğü bir yorgunluk ve zayıflık halini anlatan bir haldir. Fiziksel ve zihinsel haller ne kadar ayrı görünseler de aslında bir birine bağlı durumlardır. Hatta bu iki durum bir birine bağlı olarak beraber ortaya çıkarlar. Eğer bir kişi uzun süre yoğun bir işten dolayı ya da her hangi bir sebepten dolayı fiziksel olarak yorulmuş ise zamanla bu yorgunluk zihinsel olarak da ortaya çıkacaktır. Fiziksel bir halsizlik söz konusu olduğun da normal vücut fonksiyonlarını karşılayan fiziksel etkenler yetersiz kalır.

      Zihinsel halsizlik ise kişi daha çok uykulu ve dikkat dağınıklığı yaşayarak anlama açısından zayıflık çeker. Halsizlik, bir hastalığa bağlı olarak çıkan türden değildir bazen hastalılara bağlı olarak çıksa da genel olarak pek çok sebebi bulunabilir. Halsizlik yüzünden günlük hayatın da pek çok zorlukla karşılaşır.

      Fiziksel halsizlik çeken biri kasları ile yaptığı günlük normal hareketlerini bile rahatlıkla yapamaz. Mesela merdiven çıkmak, yürümek, koşmak, bir şeyler taşımak gibi basit fiilleri bile yapmakta oldukça zorlanabilir. Fiziksel halsizlik kas zayıflığı, zayıflık ya da güç eksikliği olarak da bilinir. Zihinsel halsizlik de ise kişi genel olarak belli bir konuya odaklanamaz anlama yetisi zayıflar genel olarak anlama zorluğu çeker. Kişi bu tür halsizlik yaşadığı zaman günlük yaptığı işleri yapmak istemez, uyuma isteği duyar güçsüzleşir ve anlama zorluğu çekip odaklanma problemleri çeker. Bu tür halsizlik pek çok sebepten kaynaklanabilir. Mesela depresyon iseniz stres ve sıkıntı halindeyseniz halsizlik zihinsel olarak ortaya çıkmaktadır. Yeterli derece de uykunuzu almamışsanız vücut direncini kaybeder ve halsizlik kendini göstermeye başlar. Yetersiz beslenme enerji eksikliği, bitkinlik ve kan şekerinin düşmesi sonucu halsizlik faktörü ortaya çıkar. Kansızlık yaşayan kişiler ve demir ihtiyacının az olduğu kişiler de vücudun güçsüz kalması sonucun da halsiz kalırlar. Aşırı miktar da kafein içeren çay ve kahve gibi içecekler yorgunluğa ve halsizliğe sebebiyet vermektedir.

      Vücutta Halsizlik
      Vücut her gün belli bir miktar suya ihtiyaç duyar eğer vücut gerektiği kadar suyu alamıyorsa halsizlik faktörü burada da kendini göstermeye başlar. Her hangi bir besine alerjisi olan insanlar eğer alerjisi olduğu besini tüketir ise halsizleşir. Kalp hastası olanlar da kalplerini yoracak bir iş ile uğraştıkları zaman halsizlik oluşur. Şeker hastaları yeteri miktar da besin almalarına rağmen vücutları için bu oran yetersiz kalabilir bunun sonucunda da halsizlik ortaya çıkmış olur. İdrar yolları enfeksiyon kapan bir kişi de halsizlik ile karşı karşıya kalır. D vitamin eksikliği yaşayan bir insan da halsizlik faktörü oluşur ayrıca alkol kullanan biri için de halsizlik kaçınılmazdır. Aşırı gerilme ve sinirlenme de halsizliğe sebebiyet gösterir.Görüldüğü gibi halsizliğin ortaya çıkmasın da bir çok faktör etkili olmuştur.

      Basit bir durum gibi görünen halsizlik bazen ileri derece de olan ciddi hastalıkların da habercisi olabilir. Daha enerjik ve daha sakin bir hayat geçirilmesi insanlar için halsizlik faktörünü ortadan kaldırabilir. Dengeli beslenilmesi ve günlük su ihtiyacının yeterli miktar da alınması sonucu daha enerjik bir durum ortaya çıkar ve bu da halsizlik kavramını kaldırır. Ayrıca stresten uzak durulması için daha sakin ortamlar da bulunup daha kafa dağıtacak işlerle uğraşılması sonucun da daha rahat bir yaşam ortaya çıkar ve halsizliği tetikleyen stres kavramı da ortadan kalkmış olur. Halsizlik durumu eğer aşırı derecede ise bu her hangi bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olabilir bu sebepten böyle durumlar da bir doktor öncülüğün de tedavi altına alınması gerekebilir.
      ]]>